
MATSO Başkan adaylarının komite seçimleri öncesi projelerini sosyal medya hesaplarından takip ediyoruz. Bu projelere itirazımız yok. Zaten bu projeler gelişen teknolojiyle birlikte güncellenmesi ve geliştirilmesi gereken ve odanın asli görevlerinden biri olarak değerlendirilmelidir.
Madem Manavgat’ımıza milyonlarca turist akıyor, o halde yerel esnafımız ve halkımız bu hareketlilikten neden hak ettiği payı sadece sessizce izleyerek seyretsin? O halde her ne kadar odanı asli görevi olmazsa da; Manavgat için yeni bir vizyon olarak kültür, tarih ve turizm projelerine ön ayak olabilecek çalışmalara yönelmesi gerektiğini düşünenlerdenim.
Manavgat İçin Yeni Bir Vizyon: Kültür, Tarih ve Turizm Projeleri
Sayın Başkan Adayları, Değerli Dostlarım,
Dünyanın dört bir yanında düzenlenen sıra dışı festivaller –örneğin İspanya’daki Domates Festivali– ilk bakışta tartışmalı gibi görünse de, yapıldığı bölgeye ekonomik anlamda bir yıllık can suyu olmaktadır. Etkinlikler, müzik organizasyonları ve coşkuyla şehirler birer bayram yerine dönmektedir.
Kimi yerde içecek, kimi yerde kostüm ve maske, kimi yerde ise coğrafi dezavantajları avantaja çeviren buz ve kar festivalleri düzenlenmektedir. Küçük bir inceleme bile yapılsa, onlarca çeşit festivalin ve tematik alanın binlerce insanı cezbettiği açıkça görülecektir. Tabii ki her festivalin kökeninde tarihi ve kültürel bir zenginlik yatar.
Peki, biz bu potansiyeli Manavgat’ımız için nasıl harekete geçireceğiz?
Öneri: "Antik Dönem Yaşam Köyü" Projesi
İlçemizin uygun bir bölgesinde, coğrafyamıza ve tarihimize yakışır "Hitit / Antik Dönem Köyü" kuralım.
Tarihi Doku ve Mimari: Beton ve çimentodan uzak, tamamen doğallık ve masumiyet üzerine inşa edilecek bu köy; evleri, sokakları ve kostümleriyle dönemi birebir yansıtsın.
Yaşayan Müze Deneyimi: Köyün evlerinin önünde köylü kadınlar süt sağsın, mandalar dolaşsın. Ziyaretçiler Hititli, Likyalı ya da Frigyalı kıyafetleriyle gezinsin; ok atma müsabakaları, müzik festivalleri ve geleneksel hasat törenleri düzenlensin.
Uluslararası İlgi: Belçikalı turist gelip bu köyde koyun sütü sağsın, Hollandalı çiftçi orakla ekin biçsin, Rus misafirlerimiz düvene binsin. O dönemin enstrümanları çalınsın, ortalıkta dönemin replika paraları dolaşsın.
Neden Bu Proje?
Madem Manavgat’ımıza milyonlarca turist akıyor, o halde yerel esnafımız ve halkımız bu hareketlilikten neden hak ettiği payı sadece sessizce izleyerek alsın?
Gelen turistlere sadece standart eğlence kalıplarını ya da sıradan tüketim turizmini mi önereceğiz? Sadece bu tip alışılagelmiş turizm unsurlarının mı ekonomik ederi var?
Biz onlara neden insanlığın masumiyetini, köklerini ve ilk çağ köy yaşantısını sunmuyoruz? Dünyanın pazarına sunulacak bu doğallık ve kültür harmanı projenin uluslararası alanda çok güçlü bir karşılığı ve daimi müşterisi olacaktır.
Benim aklıma ilk etapta bu geldi; eminim sizin de aklınıza kültür, sanat ve turizmi çeşitlendirecek çok daha değerli projeler gelecektir.
Söz konusu Manavgat ve Manavgat’a hayat veren ticarettir. Bu konuda fikir üretmeye ve yazmaya devam edeceğim. Manavgat’ın geleceğine yön verecek projelerde buluşmak dileğiyle...

