Advert

1 Milyon 12 Bin Metrekare tarım alanı zarar gördü

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Parti Meclisi üyesi Devrim Kök, Meclis’in Perşembe günkü oturumunda gündem dışı söz alarak geçtiğimiz hafta bölgemizde meydana gelen şiddetli fırtına ve hortum nedeniyle zarara uğrayan çiftçimizin zararlarının

1 Milyon 12 Bin Metrekare tarım alanı zarar gördü
Bu içerik 72 kez okundu.
Advert

Yüzde 99’u örtülü tarım, yüzde 1’i meyve bahçesi olmak üzere toplam 1.012 dekar (1 Milyon 12 Bin Metrekare) alanın afetten zarar gördüğünü belirten Kök, “  Bana ulaşan bilgilere göre 21 Milyon TL (resmî rakamlarınız budur ama biz daha fazla olduğunu düşünüyoruz) zarar vardır. 408 çiftçimiz neredeyse bir yıllık emeklerini kaybetmişlerdir. Antalya İl Tarım ve Afet Müdürlüğü yetkilileriyle görüştüğümde ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini gördüm fakat sıkıntımız şu: Oradaki tespitlerden yola çıkarak oraya ihtiyaç olan parayı gönderemediler şu anda. Sayın Bakanımızdan isteğimiz şudur: Antalya'ya bir an evvel zarardan doğan, efendim, o parayı göndermelerini talep ediyoruz. Bana 70 yaşında Yusuf Ertan adında bir çiftçimiz ulaştı, iki tane serası hasar görmüş. Birisinde 46, diğerinde 29 bin lira zarar tespit edilmiş fakat daha ortada para yok. Banka ve alacaklıların kendisini sıkıştırdığını söylüyor, eğer kısa bir süre içerisinde bu para aktarılmaz ise elinde ne varsa kaybedeceği endişesini taşıyor. Sayın Bakanımızdan bir an evvel oraya para aktarılmasını rica ediyoruz” diye konuştu.

 

Adalet ve wwwkrasi Haftası’nın sadece adı var

 

24-31 Ocak tarihleri arası Adalet ve wwwkrasi Haftası olarak çeşitli etkinliklerin yapıldığını hatırlatan Devrim Kök, adına bakılarak aslında ne kadar adaletliyiz ve ne kadar güzel bir wwwkrasimiz var demek mümkün değil diyerek devam ettiği konuşmasında; “  24 Ocak Uğur Mumcu ve 31 Ocak Muammer Aksoy katliamlarından sonra adını almıştır. Evet, Uğur Mumcular, Muammer Aksoylar, Ahmet Taner Kışlalılar, Necip Hablemitoğlu’lar, Bahriye Üçoklar gibi birçok aydınımız katledilmiştir.

 

Uğur Mumcu bu günleri yıllar öncesinden görmüştü

 

Bu aydınlarımızın hepsinin bir ortak özelliği vardır aslında. Bu insanlar, kendini Kemalist olarak tanımlayan, Mustafa Kemal Atatürk'ün altı ilkesinin bu ülkeyi kalkındıracağını düşünen, aydınlık yarın hayalleri olan, özgürlükçü, wwwkrat, eşitlikçi insanlardı, aydınlardı ve tam da bu nedenle aslında ben katledildiklerini düşünüyorum. Örneğin, Uğur Mumcu, cumhuriyet karşıtlarının ve tarikatların cemaat yapılanmalarının, bölücülerin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı örgütlenme modelini ve faaliyetlerini büyük bir cesaretle takip etmiş ve gündeme taşımıştır.

 

“Laiklik bir defa gittiği zaman asla geriye dönmez."

 

Yine Muammer Aksoy'un öldürülmesine dört saat kala Emin Çölaşan'la yaptığı son röportajında son sözleri şu olmuştur, "Askerî rejimler, diktatörlükler kurulur ve yıkılır fakat laiklik bir defa gittiği zaman asla geriye dönmez." demiştir ve Turgut Özal döneminde kaldırılan 163'üncü maddenin kaldırılmaması için ciddi muhalefet etmiştir ve bu nedenle hayatını kaybetmiştir. Ahmet Taner Kışlalı "Kalpaklı Kalkınma" makalesinde Atatürkçülüğün aslında sadece bir aydınlanma felsefesi değil aynı zamanda bir ekonomik kalkınma modeli olduğunu da kaleme almıştır.

  

Necip Hablemitoğlu şu anda moda deyim olan F tipi örgütlenmeyi, on üç yıllık iktidarınız döneminde çok ciddi katkılar yaparak büyütüp, besleyip daha sonra tüm olumsuzlukları ona yıkıp olumluları kendiniz aldığınız bu F tipi örgütlenme modelini incelemiş, orada sahte belge hazırlamaktan hâkim türetmeye kadar olan tüm konuları ele almıştır ve hayatıyla ödemiştir.

 

Öldürülenlerin ortak özelliği Kemalist olmaları

 

Şuraya gelmek istiyorum: Bu insanlar Kemalist, Atatürk devrimcisi olduğu için, aydınlık yarın hayalleri olduğu için katledilmiştir ama birileri çıkıp demiştir ki: "Ben yola çıkarken kefenimi giydim geldim." Hiç kimsenin siyasi görüşünden dolayı, dünya görüşünden dolayı, inancından dolayı kefen giymesini asla arzu etmeyiz ama görünen o ki bu ülkede kefeni Atatürk devrimcileri giyiyor, özgürlükçüler giyiyor, aydınlar giyiyor.

 

Bu ülkede kefeni aydınlar giyiyor

 

Atatürk'ün bir lafı vardır, der ki: "Durum ne zaman kötüye gitse, gidin Toros dağlarına bir bakın. Orada Yörük çadırından duman tütüyorsa her şey bitmemiş demektir." Toros dağlarından gelen, bir Atatürk devrimcisi olan, adı "Devrim" olan, Kemalist olan birisi olarak söylüyorum: Mustafa Kemal'in yaktığı bu aydınlığı bu ülkede asla söndürtmeyeceğiz. Hiç kimsenin buna gücü yetmeyecek.

 

Çünkü Atatürk sadece ete kemiğe bürünmüş bir lider değil, Orta Doğu bataklığındaki Müslüman coğrafyasındaki aydınlanma felsefesinin adıdır” diyerek konuşmasını tamamladı.  

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı