Advert

Türkülerin felsefesine anlam katan mekân ‘ANADOLU TÜRKÜ EVİ’

Ülkemiz zor. Ülkemiz kısırlaştırılmış, her yönüyle fukaralaştırılmış bir ülkedir. İnsanlarımız baskılar altında, kendi öz kültürünü küçümseme, hor görme yüzünden, yozlaşmış medyası, okulluktan çıkmış okulları, tükenmiş üniversiteleriyle yaratıcılığını yit

Türkülerin felsefesine anlam katan mekân ‘ANADOLU TÜRKÜ EVİ’
Bu içerik 120 kez okundu.
Advert

Bir insanın göz bebeklerinde umut ve umutsuzluğu aynı anda görmek mümkün mü? Güler Duman, bunca yüzyıl Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı, Pir Sultan’ı, Dadaloğlu’nu yüreğinde taşımış halkımızın bu kadar hızlı kabuk değiştirmesine anlam veremediği için mutsuz ama umutsuz değil. Yeter ki insanoğlu yaratıcı gücünü yitirmesin diyor. İnsanoğlunun yaratıcılığını sağlayacak kültür toprağındadır ve bu toprak dünyada esen bütün güzel yellere her zaman açık olmuştur diye de ekliyor. Güler Duman ile “Anadolu Türkü Evi’nde” gerçekleştirdiğimiz söyleyişi yaşamlarını anlamsızlaştıran insanoğluna bir mesaj niteliğindeydi. Duman’ın türkülerimizle ilgili ders niteliğindeki söylemlerini kesmemek için kendimi onun akışkan Türkçesine bırakarak sorularla canınızı sıkmak istemedim ve sözü büyük ustaya bıraktım. Sohbetimize yer yer katılarak engin bilgisiyle bizlere neşeli anlar yaşatan işletme sahibi Ali Ertekin ile hepinizin çok severek dinlediği Hakan Ertekin’e de türkülerin felsefesine anlam kattıkları bir mekân kazandırdıkları ve de Manavgat’a türküleri sevdirdikleri için teşekkür ederiz.

 

MÜZİKİN İYİLEŞTİRİCİ

GÜCÜ VAR

 

Rehabilitasyon açısından müziğinde etkisi çok büyük. Toplumun tabi belirli kesimlerinde siz dinleyiciler bunu daha çok yaşıyorsunuz da burada isim vermek istemiyorum. Çok basit cümlelerle insanın o anda duygularını coşturacak basit oyun havlarıyla insanlar müzik yapıyor. Ekranlar bu tip insanlarla dolu. Ama her ne olursa olsun unutulmamalıdır ki, müziğin iyileştirici bir gücü vardır.

 

TÜRKÜ BAR SİSTEMİ ÇOK VARKLI

 

Türkü bar eğlenmeye gelen insanlarla dolu. Amaç türkü dinlemek ama doğal olarak biraz da kendilerini deşarj etme yolu. Bu anlayışa saygı duymak gerekir. Ama ekranlarda yer alan eğlence programlarına baktığınızda durum çok farklı. Televizyonlar reyting uğruna türkülerimizi çok değişik yorumlayan sanatçılara yer veriyorlar. Bunlarda maalesef hep aynı parçaları seslendiriyor. Böylelikle tekrarlanan parçalar bir süre sonra sizi sıkabiliyor ve gerçekten türkü severseniz soluğu türkü barlarda alıyorsunuz. Tabi burada da türkü severlerin seçiciliğine şahit oluyorsunuz. Türkü severlerin tıpkı Anadolu Türkü Evi’ni tercih ettiği gibi.

 

KAYBETTİĞİMİZ OZANLARIN NESİLLERİYİZ

 

Herkes her türküyü okuyamaz. Örneğin “Zahidem” adlı türküyü Neşet Ertaş gibi kimse yorumlayamaz, okuyamaz çünkü o farklı bir şeydir o bir yürek işidir. Bir bakıyorsunuz aynı türküyü 20 tane adamdan ağıza sakız olmuş şekilde sürekli dinliyorsunuz. Artık bıkkınlık geliyor insana işte o sanat değildir.  Ruhi Su’nun, Pir Sultanların, Yunusların, Karacaoğlanların yüzyıllardan beri gelen deyişlerini, ağıtlarını neden bizler okumayalım ki?  Bunlar bizim kültürümüz gurur duyarak okumamız gerekir, göğsümüzü gere gere Aşık Veysellerin, Daimilerin, Ali Ekber Çiçek gibi ve dahası yeni kaybettiğimiz nice ozanların geride bıraktıklarıyız.

 

ETNİK KİMLİĞİMDEN DOLAYI GURURLUYUM

 

Her kesim beni seviyor ve dinliyor. Ben bunu sağlayana kadar çok zorluk çektim. Ben çocukluğumdan beri ne siyaset ne ayrımcılık yapmadım. Çünkü sanatçının amacı toplumu birleştirmektir. Bizim öğrendiğimiz budur. Doğru bildiğin şeyin arkasından gideceksin ama sen toplumda önder olarak çıkıp konuştuğun zaman dikkat edeceksin. Buradaki amaç toplumu bölmek değil birleştirmektir. Bana göre sanatçının görevi de bu olmalıdır. Sanatçı barışı ve huzuru sağlamak zorundadır. Beni ben yapan değerler bütününe sahip olduğum için gururluyum aynı diğer etnik kökenlere mensup insanlarla gurur duyduğum gibi. Bunu yaptığım içinde çok farklı kitleler beni dinliyor. Türkünün dini, milliyeti, etnik kimliği ve siyaseti olmaz. Çünkü türkü bir yaşam felsefesidir.

 

KENDİNE YAKIŞTIRANLAR SİYASET YAPSIN

 

Kendine yakıştıranlar siyaset yapsın, ama ben yapamam yapmam. Siyaseti bilmeden gidip siyaset yapanları da açıkçası cesaretli buluyorum. Benim bir mesleğim var herkesin bir mesleği var. Belki bunu yapanlar topluma faydalı olmak için fedakârlık yaptıklarını düşünebilirler. Sanatçı özünde siyaset yapmamalıdır.

 

GECEDE TÜRKÜLER YILDIZ GİBİ PARLADI

Söyleyişimiz sonunda 14 yıldır kalitesinden ödün vermeyen, Manavgatlının ikinci adresi olan Anadolu Türkü Evi’nin otantik ortamında sahneye çıkan Güler Duman, yaklaşık üç saat sahnede kalarak, gökyüzündeki yıldızları bile kıskandıracak bir performans sergilediği gecede, yıldızlar gibi aktı, geçti.

 

Hakan’la

Birlikte mezun olduk

HAKAN ERTEKİN İLE AYNI

KONSERVATUARDAN MEZUNUZ

 

Kendi türkülerine sahip çıkan gençlik gruplarını görmek mükemmel bir duygu. Bu gittiğimiz yolun doğru olduğunu ispat eder. Diğer yandan konservatuvarlardan mezun olup türküleri yaşatan bir gençlik var. Örneğin Hakan Ertekin. İstanbul Teknik Üniversitesi ( İTÜ) Konservatuvar Bölümü’nden beraberce mezun olduk ama o farklı şeylere yönelerek türkülerimizi yaşatma adına böyle nezih bir mekân açtı. Şimdi bunlar iş yapalım derken çok daha fazla para kazanabilecekleri farklı yönlere de gidebilirlerdi ama bu kültürü yaşatmak amacıyla hep halk müziğine emekler verenler var. Üniversiteden mezun, türkü barlarda, cemiyetlerde yetişen birçok gencimiz var. Ülkedeki saz satışları bunu bize açıkça gösteriyor. Bunu yalnız saz olarak düşünmemek gerekir. Herhangi bir enstrümantal üzerine yoğunlaşalım da bunun adı ne olursa olsun. Gençlik yeter ki, müziği bilsin müziği tanısın ama kendi kültüründen hiçbir zaman kopmasın. Yeni gençliğin çok daha farklı ufuklar açacağına inanıyorum.

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 ‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti