Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • Manavgat
  • TKP Antalya, “İklim Krizine Karşı Ne Yapmalı?” söyleşisi düzenledi

TKP Antalya, “İklim Krizine Karşı Ne Yapmalı?” söyleşisi düzenledi

Manavgat’ta İklim Krizi Söyleşisi TKP

09 Kasım’da Antalya’da başlayacak 31. Taraflar Konferansı COP31 öncesinde TKP Antalya İl Örgütü tarafından "İklim Krizine Karşı Ne Yapmalı?" söyleşisi düzenlendi.

Söyleşiye konuşmacı olarak Hacettepe Üniversitesi'nden Ekolog Çağatay Tavşanoğlu ve Gazeteci Yusuf Yavuz katıldı. Söyleşide COP31'in yapabilecekleri ve yapamayacakları üzerinde değerlendirmelerde bulunulurken; Antalya'nın da bu süreçten nasıl etkilendiği konuşuldu.

Ekolog Tavşanoğlu, daha önce İskoçya'da düzenlenen COP toplantısına paydaş olarak katıldığını fakat sonucunda hayal kırıklığı yaşadığını dile getirirken; COP31 sürecinin dışında kalmayı tercih ettiğini belirtti. Tavşanoğlu, COP31'in temel anlayışı olan piyasacılık ile çevre sorunlarının çözüme ulaşamayacağı aktarırken; Cengiz Holding'in bir taraftan COP31'e sponsor olurken bir taraftan çevre katliamlarına devam etmesinin bunun net bir örneği olduğunu söyledi.

İklim Finansmanına dikkat çekildi

Gazeteci Yavuz ise COP31'in ana başlıklarından olan "ekoloji ve iklim finansmanı"nın çevreye uygulanan yağmanın ancak "zekatı" olabileceğini dile getirdi. Başta Antalya Valiliği ve tüm devlet kurumlarının bir süredir "sıfır atık" başlığında çalışmalar kaydettiğini belirten Yavuz, Avrupa'nın çöpünün 3'te birini ithal eden Türkiye'de sıfır atık projesinin "balon" olduğunu söyledi. Antalya Valiliği'nin "sıfır atık" kampanyası için hazırlanan bir animasyon tanıtım filmine 900 bin lira harcadığını belirten Yavuz; Antalya sahillerinin ve denizinin tarihinin en kirli sezonunu geçirdiğini aktardı.

"Vitrinler şıkır şıkır, mutfakta fareler geziyor"

Yavuz, Türkiye'nin ve özellikle Antalya'nın COP31 sürecinin de ev sahibi olarak görülmesine rağmen; tartışma ve karar alma süreçlerinin parçası haline getirilmediğini ve "entelektüel misafir" konumunda bırakıldığını da ekledi. Yavuz, COP31 için Antalya'da milyarlarca lira harcandığını, fakat bunun Antalya halkına ve çevresine fayda getirmekten çok zarar verdiğini "Vitrinler şıkır şıkır, mutfakta fareler geziyor" sözleriyle tanımladı.

“Biyoçeşitlilik Tehlike Altında!”

Çağatay Tavşanoğlu, COP31 sürecinin ilkim finansmanı başlığına odaklandığına vurgu yaparak; birçok şirketin ve kapitalist sistemin anlaşmalar yapacağı zirvenin, halkın problemlerini göremediğine dikkat çekti. Antalya'nın ve Türkiye'nin biyoçeşitliğinin başta kuraklık gibi birçok etken tarafından tehlike altına girdiğini belirten Tavşanoğlu; ilkim değişikliğinin sonuçlarıyla mücadelenin ancak topyekûn ve planlı bir mücadele ile azaltılabileceğini vurguladı.

Akseki’de 60 bin ağacın kesileceği iddiası

Toplantıda COP 31'in gerçekleşeceği günlerde Antalya'nın Akseki ilçesinde en az 60 bin ağacının katledileceği bir toplantı yapılacağı fakat kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle toplantının Aralık ayına ertelendiği hatırlatıldı.

İklim krizinin herkesi aynı şekilde etkilemeyeceğinin vurgulandığı toplantıda; zengin kapitalist devletlerle yoksul devletlerin iklim krizine karşı aynı önlemleri alamamasına değinilirken; krizi karşı önlem alamayan yoksul halkların sonuçlardan en çok zarar görecek olanlar olduğu belirtildi.

Başta "iklim krizine dirençli kentler"in oluşturulması krizin ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçları sınırlayabilmek adına Türkiye halkının iklim konusundaki taleplerini örgütlü bir şekilde dile getirilmesinin gerekliliğin vurgulandığı toplantıda; iklim ve ekoloji mücadelesinin, çevre talanının asıl sebebi olan kapitalist düzene karşı verilen mücadeleden ayrılamayacağı bir kez daha hatırlatıldı.

Toplantının sonunda TKP Antalya İl Örgütü; çevre mücadelesinin yağmacı patronlara ve onların destekçisi emperyalist devletlere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu aktararak, örgütlenme çağrısı yaptı.

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.