
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan, Manavgat Belediyesi’nde günlerdir sonucu merakla beklenen ‘işçi çıkarma Krizi’ konusunda basına yaptığı yazılı açıklamasında yetkilileri kamuoyunu bilgilendirmemekle suçladı.
Arslan, sorunun çözümünde taraf olması gerekenlerin kendi çözümlerini işçilere dayatmak için her yolu denediklerini iddia etti.
Türkiye İşçi Partisi olarak sürecin başından beri işçilerin sesi olmaya ve doğru soruları sormaya gayret ettiklerini ve belediyenin işçileri mağdur etmeyecek yaklaşımlarını desteklemeye özen gösterdiklerini kaydettiği açıklamasında, “TİP emeği ile geçinen işçilerin elbette arkasında, yanında önünde yürüyecektir. Adaletsizliğe uğradığını düşünen işçilerin her zaman sesi olacaktır” dedi.
Türkiye İşçi Partisi Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan’ın basın açıklamasında öne çıkan satır başları şöyle:
- Her ne kadar kurumları ciddiye alsak da kurumları temsil eden bazı yetkililerin sarfettiği "İşçileri TİP kışkırtıyor, TİP bu olayın arkasında, sendika temsilcisi ile görüştü " vb ifadeleri şaşkınlıkla karşılıyoruz. TİP emeği ile geçinen işçilerin elbette arkasında, yanında önünde yürüyecektir. Adaletsizliğe uğradığını düşünen işçilerin sesi olacaktır.
- Eş, dost, akraba kontenjanından ihtiyacı olmadığı halde işe alınanlar yerine tek geçim kaynağı, elinde ki işi olanların neden işten çıkarıldığını, kriterin ne olduğunu elbette soracaktır.
- Özellikle kadın işçilerin haksızlığa uğradığı yetmezmiş gibi, mesnetsiz dedikodu ve iftiraların muhatabı haline getirilmeleri çok vahimdir.
- Sendika temsilcileri ve işten atılan işçilerle görüşmemiz ve sürece dâhil olmamız misyonumuzun gereğidir. Aksi bir durum bizim açımızdan utanç vericidir.
- Sermayenin partileri gibi kapalı kapılar arkasında, otel lobilerinde değil, meydanlarda, direnişlerde, sokaklarda herkesin gözü önünde siyaset yaparız.
- Belediye Meclis üyelerinin, birim müdürlerinin telefon trafiği evlerden belediyeye işçilerin taşınarak imza attırılması hukuksuz olsa da belki işe yarar, belki işçiler bu mobbing ve tehditler nedeniyle imza atarlar ve çoğunluk sağlanır.
- Ancak CHP ilçe yönetimi ve CHP li belediye savunduğunu iddia ettiği başta liyakat olmak üzere, birçok ilke ve değer ile ilgili bir samimiyet sınavına dönüşen bu krizden sınıfta kalmış olur.
- Bir kez daha ilan ediyoruz; Manavgat Belediyesinde işten çıkarmalarla ilgili süreç yanlış yönetiliyor ve biz bunu eleştirmeye devam edeceğiz.
- Siyasetin eleştiri kültürünü kaldıramayanlar, eleştirilere kulaklarını tıkayanlar, emekçilere ve dostlarına değil, kurumları belli kişi ve ailelerin çiftliği haline getirmeye çalışanlara kulak verenler, geçmişten ders çıkarmalıdırlar.
- Tüm bu tutarsız ve yanlış yaklaşımların bedelini Manavgat halkı ödemiştir ödemeye devam ediyor.
- Sendikanın toplu sözleşmeden geri adım atmaması doğru ve tutarlı bir yaklaşımdır. İmzayı tek başına atmadı sendika ve attığı imzanın arkasında duruyor. Ancak sürecin işçilerin lehine sonuçlanması için görüşmeler yapmak dışında bir süreç örgütleme konusunda yeterince inisiyatif almıyor, kamuoyunu gelişmeler konusunda bilgilendirmiyor. Attığı imzanın arkasında duramayan Manavgat Belediyesi, gerekçe olarak Sayıştay raporu ve personel giderinin bütçenin yüzde kırkını geçmesini gösteriyor.
- Bunu o imzayı atarken neden öngöremediniz mi? Diyelim ki öngöremediniz ve bir kriz doğdu, ilk aklınıza gelen çözüm neden işçi çıkarmak oldu?
- 2026 bütçesi Belediye Meclisinde oylanmadı mı?
- Personel çıkararak ya da zamdan vazgeçerek yapılacak tasarruf belediye için gerçekten tek kurtuluş ve çıkış noktası mı?
- İşçiye, ya aldığın zamdan ya da işinden vazgeç demek size yakıştı mı?
- Kaldı ki, çıkarılan işçiler neye göre belirlendi, kıstas nedir?
- Birim müdürleri, amirleri bu listeleri neye dayanarak oluşturdu?
- Liyakat ne kadar gözetildi?
- Bu soruları Manavgat kamuoyu ve işçiler adına soruyoruz.
- Cevap verecek olan Manavgat belediyesi ve CHP ilçe yönetimidir.
- Birlik, beraberlik ve zor günleri birlikte atlatacağız mesajlarının altı boştur.
- Her krizde olduğu gibi sorumluluğu üzerine alıp Manavgat halkına özeleştiri vermek yerine günah keçisi aramak sorunlar karşısında çözüm ve siyaset üretememektir
- Haksız yere işten çıkarılan işçilerin işe iadesi sağlanmalı, Toplu İş Sözleşmesinde kazanılan haklar korunmalıdır. Sahada gece, gündüz, yaz, kış emek veren, çalışan işçinin kazanılmış hakkı üzerinden pazarlık yapmak en hafif deyimiyle emek düşmanlığıdır. İhtiyaç ve liyakat gözetilmeden eş, dost, ahbap, çavuş ilişkisi ile işe alınanlar herkes tarafından bilinirken, disiplin suçu işlememiş, işini layıkıyla yapmış ve işe gerçekten ihtiyacı olan işçilerin çıkarılmasının gerekçesi nedir?
Türkiye İşçi Partisi Manavgat İlçe Örgütü tüm işçilere mesaj veren Başkan Şerife Arslan, “ Bizler hiç bir çıkar ilişkisi gütmeden ve karşılık beklemeden, emeğin ve emekçinin siyasetini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Üretenin yönettiği bir dünya hayal değil, sınıf mücadelesi ile kazanılacak bir gerçektir. Bu gerçek ışığında vereceğiniz hukuki ve meşru her türlü mücadelede dün olduğu gibi bu günde yanınızdayız…” dedi.

