
Manavgat Alevi Kültür Derneği Manavgat Şube Başkanı Sayın Sinan Aktaş, geçtiğimiz günlerde Yeni Parti İlçe Binasında yaptığım canlı yayında bazı isimleri kanaat önderi olarak nitelememe ve mikrofon uzatmama anlaşılan o ki çok içerlemiş.
Bir gazeteci olarak toplumda özelliklede Alevi kitle üzerinde etkileri olduğunu düşündüğüm ( ki bu benim yorumumdur) bazı isimlerin Yeni Parti’yle ilgili düşüncelerini sormama aşırı tepki vermesini Başkan Aktaş adına bir zafiyet olduğu kanısındayım.
Başkan Sinan Aktaş’ın o kişiler yönelik gerek haberimin altına gerekse kendi sosyal medya hesabında hakarete varan yorumlar yapması Alevilik felsefesine aykırı bir durum ortaya koymaktadır.

Bir ‘Düşkün’ İlan Etmediğiniz Kaldı!
Sayın Aktaş’ın o isimlere yönelik kişisel bir anlaşmazlığı olabilir, bu beni değil her iki tarafı ilgilendiren bir konudur. Ancak dernek başkanlığı koltuğunda oturan bir ismin, sırf kendileri gibi düşünmedikleri için o isimleri toplum nezdinde itibarsızlaştırmak ve amiyane bir tabirle Alevilikte en büyük ceza olan neredeyse ‘Düşkün’ ilan etme çabasının içine girmek ne inanışa ne de Alevilik felsefesine yakışan bir tutumdur.
Çünkü Alevilik geleneksel yapısı içerisinde toplumun manevi, sosyal ve hukuki hayatını sevk ve idare eden en önemli iki kavram Alevi Dedeliği ve Kanaat Önderliğidir. Çoğu zaman iç içe geçmiş gibi görünse de bu iki rol; kaynağını aldıkları meşruiyet, üstlendikleri işlevler ve toplumla kurdukları bağ bakımından belirgin farklara sahiptir.
Alevi Dedeliği:
Kutsal ve ocak bazlı bir kurumdur. Bir kişinin dede olabilmesi için Ehl-i Beyt’e ve ocak sistemine dayanan bir soydan (el ele, el Hakk’a ilkesiyle) gelmesi şarttır. Dede, irfanî ve inançsal yetkisini bu tarihsel ve manevi silsileden alır.
Kanaat Önderliği ise:
Soya veya ocak bağına dayanmaz. Kanaat önderi; tecrübesi, entelektüel birikimi, toplumsal itibarı, siyasi ya da sivil toplumdaki etkinliği sayesinde toplum tarafından kabul görmüş kişidir. Dünyevi, sosyo-politik ve sivil alanlara odaklanır. Toplumun hakkını savunmak, kurumları temsil etmek, kamuoyu oluşturmak, siyasi yapılarla ilişkileri yürütmek ve güncel sorunlara çözümler üretmek kanaat önderinin temel işlevidir.
Kanaat önderleri ayrıca dış dünyaya karşı toplumun sesidir. Sosyal dayanışmayı, kültürel etkinlikleri ve sivil örgütlenmeyi organize eder
Özetle; Alevi Dedeliği inançsal, ocak merkezli ve geleneksel bir yetkiyi temsil ederken; Kanaat Önderliği çağdaş, sosyo-politik ve sivil bir temsiliyeti ifade eder.
Sayın Aktaş, bu ayrımı bilmez mi? Elbette bilir!
Yorumunuzda o isimlerle ilgili; “Bizim Kurum ve camiamızda yok hükmündedirler” diye yazıyorsunuz.
İster istemez aklımıza şöyle bir soru takılıyor: Alevilik bir kurumun tekelinde midir, tekelindeyse bu hangi kurumdur?
Öyle ya; onlarca Alevi federasyonları, yüzlerce alevi dernekleri olduğuna göre!..
Bu öfke, bu nefret, bu kin neden?

