Advert

HÂKİM-AVUKAT MEHMET NURİ GÜVEN

Manavgat’ın ilk avukatlarından ve ilk vergi mükelleflerinden biri olma özelliğini bünyesinde taşıyan nevi şahsına münhasır bir beyefendidir. Mehmet Nuri Güven babası Hail Güven’i hiç tanımadı. Çünkü babası Halil Güven Birinci Dünya Savaşı’nda Musul’da cep

HÂKİM-AVUKAT MEHMET NURİ GÜVEN
Bu içerik 157 kez okundu.
Advert

Ana-oğul uykusuz ve uzun gecelerde çok beklediler. Gözlerini uzaklara dikip kapı tokmağının vurulmasını kalpleri hızlı hızlı atarak, kulakları kirişte hep beklediler. Umutla, sabırla, acıyla yoğurdukları günlerini‘Vatan Sağolsun!’ avuntusuyla geçirdiler. Ama evin direği baba Halil Güven Musul’dan dönmedi. Askeriyeden gelen bir yazıyla eşine sadece ‘eşiniz şehit düştü, başınız sağolsun’ diye bildirdiler.Başları sağdı ama Halillerini yitirmişlerdi. Ülkenin sancısına paralel bir sancı içerisinde böyle bir ortamda 1918 yılında Manavgat’ın Çeltikçi Köyü’nde dünyaya geldi Mehmet Nuri Güven.

 

Aksazlı Hacı İsmail’in kızı Emiş

 

Anne, Manavgat’ın Aksaz Köyü’nden Hacı İsmail’in kızı Emiş. Emiş Güven Anadolu kadını örneğini tarihinden gelen kökleriyle birebir yaşayan, dirayetli, çalışkan ailesi ve çocukları için her türlü zorluğa katlanan tipik bir Türk kadını. Artık çocuklarını Halil ’siz büyütmek zorundadır. Bunu da yıllarca sızlanmadan, acılara ve mutluluklara göğsünü siper ederek yapar. Taki küçük Mehmet Nuri Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirip avukatlık diplomasını alana kadar.

 

Antalya Lisesi’nde okudu

 

İlkokul ve Ortaokulu Manavgat’ta bitiren Mehmet Nuri, o yıllarda Manavgat’ta henüz Lise olmadığı için öğrenimine Antalya Lisesi’nde devam etti. O dönem Antalya Lisesi seçme öğrencilerin alındığı eğitim düzeyi yüksek bir okuldu. Ekâbir, zengin ailelerin çocuklarının öğrenim gördüğü okulda, kendi ve ailelerinin geleceğini düşünen ve de kendilerini mutlaka başarılı olmaya endekslemiş yoksul öğrencilerde vardı. Mehmet Nuri çoğunlukla kendisi gibi civar ilçelerden gelen bu yoksul öğrencilerle arkadaşlık etti. O dönemlerinde ‘sınıf bilincinin’ ne anlama geldiğini kavradı. Okulda yapılan münazaralarda bireyin hak ve özgürlüklerini savunan konuşmalar yaptı. Lise yıllarında yaptığı bu konuşmaların belki de hiç düşünmediği avukatlık mesleğine kendisini yavaş yavaş sürüklediğinin bile farkında değildi.

 

Cumhuriyetle birlikte yurttaşlık bilinci gelişti

 

Cumhuriyetin ilanı ve getirdiği değişimler çağdaş toplum olma yönünde hızlı adımların atılmasına neden olmuştu. Ülke insanı ümmet bilincinden soyutlanıyor ve vatandaşlık bilinciyle yoğruluyordu. Çağdaş toplumlarda din, dil, ırk, cinsiyet vs. ayrımı yapılmaksızın bütün bireyleri eşit sayan hukuk sistemi toplumsal düzenin sağlanmasında hayati bir öneme sahip olarak ortaya çıkıyordu. Çünkü hukuk, kişilerin birey olmaktan kaynaklanan temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan en önemli faktördü. 20. yy’ın ortalarında ortaya çıkan temel hak ve özgürlük anlayışı ancak çağdaş hukuk anlayışına sahip devletlerde hayata geçme imkânı bulabilirdi. Ülkenin malum şartları ortadaydı ve bu şartlar altında Mehmet Nuri hem doğduğu topraklara hem de ülkesine hizmet etme anlayışıyla Hukuk Fakültesi’nin yolunu tuttu. Okulda elde ettiği başarılı dereceler, konulara olan hâkimiyeti ve çok iyi Osmanlıca bilmesi nedeniyle kısa bir mülakat sonucunda hâkimlik görevine atandı.

 

36 ay askeri hâkimlik yaptı

 

Ankara Hukuk Fakültesi’nde okurken aynı zamanda Merkez Bankası’nda çalışarak hem aile ekonomisine katkı sunuyor hem de ülkedeki ekonomik değişim ve gelişmeleri yakından izleme şansına sahip oluyordu.  Hâkim olarak ilk görev yeri Zonguldak’ın Ereğli ilçesidir. Daha sonra sırayla Muğla’nın Köyceğiz ilçesi ile son olarak Antalya Gazipaşa’da hâkimlik yaptı. Çanakkale Savaşı ve 1. Dünya Savaşı’nda büyük acılar çeken ülkenin bu kez kapısına Nazi tehdidi dayanmıştır. Milli Şef İsmet İnönü ülkeyi 2. Dünya Savaşı’na sokmamak için tüm diplomatik hünerlerini sergilemektedir. Ülkenin bu zor koşullarında Mehmet Nuri askere alınır. 36 ay süren askerlik görevini Samsun’da askeri hâkim olarak tamamlayarak o çok sevdiği Manavgat’ına geri döner. Bu esnada Arif Berberoğlu’nun kızı Münire Hanım ile evlenmiş bu evliliğinden bugün bile isimlerinden saygıyla bahsedilen Emel (Uluçay), Osman, Halil, Esin (Güner), Esel (Özdemir) adlarında 5 çocuğu dünyaya gelmiştir. Her biri kendi dallarında yüksek tahsil yapan evlatlarından Osman Güven ile Esin Güven (Güner) baba mesleğini seçerek hukuk okumuşlardır. Askerlik görevi sırasında Cemal Madanoğlu ve Alparslan Türkeş ile samimi ilişkiler içerisinde olmuştur. Din konusunda da kendisini geliştirmiş olan Güven, Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirlerini ezbere bilirdi.

 

Oğlunun elinden meslek onur ödülü aldı

 

Oğul Osman Güven de aynı babası gibi başarılı bir hukukçudur. Babasından aldığı erdemi ve bayrağı hak ve adalet uğruna sonsuza kadar taşıyacağı yeminini etmiştir. Bir hukukçu için en iyi öğretmen aynı meslek grubunda bulunduğu babasıdır. Çünkü o fakülte öğreniminden önce vicdan, hak ve hukuku babasından öğrenmiştir. Haksızlıklar karşısında yüksek sesle karşı durmayı da babasından öğrenmiştir. Vatandaşların babası ile ilgili anlattığı bir anının rivayet olmadığını bilecek kadar kendinden emin ve cesurdur. “ Tuğayoğuları’nın maraba olarak çalıştırdığı çiftçilerle toprak anlaşmazlığı vardır. Çiftçiler haklarını koruyacaklarına inandıkları Av. Mehmet Nuri Güven’e gelip dertlerini anlatırlar. Mehmet Nuri Güven davayı hemen kabul eder ve Tuğayoğulları aleyhine davayı açar. O yılarda ve o dönemde Tuğayoğullarını sanık sandalyesine oturtmak her babayiğidin harcı değildir. Cesaret ve yürek ister. Mehmet Nuri Güven tehdit edilir, yolu kesilir ama yılmaz ve davayı çiftçiler lehine kazanır.” Ve Mehmet Nuri Güven oğlunun Antalya Baro Başkanlığı döneminde 40’ıncı meslek yılının onur ödülünü onun elinden alır. Bir baba ve oğul için bundan daha anlamlı bir günün olduğu düşünülemez.

 

Manavgat’ın eğitimine katkısı büyük

 

Birçok değişik coğrafyada yaşamasının, hukukçu kimliği ve ekonomi bilgisinin verdiği birikimlerle Manavgat’ta ilklerin projesini hayata geçirdi. Tarıma önem verdi. Çilek ve Portakal ekimini teşvik ederek bu ekimlere öncülük etti. O yıllarda uçakla İsviçre’ ye çilek ihracatını gerçekleştirdi. Yaptığı bu ihracatla Manavgat’ın tanıtımına büyük katkı koydu.  Side’de pansiyonculuğun temelini atarak turizmin öncülerinden biri oldu. Manavgat Orta Okulu’nun, Devlet Hastanesinin ve Hisar Cami’nin yapılabilmesi için kurulan derneklerde dernek başkanlığı yapmış ve topladığı yardımlarla bu yapıların hızlı bir şekilde bitirilmesinde çokça emek harcamıştır.  Bu kadar yoğunluğu arasında eğitime verdiği önem gereği Manavgat Orta Okulu’nda Tarih ve Coğrafya dersleri vererek öğrencilerin bilgi açlığını doyurmuştur.

 

Siyasi yaşamına kısa bir bakış

 

Bu kadar yaşanmışlıklar içerisinde ülke gerçeği ve siyasetten uzak kalmak M. Nuri Güven’den beklenemezdi. wwwkrat Parti’de yıllarca siyaset yaptı. 27 Mayıs 1960 sonrası partisinin avukatlığını yaptı. İki dönem Antalya İl Genel Meclis Üyesi olarak Manavgat’ın yatırımlarına ön ayak olmuştur. Milletvekilliği adaylığına da soyunmuş ancak koşullar nedeniyle seçilememiştir. İhtilal sonrası parti isim değiştirmiş ve Adalet Partisi (AP) olarak siyasetini sürdürme kararı almıştı. Mehmet Nuri Güven, Süleyman Demirel ile ilişkilerini güçlendirmiş ve Manavgat’ın il olması için kurulan heyette yerini almıştı.

 

Devrimci bir ruhu vardı

 

Evlatlarına karşı çok sevecen ancak bir o kadar da prensipliydi. Yaşamı boyunca prensipli yaşamayı ilke edindi. Manavgat’la birlikte ülke gündemini takip eden, okumayı seven ve ülkenin geleceği ile ilgili fikir üretebilen ve bu fikirlerini Manavgat’ta hayata geçirebilmek için mücadele eden devrimci ruhlu bir kişilikti. Planlı ve sağlıklı beslenme konusunda taviz vermezdi. Halkın içinden geldiği için halktan hiçbir şekilde uzak durmazdı. Çocukla çocuk, gençle genç olur onları anlamaya çalışırdı. Otoriter görünümünün ardında sevgi ve duygusallığı sarsılmaz bir şekilde yaşardı. Hayatının son zamanlarına doğru çocuklarına gösterdiği ilgiyi torunlarından esirgemediği görülüyor. Varlıklı biri olmasına rağmen gideceği yere giderken dolmuşla gider ve onlarla sohbet ederdi. Çünkü o bireyleri kendisi, kendisini de o bireylerin yerine koyarak dostça, kardeşçe yaşamanın gerekliliğine inanırdı.

 

Adaletin terazisini hiçbir zaman eğri tutmadı

 

Merhum Mehmet Nuri Güven’in meşakkatli ama bir o kadarda onurlu yaşamından kısa kesitler sunduk. Yeterli midir? Asla! Sütunlarımız anca bu kadarına izin veriyor. Basım aşamasında olan “Öyle bir geçer zaman ki” adlı kitabımızda merhumun yaşamına farklı gözlerin aktardığı anılar penceresinden bakarak, siz değerli okuyucularla paylaşacağız.  Ancak şu kadarını söyleyebilirim ki; acılarla, zorluklarla mücadele içerisinde geçen ömründe Mehmet Nuri Güven; “Adaletin terazisini hiçbir zaman eğri tutmadı” Belki de onu kendisi yapan en belirgin özelliği de buydu. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı