Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

YENİ BİR DİN: SOSYAL MEDYA

sedat memili -yeni bir din 04.08.2026

Ve bu dinin ahlaksız sahte peygamberi: “İmaj”

Tüketici egemenlerin, üretici yığınlar üzerindeki sömürüsü yeni değildir. Binlerce yıl önce de yığınlar, karıncalar gibi tarlalarda, yollarda, maden ocaklarında çalışırken döktükleri alın teri, egemenlerin saray ve tapınaklarında altın haç ya da başka kutsal sembollere dönüşüyordu.

Bugün de öyle…

Yığınların alın teri, bir avuç egemen ve çevresinin yedi düvel sülalesini geçindirecek şekilde çoğalıyor.

Çalışanlar fakirleştikçe sistemin ucundan tutanlar zenginleşiyor.

Egemenlerin tapınak ve sarayları için ölmekten, acı çekmekten yorulan yığınlar zaman zaman başkaldırır… Sistemin ahlakı onları yeniden uyutmaya yetmez. Bu kez yeni bir din ya da mezhepler çıkar ortaya… Kybele’den alın, bugüne gelinceye kadar, esasında bütün dinler birbirine benzer;

Hiçbiri ahlaksızlığı önermez, anaya babaya saygısızlık edin diyen bir din yoktur. Zayıfa zulmedin, hak yiyin, hak yiyerek mutlu olursunuz, zayıfın tepesine binin… Bunları öğütleyen bir din ya da mezhep görmedim, duymadım.

Hıristiyanlık doğduğu zaman, Roma İmparator kabul etmeseydi bir dünya dini olamazdı…

Tao, Çin Hükümdarlarının, Budha Hintli Racaların diniydi. Yahudilik adı konmamış Yahudi cemaatlerin önderleri olanların diniydi.

Müslümanlık, her ne kadar mazlumların gönlünden doğup, sömürüye karşı olmuşsa da zamanla el değiştirdi.  Bu dinlerin hiçbiri ahlaksızlığı önermemiştir.

Ancak hepsi, egemenlerin kullandığı, değiştirdiği, sömürme amaçlı inanç sistemine dönüştürülmüştür.

Dolayısıyla hepsi, çıkış amaçlarından sapmışlardır.

Biraz mantıklı düşünün… Kölelere özgürlük veren, egemenlerin vicdansızlığına karşı duran ve ezilmişlerin dini olarak ortaya çıkan İslamiyet, Arap şeyhlerini altın saraylarda yaşatmak için miydi?

İslamiyet gibi muhteşem bir aydınlanma, halkı fakirleştirip altın saraylarda yaşayan egemen sınıfı meydana getirmek için miydi?

İnançlı insanların alın teriyle servetinin hesabını bilmeyen bu haksızlıkları artık savundukları din ilkeleri ile izah edemez hale geldiler.

Diğer dinler reform yaptılarsa da artık onlar da haksızlık ve talanlarının izahını yapamıyorlar. Elbette, Belçika, Hollanda, İngiltere gibi onlarca krallık zenginliklerin Afrika’nın fakirleştirilmesine bağlı olduğunu saklayamıyorlar artık. Mızrak çuvala sığmıyor.

Başka kıtaları sömürerek bir avuç halkını zengin etmenin altında yatan hırsızlık ve soygunu örtmekten aciz kaldılar. Acilen evrensel egemenler için yeni bir gerekti.

Ve buldular: Sosyal Medya…

Egemenler (Haşa) ayet ve hadislerini duyurmak için artık, çöllere düşmüyor, tuşlara basıyor.

Sosyal Medya ortak bir din, ama amaçlarında ayrılıp mezhebe bölünüyorlar.

NATO, DSÖ, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi teşkilatlar, Sosyal medyayı din olarak benimsemişler, ancak çıkar çatışmasına düştüklerinden mezheplere ayrılmışlar.

Falanca gemi vuruldu… Yok, o filancaydı… Filanca, halkı kin ve nefret… Öteki, barışan ülke…

Bütün kurum, kuruluş ve egemenler ortak bir peygamber kullanıyor: İmaj…

Vahiyler ruhban sınıflarınca askıya alındı.

Vahiy ile birlikte, vicdan, merhamet, utanma duygusu, onur gibi duygular da aynı kaderi paylaştı.

Onlar bir daha kurtuluş olmak üzere tozlu raflarda bekliyor.

(zaten bu vahiyleri sade insanlar hayatımızdan söküp alamazdı, bunları ancak ruhbanlar yapabilirdi)

Doğanın gerçekliği, hakikat karşısında kaybetti. Gerçekliğin bir anlamı kalmadı.

Akıl öldü… Ölüsü bir işe yaramıyor.

Gerçek anlamını kaybetti…

Ve İmaj peygamberi, tanıdık ve bildiğimiz hiçbir peygambere benzemiyor. Vicdansız, ahlaksız, şeytanı bile utandıran…

Egemen kimi istiyorsa onu melekleştirip şeytanlaştıran bir sahte peygamber. Ne ilkesi var ne kitabı…

Bu ahlaksızlığın peygamberini her yerde görebilirsiniz; son günlerde artık kendini saklamıyor.

İspanya, Gazze’ye karşı çıktığı için bir hafta içinde başına gelene bakın…

İşte o yana bakarsanız, sahte imaj peygamberinin hangi mecralarda çalıştığını görürsünüz.

Ha ben mi? Kesinlikle insanlıktan umudumu kesmedim.

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.