Advert

NE VERDİLERSE ELLERİYLE “O” GİTTİ KENDİLERİYLE

Manisa Soma’da meydana gelen resmi rakamlara göre 301 madencinin şehit olduğu ve yüzlercesinin yaralandığı elim maden faciasına çok kısa bir süre önce kuruluşunu tamamlayan Manavgat Beyaz Lale Yaşlılar Engelliler ve İhtiyaç Sahipleri Derneği üyeleri duyar

NE VERDİLERSE ELLERİYLE “O” GİTTİ KENDİLERİYLE
Bu içerik 49 kez okundu.
Advert

Acıları yüreğimizin ta derinliklerinde hissederek ağladık. Yer yer utanarak ülke insanımın hak etmediği acılarını, yaşadıklarını gözyaşlarını dökerek anlatmalarına tanıklık ettik. Manavgat Gerçek Gazetesi olarak dernek şube başkanı Beyhan Mekteplioğlu ve yönetim kurulu üyeleri Mine Yıldırım, Bedia Taşkırmaz ile Havva Şener’in yoğun bir çaba sarf ederek imza attıkları bu organizasyonda yer almak Manavgat adına katılımcılarla birlikte bizleri ayrıca onurlandırdı. Yardıma muhtaç insanlara yapılan yardımları kamuoyuna duyurmayı ilke olarak benimsemeyen dernek üyelerinin, yolculuk öncesi yaşadıkları sıkıntılar Manavgat siyasilerine, odalara ve de bürokratlarına verilmesi gereken mesajlar içermesi açısından önemlidir.

İNANÇ VE GÖNÜL İŞİ

Öncelikle bu tip yardım derneklerinde görev yapmak gönül ve inanç işidir. Hiçbir siyasi düşünceye hizmet etmeyen bir anlayışla örgütlenmeye çalışan yardım derneklerinin en büyük sermayesi insan ve bu derneklere yardım eden hayırseverlerdir. Manavgat gibi potansiyeli yüksek ve gelir düzeyi diğer illere göre ortalamanın üzerinde seyreden Manavgat’ta Soma yolculuğu için bir araç temin etmede yaşanan sıkıntılar mutlak sorgulanmalıdır. Umutların tükendiği bir anda turizmci iş adamı Ali Özdemir’in aracın gidiş geliş masrafını karşılaması ve eşi Esel Özdemir’in de ailelere ulaştırılmak üzere verdikleri katkı neticesinde yola düştük. Bu arada karınca kararınca desteklerini esirgemeyen ve isimlerinin yazılmasını istemeyen diğer hayırseverlerimize de binlerce kez şükranlarımızı sunarız.

ACILAR PAYLAŞILDI

Dernek Başkanı Beyhan Mekteplioğlu, Türkiye Yardımseverler Derneği Soma Şube Başkanı Belma Yıldırım ile irtibata geçerek planlamayı yapmış. Beyaz Lale Derneği üyelerinin bu planlamadaki amaçlarının, Manavgat olarak toplayabildikleri yardım paketlerini gerçek ihtiyaç sahiplerine birebir elden teslim ederek ailelere taziyelerini iletmek olduğunu gördük. Bazen yazmak bir cehennem azabı verir insana. Acıları istediğinizce tanımlayın o acıları yaşayan insanların duygularını kaleme dökemezsiniz. Acı yaşayanındır ve sen ancak o acıyı vicdanın ölçüsünde paylaşabilirsin. Aracımızın ön paneline astığımız, “Beyaz Lale Manavgat Şubesi” yazılı pankartımızla Soma’ya girdiğimizde havadaki ölüm sessizliğini iliklerimize kadar hissettik.

İLÇEDE ÖLÜM SESSİZLİĞİ HÂKİMDİ

Çift şeritli yol üzerine sıralanmış Maden Ocağı şirketlerinin hizmet binaları kapılarına kilit vurmuş ve meydanı ölüm dansı yapan farelere terk etmişlerdi. Gökyüzü de ağlamaklı oluyordu ama bir türlü gözyaşlarını dökmüyordu. Hemen hemen her evden yükselen feryatlar ve gözyaşları yağmur bulutlarını sanki utandırmıştı. Bulutlar, acılı Soma halkına destek verir gibi akıtılan gözyaşlarını kurutmak için güneşin ışınlarını yeryüzüne indirmesine ara sıra izin veriyordu. İçimizdeki bu karamsar duyguyu aracımız, Türkiye Yardım Sevenler Derneği (TYSD) Soma Şubesine geldiğinde az da olsa üzerimizden attık. Kapıda bizleri dernek başkan yardımcısı Aynur Küçük ile diğer yöneticiler karşıladı. Bu kadar yoğunluklarına rağmen Anadolu insanının o kendine has misafirperverliklerini göstererek hazırladıkları yiyeceklerle çay ikram ettiler.

SOMA’DAKİ KADINA

TEKERLEKLİ SANDALYE

Yalnız aracımız dernek binası önünde park ettiğinde yanımıza yaklaşan Somalı bir kadın ilçelerinde bu kadar acı varken sorununu yetkililere iletmekten çekindiğini dile getirerek yatalak olan annesinin tekerlekli bir sandalyeye ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Beyhan Hanım hiç tereddüt etmeden yönetimdeki arkadaşlarıyla sorunu paylaşarak kararını verdi ve hep birlikte ihtiyaç sahibine tekerlek sandalyesi alındı. Somalı kadının mutluluktan akan gözyaşlarını silmek ve onu teselli etmek dernek başkanımız ve üyelerine düştü. Burada dikkatimi çeken tüm işyerlerinde büyük puntolarla vitrin camlarına asılmış; “HALKIMIZIN BAŞI SAĞOLSUN” yazısı oldu. 3 günlük ulusal yas süresinin sona ermesine rağmen Soma’da ne açık bir eğlence yeri nede müzik sesi görmemiz-duymamız söz konusu olmadı.

KUR’AN OKUNDU

DUALAR EDİLDİ

Dernek Başkanı Belma Yıldırım’ın ekibimize katılmasıyla ilk durağımız “şehitliğe” gittik. Sıra sıra dizilmiş ve başuçlarında Türk Bayrağı sallanan Ahmetlerin, Mustafaların, Mehmetlerin, Alilerin kabirleri başında Kur’an okuyup dualar ettik. Ülkenin her bir yerinden gelen insanlar tanımadıkları bu şehitlere bir Fatiha okumak ve de ailelerinin acılarına ortak olmak için şehitliğe akın ediyorlardı. Acı, gözyaşı, kadere isyan gibi insani duyguların her bir anının yaşandığı şehitlikte okunan Kur’an Tilaveti ve dualar acıları bir nebze dindiriyor ve de insanları birbirlerine kenetliyordu. Kimi oğlunu, kimi eşini, kimi babasını, kimi de torununu kaybetmişti bu faciada. Sırada şehit ailelerin evlerine taziye ziyareti vardı.

MEHMET ÇETİNER VE BELMA YILDIRIM

Burada da devreye Soma Kaymakamlığı Dernekler Masası’nda görevli genç bir kardeşimiz Mehmet Çetiner girdi. Çetiner, Güneydoğu’da bir çatışma sonucu yaralanmış ve gazi unvanı almış bir asker. Askeriyeden memurluğa geçmiş görev aşığı bir kardeşimiz. Gecenin geç saatlerine kadar beraber olduğumuz bu kardeşimizden bir kez olsun sızlanma ünlemi duymadık. Elindeki listelerle öncelikli ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızda gidilen mahallenin muhtarlarını da yanımıza alarak tam bir sorumluluk bilinciyle görevimizi yaptık. Şehit ailelerin evinde yaşadıklarımız ve o acılı insanların bizlere anlattıklarını sizlerle paylaşmaya yüreğimizin el vermeyeceği düşüncesindeyim. Örneğin oğlunu, damadını ve damadının kardeşini kaybetmiş bir babanın içinde yaşadığı infiali hangi kalem kelimelere dökebilir ki? Kızının, gelininin ve de onların öksüz kalan çocuklarının yaşadıkları travmayı en aza indirmek için metanetle davranma zorunda olan bir babanın psikolojisini hangi tıp doktoru bir anda çözebilir ki? Şehit olanların ortalama yaş sınırının 25 olduğu düşünüldüğünde; “ÖLÜM ADIN KALLEŞ OLSUN!” demekten başka ne düşünülebilir ki?

DERNEK BURADA

YA SİZLER NEREDESİNİZ?

Ölenler, öldükleriyle kalmamalı geride bıraktıklarına devlet her türlü desteği sonuna kadar vermeli. Yetim ve öksüz kalan çocukların geleceği devlet güvencesi altına alınarak devlet, bu çocuklara anne-baba olmalıdır. Dul kalan kadınlarımıza psikolojik destek verilmelidir. Her ne kadar ölümün yaşlısı genci olmasa da Soma’daki ölümler çok ama çok gençti. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Manavgatlı hemşerilerimiz, Soma’daki yardım derneklerine yerel yönetimin, STK’ların ve de bürokratlarının verdiği destekleri yerinde izleyince yüreğimin derinliklerinde bir sızı duydum. Bu birlikteliğin maden faciasından sonra oluşturulduğunu düşünmeyiniz, yıllardır süregelen birliktelikten ve dayanışmadan söz ediyorum. O yüzden Manavgat Beyaz Lale Derneği’nin çalışmalarını çok önemsiyor ve destek verilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu dernek Manavgat’ımızın. Beyhan Hanım ve arkadaşlarının gittiğimiz her yerde Manavgat’tan geliyoruz derken gözlerindeki acı hüznü bizatihi gördüm. Bu hüzün gelinen ilçeyle ilgili değil, bu hüzün ilgisizliğin hüznüydü.

Beyaz Lale Yaşlılar Engelliler ve İhtiyaç Derneği burada Manavgat’ta. Yardıma muhtaç ailelerin yanı başında ya sizler neredesiniz?

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı