Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • Manavgat
  • KUZULAR VE KURTLAR: GÜNDOĞDU PLAJI’NDA MASKELER DÜŞERKEN…

KUZULAR VE KURTLAR: GÜNDOĞDU PLAJI’NDA MASKELER DÜŞERKEN…

gündoğdu halk plajı

Manavgat günlerdir tek bir konuya kilitlendi: Gündoğdu Halk Plajı.

Medyaya düşen haberlerin ardından, dijital dünyanın o kontrolsüz dehlizlerinde şahıslara ve kurumlara yönelik savrulan nefret dolu, kin kusan yorumları hayret ve şaşkınlıkla takip ettim. Neyse ki kriz, Antalya Valisi ve Manavgat Kaymakamı’nın zamanında devreye girmesiyle şimdilik çözüldü; plaj, asıl sahibine, yani halka iade edildi.

Ancak bu toz duman arasında, herkesin gözünden kaçan ya da görmezden geldiği çok kritik bir ayrıntı var. Gelin, madalyonun diğer yüzünü çevirelim.

Şifahi İzinler ve Sessizliğin Hukuku

Krizin göbeğindeki Gündoğdu Halk Plajı, aslında hazineye ait bir sit alanı. Yani buraya çivi çakmak için bile devletin en tepesinden başlayarak birçok kurumun yasal izni gerekiyor.

Valilik, turizm sezonunun tam ortasında bir kaos yaşanmasın diye inisiyatif alarak kullanım hakkını şifahen Manavgat Belediyesi’ne bıraktı. Ancak henüz resmi bir yazı yok. Neden mi? Çünkü Valiliğin öncelikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan "Olur" yazısı alması gerekiyor. Bürokrasi böyle işler.

İşte tam bu noktada, Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek hedef tahtasına oturtuldu. Oysa Çiçek, ileride doğabilecek hukuki riskleri öngördüğü ve belediyenin kurumsal kimliğine zarar vermek istemediği için sustu. Linç edilmeyi göze alarak devletin resmi yazısını beklemeyi tercih etti. Bu bir zafiyet değil, devlet terbiyesidir.

Erken Açılan Kurdelelerin Bedeli

Bazen iyi niyetle yola çıkarsınız ama ayağınız bir bürokrasi taşına takılır, düşersiniz.

3 Eylül 2024 yılında, şu an tutuklu bulunan Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın resmi yazışmaların tamamlanmasını beklemeden, aceleyle gerçekleştirdiği o açılış var ya... İşte bugün yaşanan tüm bu karmaşanın, o gün atılan hesapsız adımın bir faturasıdır.

Ancak asıl ilginç olan, işin içindeki "tesadüfler" zinciri. Dönemin MASTOB Başkanı Cengiz Haydar Barut’un alkışlarla katıldığı o açılışın ardından ne oldu dersiniz? Plaj, şimdiki MASTOB Başkanı Zafer Süral tarafından mahkeme salonlarına taşındı, dava konusu edildi. Soruyorum size: Bu bir tesadüf mü, yoksa başka bir şey mi?

Halk Kahramanlığı Rolü ve Boşa Çıkan Alkışlar

Zafer Süral, Manavgat’ta son dönemde zedelenen imajını kurtarmak, unutturmak adına son bir hamleyle "halk kahramanlığına" soyundu. Tabii ki yemedi. Yıllardır bu topraklarda yaşayan Gündoğdu halkı, bu "tiyatroyu" ve arkasındaki asıl niyetleri çok iyi biliyor.

Valiliğin şifahi kararından sonra Süral’ın yaptığı o açıklama ise kelimenin tam anlamıyla bir ironi vesikası:

"Tek hedefim buranın üçüncü şahısların eline geçmemesi, halkın ücretsiz kullanımında kalmasıydı. Hizmeti, kuzu postuna saklanmış kurtlardan korumak için dik durdum."

Bu süslü cümleler, ne yazık ki kimseyi inandırmaya yetmedi.

Kamuoyunun Önünde İki Net Soru

Şimdi, bu davanın ve hak arayışının perdesini aralamak adına Sayın Zafer Süral’a herkesin huzurunda iki net soru sormak gerekiyor:

  1. Gündoğdu Halk Plajı’nda "kamu yararı" adına hak iddia eden Zafer Süral’ın, buranın kendi oteline tahsis edilmesini talep eden resmi bir müracaatı var mıdır, yok mudur? Ben bugüne kadar böyle bir evrak görmedim, duymadım. Şayet yanılıyorsam ve elinde böyle bir "belge" varsa, kamuoyuyla paylaşması kendi hayrına olacaktır.
  2. Sayın Süral; o iddialı açıklamanızda bahsettiğiniz kurt kim, kuzu kim ya da kimler?

Maskelerin ardındaki gerçek niyetleri görmek için Manavgat halkının gözü de kulağı de bu soruların cevabında olacak. Şimdilik takipteyiz...

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.