
BİR ÖLÜM VE İSİM KOYMA ÖZGÜRLÜĞÜ
Rukirabasaija Oyo Nyimba Kabamba Iguru Rukidi IV Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Allah Rahmet Eylesin…
Tanıdınız mı? İlk duyduğumda ben tanımamıştım…
Son duyduğumda mı? Hayır! Yine tanımıyorum. (Adını zorla yazdım zaten)
Kendilerinin adı daha da uzun, ama orijinalini kaydetmiştim bulamadım.
Bilmeyenler, yani herkes için; Zat-ı alileri Uganda Kralı olurlar. Kral olarak değil de Guinness Rekorlar Kitabına, “En genç kral olarak geçmiş olması daha çok bilinmiyor.
Krallığını sadece Uganda, en genç Kral oluşunu da bütün dünya biliyor.
Guinness krallıktan geniş…
*
Bu kadar uzun isim, sahipsiz coğrafyalarda sekiz on çocuğa yeter…
Çocukların, çağrısız ve isimsiz olduğu yerlerde nedense krallarının ismi çok uzun oluyor.
Geri kalmış ülkelerde bir kralın ya da yöneticinin adı ne kadar uzunsa, halkının adı o kadar kısa…
Herhalde lanetli gibi çocukların kullanamadıkları ismi kullanıyorlar.
*
Kızılderili kabile şefi mahkemeye koşar:
“Adım uzun kısaltmak istiyorum…” der. Hâkim, ismini sorar, o da:
“Seher vakti sahralarda yanık yanık uluyan köpek” der. Hâkim:
Haklıymışsın. Gerçekten uzun isim. Hangi ismi almak istiyorsun?”
“Seher vakti sahralarda yanık yanık uluyan it…”
Bazı kısaltmalar Köpekten ite doğru…
*
Dünyanın bütün kültürlerinde isim koyma adetleri törenseldir.
İsim bir kültürdür. Devletin para basması nasıl ki bağımsızlığının bir göstergesi ise, isim koyma da kültürlerin bağımsızlığıdır.
*
“Darwin: Kökenini Arayan İnsan” kitabını yazarken çok araştırma yapmıştım. Darwin, gemiyle, Güney Amerika’nın en güneyinde Tierra Del Fuego kayalıklarından geçerken, kontrol kayboluyor. Geminin batıp kaybolma riski var iken, Darwin bir teknik ile gemiyi kurtarıyor. Sadece gemiyi değil hem kendisi hem de bütün mürettebat ile gemide bulunan İngiliz Askerlerinin hayatı da kurtuluyor.
Kaptan, bu hizmet için çok duygulanıyor ve seyir defterini açıp, Güney Amerika Kıtasının ucundaki sıradağlara “Darwin” adını koyuyor.
Kaptan İngiliz, Darwin İngiliz… İsim koyduğu yer, adını sanını bilmedikleri kabilelerin vatanı. Bugün hala o dağlar Darwin Dağları olarak atlaslarda yer alır.
O tarihten sonradır, İngiliz mandaları Arjantin çayırlarında otlandı
Arjantin, kendi topraklarını kaybetmeden önce “İsim Koyma özgürlüğünü” kaybetti.
*
Markete gidiyorum, renkli renkli ambalajların üzerindeki yazıları okumaya çalışıyorum…
İki üç günde bir cilt kitap bitiren ben, market raflarını okuyamıyorum.
Fotoğrafları tanıyorum… Şu mısır, şu leblebi… He biliyorum bu dardağan… Allah Allah bu kurutulmuş vişne değil mi? Üstünde ne yazıyor acaba…
Bazıları Kayserililerle alay edip gülüyor. Kayserililer eşeği boyayıp babasına satarmış…
Yahu eşek, yine bizim eşek tanıdık… Hem ya merkep diyorlar ya da karakaçan… Boyalı eşeği, Mary ya da Katya diye satan olmuş mu?
E, o zaman, bizim tanıdık ürünlerin üzerine anlaşılmadık bir şeyler yazıp, bize satmak neyin nesi…
Güldüğümüz Kayserili kadar olabilsek keşke…
Demem O ki, Uganda Kralı öldü…
“Ne ben fark ettim / ne de Gülhane Parkı’ndaki ceviz ağacı…”
Ama isim koyma özgürlüğüm…
Bu kadar uzun isim, dünyanın çeşitli, yerlerinde sahipsiz ölen çocuklar (kısaca King Oyo) olarak geçmektedir.

