Advert

Sözen’den ders niteliğinde öğütler

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen geçtiğimiz günlerde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi.

Sözen’den ders niteliğinde öğütler
Bu içerik 67 kez okundu.
Advert

Sözen’e başkan yardımcıları Hasan Şimşek, Av. Semra Öztürk, Sebahat Çevik ve Aydın Öz eşlik etti.

 

Sözen, ısrarla bunun bir basın toplantısı olmadığını sadece basın mensuplarıyla birlikte olmak ve dertleşmek amacıyla burada toplanıldığını söyledi.

 

Sözen’in duygusal bir kişiliğe sahip olduğunu hep yazdım ve söyledim. O gün onun çok daha ötesinde Sözen’in bir duygu yoğunluğu içerisinde olduğunu gördüm.

 

Çünkü Sözen, düşündüğü gibi yaşayan ve düşündüğünü toplumsallaştıran bir kişiliktir. (30 yıldır tanıdığım Sözen’de gözlemlediğim budur.)

 

Zaten bundan dolayıdır ki yıllar önce Sözen ile ilgili yaptığım bir tanımlamada şöyle yazmışımdır:

 

“Şükrü Sözen buğday başağı gibidir, eğilir ama kırılmaz”

 

Cezaevinde haksız olarak yattığı günleri şayet anımsarsanız ne söylemek istediğimi daha iyi anlarsınız.

 

Yaşadığı gibi düşünmek ya da düşündüğü gibi yaşamak...

 

İşte birçok sorunun kilitlendiği odak noktası.

 

“Olmak ya da olmamak...” diyordu buna Sheakpeare.  “İşte bütün mesele bu” diyerek de sorunu ortaya koyuyordu.

 

Yaşadığı gibi düşünmek, bir anlamda nesnel koşullara teslim olmaktır.

 

Orada insan ve insana ait değerler yoktur.

 

Orada insan kendinden başka her şeydir.

 

Örneğin müşteridir, işçidir, memurdur, devlet adamıdır ya da kımıldayan hareket eden bir nesnedir.

 

Orada insan yerine, sıfatlar vardır.

 

Yani kişi “önce gazeteci sonra insandır.”

 

Önce belediye başkanı ya da yetkili sonra insandır.

 

İnsan olması sıfatının gerisinden gelir.

 

Sözen, bütün bu sıfatların dışında önce insandır, sonra belediye başkanıdır.

 

Çünkü Sözen yukarıda söylediğim gibi düşündüğü, inandığı doğruları savunarak yaşamını biçimlendirmiş bir kişiliktir.

 

Şayet bunun tersi olsaydı yani Sözen, yaşadığı ortama göre düşüncelerini şekillendirseydi belki bir gün bile cezaevinde yatmayacak, sistemin dönen çarkında siyasi geleceği tepsi üzerinde kendisine sunulacaktı.

 

Ama o bunların hepsini elinin tersiyle itti ve ‘insan’ olmayı seçti.

 

İnsan olmanın, insanca bir yaşamı savunmanın elbette ağır bedelleri olacaktır.

 

İşte Sözen, bu ağır bedelleri ödeyenlerin başında gelen bir yönetici insandır.

 

Sözen, basınla bir araya geldiği kahvaltılı toplantıda bizlere ders niteliğinde birçok öğütler verdi.

 

Sözen şunu dedi, bunu dedi gibi ayrıntılara girip kavram kargaşası yaratmayacağım.

 

Orada bulunan herkes Sözen’in konuşmasından kendince bir pay mutlaka çıkarmıştır ya da çıkartacaktır.

 

Bu dost sohbetinden benim çıkardığım tek bir sonuç var:

 

Önce insan olmak ve insan kalmak…

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası