
“Şükrü Başkan’ın serbest kalma ihtimali var bence. Niyazi Nefi Kara zorda olsa serbest kalma ihtimali var”
Bu açıklama Cumhuriyet Halk Partisi Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar’a ait. Açıklama, Antalya menşeli bir gazetenin birinci sayfa manşet haberinde yer aldı.
Manavgat Belediyesi’ne yapılan operasyonlarla ilgili bugüne kadar sessiz kalmayı tercih eden Oykun Başar’ın açıklamasının, 3. Dalga operasyonunun ve aynı zamanda 4 Temmuz operasyonu sanıklarının 3. Duruşmasının görüldüğü aynı güne denk gelmesi (getirilmesi) kaderin bir cilvesi midir yoksa bir tesadüf müdür?
Bunu bilebilmemiz mümkün değil. Ancak Başar’ın bu açıklamalarının zaten karpuz gibi ortadan yarılmış bir kesim CHP’lileri rahatsız ettiğini de göz ardı etmemiz mümkün değil.
30 Mart yerel seçiminin hemen akabinde Manavgat siyasi literatürüne giren ‘Şükrücü’, ‘Nefici’ ayrımının, bilinçli ya da bilinçsiz Başar’ın açıklamalarıyla bir kez daha gündeme getirilmesi ayrımcılığı daha da körükleyecektir.

Partiye Aidiyet Duygusu Tüm Kişiliklerin Önündedir
Manavgat’ta siyaset, parti kimliğinden ziyade kişilikler üzerinden yürütüldüğü için sığ tartışmalardan bir türlü kurtulamıyoruz. Siyasi bir kişiliği göklere yükseltirken aynı partiden bir başka kişiyi ise yerin yedi kat dibine gömmekten hiçbir beis duymuyoruz.
Bunun zararını elbette Manavgat görüyor ve acısını çekiyor. Oysa siyasi partiler kurumsal yapılardır. Partiye aidiyet duygusu tüm kişiliklerin önündedir.
Şükrü Sözen’de, Niyazi Nefi Kara’da CHP kökenli iki isimdir. Partinin kurumsal kimliğine zarar vermeme adına yaşananlardan dolayı partilerinden istifa etmişler ya da ettirilmişlerdir.
Hal böyleyken; CHP’li başkanın, belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili açıklamalarını kişiler üzerinden değil, genel hatlarıyla iktidar partisi üzerinden yapması gerektiğinin daha doğru olacağını düşünenlerdenim.
Bunca Zaman Sustunuz Neden Şimdi?
Niyazi Nefi Kara’nın tutuklanmasının üzerinden yaklaşık 9 ay, Şükrü Sözen’in ise 5 ay geçti. Bu süre çerisinde CHP Manavgat İlçe Başkanlığı’ndan hiçbir açıklama yapılmadı. Sessizlik korundu.
Ayrıca, yaşanan bu süreçte olanaksızlıklarla boğuşan, Sayıştay raporları doğrultusunda ‘işçi çıkarma krizi’ sorunuyla karşı karşıya kalan Manavgat Belediyesi’ne yönelik bir destek açıklaması kamuoyuna yapılmadı.
Manavgat Belediyesi dolayısıyla Başkan Vekili Mehmet Çiçek kimsesiz, savunmasız sanki kaderine terk edilmiş gibi bir algı kamuoyunun zihnine yerleşti.
Sadece AK Parti değil, Manavgat’ta teşkilatları bulunan ve geçmişte beraberce yol yürünen siyasi partilerin ilçe başkanları her gün sosyal medya hesapları üzerinden CHP’yi kıyasıya eleştirerek şamar oğlanı gibi dövmesine üstenci bir bakışla tenezzül edilip, cevap bile verilmedi.
Sayın Oykun Başar,
Bunca zaman suskunluktan sonra zamanlaması manidar bu açıklamanız neden şimdi?

