Advert

MUHTARLAR ÇALIŞTAYI’NDAN İZLENİMLER

Manavgat Belediyesi’nin düzenlediği 2016 Muhtarlar Çalıştayı Afyon /Sandıklı Park Termal Otel’de gerçekleştirildi. Çalıştay’a Manavgat Belediyesi Birim Müdürleri, Basın Mensupları ile 80 mahalle muhtarı eşleriyle birlikte katıldı.

MUHTARLAR ÇALIŞTAYI’NDAN İZLENİMLER
Bu içerik 437 kez okundu.
Advert

NEREDEN ÇIKTI BU ÇALIŞTAY?

 Muhtarlar çalıştayının düzenleneceği kamuoyuyla paylaşıldığı anda bazı kesimlerin, “nereden çıktı şimdi bu çalıştay? Ne gereği vardı?” türünde eleştirilerde peşi sıra konuşulmaya başlandı. Ancak bu eleştirilerin boşa çıktığını da çalıştay boyunca edindiğimiz bilgiler doğrultusunda da öğrenmiş olduk. Özellikle Akdeniz Üniversitesi Eğitim Danışmanı Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Okan’ın, “ 6360 Sayılı Kanun ve Kent Yönetimi’ temalı sunumunda Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve yetki alanları ile ilgili sorumluluklarının 6360 Sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde nasılda izole edildiğini gözler önüne sermesi açısından ilgi çekiciydi. Okan’ın köylerin yerinden yönetimin en önemli aktörlerinden biri olduğunu ve 6360 sayılı kanunla mahalleye dönüştürülmesinin sosyal yaşamlarını kökünden sarsacağını ve bu yasa revize edilmez ise zor günlerin kaçınılmaz olduğunu söyleyerek, muhtarların 5393 sayılı belediyeler kanunu ile 5216 sayılı büyükşehir belediye kanununun öngördüğü yetkilere dikkat edilmesi ve bu iki kanun maddesinin birbirleriyle karıştırılmaması gerektiğinin önemle altını çizmesi hafızalarımıza yer etti.  Bu açıklama bir bakıma muhtarların yasa sonrası mahalleye dönüşen yerleşkelerine hizmet alabilmeleri için hangi kuruma müracaat etmeleri gerektiğini ve bu hizmetlerin hangi kurum tarafından yapılmasının zorunluluğunu ortaya koyması açısından önem teşkil ediyordu.

Manavgat Belediyesi’nin muhtarlarla çalıştay düzenlemesinin kendi görev ve sorumluluklarıyla ilgili muhtarları bilgilendirmek olduğu amacı da böylelikle ortaya çıkmış oldu. Muhtarlara dağıtılan, ‘Talep Form’un da’ ‘ Büyükşehrin mahalleniz de yaptığı çalışmalar, İlçe belediyesinin mahallenizde yaptığı çalışmalar ve mahallenizin öncelikli talepleri nelerdir?’ Sorularını cevaplamalarını istemeleri Manavgat Belediyesi’nin görev ve sorumluluğu olmadığı halde bu mahallelere götürdüğü hizmetin dökümünün çıkarılması açısından bir veri oluşturmasına destek olacağı hedeflenmişti. Manavgat Belediyesi yetkililerinin bu verileri toplayarak yakın bir gelecekte kamuoyuyla paylaşması beklentimiz dâhilindedir.

 

BAZI GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK GEREKİR

 Muhtarlar çalıştayı bizlerin bazı gerçeklerle yüzleşmemiz gerektiğini ortaya çıkarması açısından da önemliydi. Yetkili konumlarda görevli olanların bile 6360 Sayılı Kanunun neler getirdiği ve neler götürdüğü hakkında maalesef yeterli bilgi sahibi olmadıklarını gördük. Kulaktan dolma bilgilerle ya da birilerinin yönlendirmesiyle kurumları eleştirmekten geri durmadık. Haklı, haksız ayrımı yapmadan güçlüden yana tavır alıp, haklının haklılığını önemsemedik. Bu sıkıntıların tam merkezinde yer alan Manavgat Belediyesi düzenlediği bu çalıştayla muhtarların mahalle sakinlerine bu yasayı enine boyuna anlatmalarını hedeflemiş olmalı ki yeterli olmadıkları hallerde bilgilenebilmeleri adına belediye yetkililerine hızlı ulaşabilmeleri için tüm muhtarlara ‘Android Cep Telefonu’ hediye etti.

 

1,5 SAAT KONUŞTU

Bu şartlar içerisinde muhtarların karşısına çıkan Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen yaklaşık 1,5 saat süren konuşmasında Manavgat ailesinin büyüklüğünden, siyasi ayrışmaların birlik ve bütünlüğe zarar vereceğinden, sevgiden, hoşgörüden, yasanın Manavgat Belediyesi’ne çektirdiği zülden ve önümüzdeki üç yıllık süre içerisinde hayata geçireceği projelerden bahsetti. Sözen’in konuşmalarından satırbaşları şöyle:

 

ŞEVKİMİZİ KAYBETMEDİK

 Başkan Şükrü Sözen konuşmasına hizmet sürecine yaptığı katkılardan dolayı ‘kader arkadaşlarım” dediği muhtarlara, belediye çalışanlarına ve basın mensuplarına teşekkür ederek başladı. Geçmişte 18 Aralık 2012 tarihindeki Manavgat belediye meclis toplantısında köylere hizmet kararını alan Türkiye’deki ilk belediye olduklarını dile getiren Başkan Sözen, 28 Aralık 2012’de de ilk muhtarlar çalıştayını yine aynı yerde düzenlediklerini hatırlattı. Sözen, aradan geçen 4 yıldan sonra aynı şevk ve heyecanla tüm muhtarların aynı ortamda olmasının sevindirici olduğunu vurgularken, bu süreçte emeği geçen belediye avukatı rahmetli İbrahim Acar’ı da gözleri dolarak andı.

 

SEVGİ VE HOŞGÖRÜ İLE BİRLEŞELİM

 Ülkemiz tarihinin en kritik günlerini yaşıyor. Katı siyaset anlayışlarını bir kenara bırakıp ülkenin çıkarlarını düşünmemiz gereken özel dönemlerden geçiyoruz. Her gün bir şehit haberi alacağımız korkusu taşıyoruz. Bu yaşananları ülkemin insanı hak etmiyor. Bu ülke sevgi, hoşgörü ülkesidir. Birbirimize karşı biraz daha hoşgörülü, kabullenici davrandığımız takdirde bizlerin başaramayacağı bir şey yoktur. Ama benden olmayan yok edilmelidir. Herkes bana biat etmelidir anlayışı bu ülkenin önünde her zaman bir duvardır. Bunu aşmamız gerekli. Yönetici olan insanlar herkesten daha hoşgörülü olma mecburiyetindedir. Ben Anadolu’nun bir ilçesinde görev yapan naçizane bir belediye başkanıyım. Herkesin benim gibi düşünmesini talep etme hakkım yok. İnsanları cezalandırma hakkını toplum bana vermemiştir. Üst düzeydeki idarecilerin de aynı hoşgörüde olması gerekir. Bunun adı muhtardır, belediye başkanıdır, başbakandır, cumhurbaşkanıdır. Bizim sevgiye, anlamaya, kabullenmeye ihtiyacımız var. Bu acılar böyle aşılır. Esnaf ertesi gününü düşünebiliyordu ama şimdi yarın sabah neye uyanacağını bilmiyor. Siyasi hesapları bir tarafa bırakıp, ülke menfaatlerinde hepimiz birleşebiliriz. Bunun için hiçbir zaman geç değil.

 

ANTALYA ve MANAVGAT

HAK ETTİĞİ NOKTADA DEĞİL

 Antalya ve Manavgat’ımız kesinlikle hak ettiğini yaşamıyor. Büyükşehir Yasası ile ilgili Türkiye ölçeğinde dersine çalışarak kendini donatan ilk belediyeyiz biz. Biz zamanında da ‘bu yasaya biz çalıştık’ dedik. ‘Bu yasa Türkiye ölçeğinde hazır olmadığımız, altlığı olmayan, alelacele çıkarılan bir yasa. Bu yasa çıktığı takdirde çok büyük sıkıntılara gebeyiz’ dedik. Hatırlarsınız bunu tüm mahallelerde anlattık. Bunun en büyük ızdırabını da çeken sizlersiniz. Bu yasanın temelinde köylerimizi kentleştirmek, insanımızı daha modern hale getirmek vardı. Ama hiç de öyle olmadı. Bunlar daha iyi günlerimiz. Bir seçim sonrasında bu yasanın sıkıntıları daha çok artacak. Köylü vatandaşlarımız bunu hak etmiyor. Bu yasanın başarılı olma şansı yok. Bu yasa revize edilmeli. 640 km’lik bir Antalya havzası var. Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar dev sahil bandı var. Aynı zamanda köylerimiz var. Bu çeşitliliğe hizmet şansınız var mı? Yok. Ne ilçeler ne köylerimiz layık olduğu hizmeti alamıyor.

 

YERİNDEN YÖNETİM ŞART

 Yerinden yönetime önem verilmesi gerekiyor. İlçe belediyelerini güçlü kılmak gerekiyor. Bütün gücü merkezde toplamak yanlış. Bir çok gelişmiş ülkede bu zihniyet yok. Bu durumdan Türkiye ve Antalya ölçeğinde iktidar partisi belediye başkanı olan arkadaşlarımız da mutlu değil. Hizmet noktalarının ağırlıkları şahsiyetleri kaybettirilmiş durumda. Bu çok yanlış bir sistem.

 

BASKI İLE KUTUPLAŞTIRILIYORUZ

 Biz hiçbir muhtarımıza asla baskı yapmadık. Bu bize yakışan bir durum değil. Muhtar arkadaşım her yerden hizmet alabilir. Biz bundan asla gocunmayız. Hiçbir muhtar arkadaşımıza şuradan hizmet almayın bizim yanımızda durun demedim. Ama bu anlayış karşı tarafta farklı. Anlatılmaz derecede kutuplaştırılıyoruz. Bizi bir aile içinde tutması gereken yapılar aksine bizi kutuplaştırıyor. Bu kurumlar bizim değil, halkın. Biz geçiciyiz. Bu noktadaki insanlar yarın bu makamları bırakıp gidecek. Arkamızdan yarın beddua almamalıyız. Bu vesileyle bir üzüntümü daha dile getirmeliyim. Devletimin bir bakanı idarecimdir. Haberim olduğunda ilk önce giderim. Hoş geldin derim. Eğer bir etkinliğim varsa iki kutup oluşturmama adına kendi etkinliklerimi bile defalarca iptal etmişimdir. İnsanları tercih etmek zorunda bırakmamalıdır kimse. Bu ayıptır günahtır. Bu toplantı haftalar önceden belliydi. Bizim bu etkinliğimiz belliyken, farklı kutup çıkarmak yanlış. İdarecilik vasıf ister. Duygularını hislerini aşabilen, siyaseten adabı bilenler gerçekten siyasetçidir. Halka ait bir kurum böyle bir etkinlik düzenlerken seçilmiş insanımızı zor durumda bırakmak yöneticilik değildir.

 

KOORDİNATÖRLÜK ELEŞTİRİSİ

 Asla özgür iradesi ile seçilmiş bir Manavgat Belediyesinin kadrosunu ekibini kimse yok farz edemez. Hiçbir imza yetkisi, salahiyeti ehliyeti olmayan bir yapıyı dev Manavgat ailesinin önüne yetkili olarak çıkaramazsın. Eğer çalışma anlamında bir kişiye ihtiyacın varsa, işi bilen ehliyetli birini getirirsin, Manavgat’a hizmet verir. Devlet anlayışını bilmeyen, sistemi bilmeyen, idareciliği bilmeyen yapının başına sorumluluk verirsen bunun sonucu sürekli polemiklerdir. Sosyal medyada basında silahşor, klavyenin başındaki ne idüğü belirsiz yapılarla polemik yaparsanız. Yalan yanlış fotoğraflarla halkı kandırmaya çalışırsınız.

 

MANAVGAT TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ REZALET

 Manavgat belediyesinin ihale kontrolörleri vardır. Yapının her aşamasında işi takip eder. Manavgat tarihinde görmediğimiz rezaleti görüyoruz, Kentin ihtiyacı hizmetler yapılır. Ama nasıl yapılır. Devlet ve iş anlayışı ile yapılır. Manavgat Belediyesi’ne gelirsiniz, bizim ekiplerimiz bunu bilir. Ekiplerim donanımlı destek isteyin dememize rağmen, bırakın destek istemeyi hiç bilgi bile vermeden habersiz bütün caddelerimiz paramparça yapıldı. 1 ay sonra turizm sezonu başlıyor. 7 tane mahallem paramparça. Bu bize reva değil. Vatandaş bilinçli ama bunun faturasını bilmeden Manavgat Belediyesi’ne kesen yapılar da var.

 

HALKI YANLIŞ BİLGİLENDİRİYORLAR

 Manavgat Belediyesi işlerimizi engelliyor demişler. Yok, böyle bir şey. Bir kez iş durdurduk. İşin başında sahibi yoktu. Kontrolörü yoktu. Ne yaptın diyerek müteahhidi takip eden yok. Biz de işi durdurduk yetkilileri çağırdık. Böyle bir çalışma anlayışı yok. Halk kızıyor, Her iki kurumu suçluyor. Bunu beraber çalışarak aşalım dedik. Pazar yeri ve Fevzi paşa caddesini birlikte ölü sezonda bitirmeyi hayal ettik. Tam müteahhidimiz kazmayı vuracak büyükşehir ekibi geldi. Alt yapı yapacağız dedi. Öyleyse biz de destek verelim bitirelim dedik. 4.5 ay oldu arkadaşlar. Ama Fevzi paşa da hala iş bitmedi. Göz göre göre halkı yanlış bilgilendirmek kimsenin hakkı değil, zaten turizm sezonu geliyor. Biz de gireceğiz, sezonda biz çalışma yapıyor olacağız. Bunlar iyi niyetli çalışmalar değil.

 

BÜYÜKŞEHİR KÖYLERE HİZMET GÖTÜRMÜYOR

 Hizmet gönülle olur, kalple olur. O iş senin bu iş benim demeyeceksin köylüye hizmet vereceksin. Köylüyü kentleştireceğiz dediğiniz bir yasa, ama şu ana kadar görebildiğim kadarıyla köylere hiçbir yatırım yok. Köylere ilçe belediyesi hizmet götürür diye bir şey yok. Ben de kendimi köylere hizmet götürmekten soyutlayamam, Antalya büyükşehir belediyesi de hizmet vermek zorunda. Sadece işleri köylere giden grup yollarına hizmet vermek değil. Neden yasayı dönüştürdünüz hizmet götüreceğiz diye yasa çıkardınız. Ama şu ana kadar gördüğümüz hizmet götürmüyorlar. Şu yol ilçenin, bu yol bizim yok. Benim büyükşehire tabi olan yollarda hizmetimiz oldu. Bize yazı getirin diyorlar. Bize ait de olsa yollara girdikleri zaman sizden önce gidip teşekkür edeceğim. Biz bir aileyiz, Biz aynı gemideyiz. Gönül rahatlığıyla bu görevleri yaptık, adil olarak hizmet ettik diyebilmek önemlidir.

 Muhtarlar çalıştayı gala yemeğinde Sümer Ezgi konseriyle sona erdi. 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı