Advert

HACI HAVVA ÖZ (AK HASAN EŞİ)

Manavgat’ta değişik köklerden gelen ‘Öz’ soyadına sıkça rastlanmaktadır. Bunların birbirleriyle olan akrabalık ilişkileri çoğunlukla yoktur. Soyadı kanunundan sonra belki de aidiyet duygusunun ağır basmasıyla birçok aile ‘Öz’ soyadını almış olabilir. ‘Man

HACI HAVVA ÖZ (AK HASAN EŞİ)
Bu içerik 194 kez okundu.
Advert

Biz konunun Öz’üne dönersek anlatacağımız kişinin Ak Hasan diye bilenen Hasan Öz’ün eşi Havva Öz olduğunu belirtelim. Ancak Havva Öz’ü yazmadan önce Tanzimat dönemi ve sonrası Cumhuriyet döneminde kadının sosyalleşme sürecine kısaca bir göz atmak gerektiği inancındayız. Bu karşılaştırmayı yaptığımız anda niçin Havva Öz’ü yazma gereğini duyduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.

 

Havva Öz Cumhuriyet kadınıdır                                         

 

“Tanzimat’tan sonra düşünce dünyasında ve siyasal yaşamda kimi geriyedönüşler olmakla birlikte, imparatorluk sosyal yaşantısında, dünyada gelişen yenisiyasal akımlarında etkisiyle özellikle II. Meşrutiyet döneminde radikal kırılmalargörülmüştür. Kadın sorunları açısından ilk ciddi gelişmeler bu dönemdeyaşanmıştır. Kadının toplum içindeki etkinliği arttıkça, kadınla ilgili olarak toplumda oluşturulan rol de önem kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nde siyasal teoriler açısından tepeden inme ve devlet merkezli bir zorlama olarak görülse de,
kadının radikal nitelikli hak kazanımlarına bu dönem adeta bir zemin hazırlamıştır.
Söz konusu dönemde yaşanan deneyimler ve bu deneyimlerle ortaya konulabilen
birikim, Cumhuriyet Türkiye’sine aktarılan önemli bir mirastır. Cumhuriyet döneminde Atatürk devrimleri ile kadınların toplumsaldurumları önemli bir değişimin ve gelişimin içine girmiştir. Yasalarda kadın-erkekeşitliği büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Kadın, boşanma hakkında, seçme seçilme,eğitim, meslek seçimi, kamu görevleri yapma haklarına kavuşmuştur.Gerçek anlamda modern bir toplumu oluşturan bütün sektörlerde en ciddi atılımlar bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Kadının başta eğitim olmak üzere, hukuk, çalışma, siyasal katılım, toplumsalyaşamda ve aile yaşamında eşit haklara sahip olarak yerini alması için gereken tümatılımlar yapılmış ve mümkün olan kısa zaman içinde gerçekleştirilmiştir.
Daha Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç yıllarında gerek hazırlık aşamasındagerekse savaş sırasında Türk kadınının yapmış olduğu hizmetlerin önemi tartışmagötürmez ölçüde büyüktür.Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı verirken güç aldığı, yardımını gördüğü Türk
kadınını hiç unutmamıştır. Vefa duygusunu her fırsatta belirtmiştir. Cumhuriyet
dönemi boyunca kadın haklarına öncelik tanınması veya çok önem verilmesinde bu
duygunun etkisi vardır.”

 

Hacı Havva Öz’ün de bu coğrafyada yetişen bir Türk kadınıdır. Bu dönüşümlerden etkilenmemesi düşünülemez çünkü o, bir cumhuriyet kadınıdır.

 

Her başarılı erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır 
 

 

Her başarılı erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır. Manavgat 1950’lerden sonra bir tarım kasabası hüviyetini yavaş yavaş kazanmaktadır. Çiftçi sarı öküzlerini ve sabanlarını bir kenara bırakıp ekonomilerin elverdiği ölçüde modern tarım aletleri ve traktör alarak tarlalarını ekmeye başlamışlardır. Bu gelişmeyle birlikte Berberoğulları ve Tugayoğulları dışında yerleşik durumdaki köklü ailelerde artık tarlalarında pamuk ekimi yapmaya başlarlar. Bir tekstil ülkesi olan Türkiye’de pamuk üretimi önem kazanmış birbiri ardına açılan dokuma fabrikaları pamuk ekimini tetiklemiştir. Geniş arazileri olan aileler, arazilerinin büyük bölümüne pamuk ekerek ihtiyaca cevap vermiş bu vesileyle büyük paralar kazanmışlardır.Manavgat’ta da elde ettikleri ürünlerle ön plana çıkan Ak Hasanlar ile İmamlar aileleri vardır.

 

 

 

Marshall Yardımı ile patlayan tarım

 

Tarımın teknoloji ile tanışmasında 1950 seçim sonuçlarının önemi büyüktür. 1946 yılındatek partili sistemden çıkılmış ve çok partili seçim sistemine geçilmiştir. Ancak 1946 seçiminde muhalefet istenilen başarıyı yakalayamamış ve bu başarısızlığını seçimde yapılan hilelere bağlamıştı. Adnan Menderes’in genel başkanlığını yaptığı wwwkrat Parti ( DP) 1946-50 yılları arasında yaşanan ekonomik çıkmazı seçim meydanlarında iyi kullanmış ve 1950 Milletvekilliği seçiminden zaferle ayrılarak çoğunluğu sağlamış ve iktidar koltuğuna oturarak, İnönü’nün Cumhuriyet Halk Fırkasını muhalefete mahkûm etmişti. Ekonomik alandaki bu ters yöndeki değişiklik, genel politikada da o nitelikte bir değişikliğe götürdü. Çünkü dünya gündeminde, ‘Marshall Planı” vardı. Hükümet bu plan çerçevesinde aldığı‘Marshall Yardımı’ ile ülkede sanal bir ferahlık yarattı. 1950 seçimlerinde, iktidar başlıca muhalefet partisi olan wwwkratik partiye geçti. Yeni Başbakan Menderes yabancı sermayenin serbestçe girişine ve %10’a kadar faizlerini de beklemeden çıkışına hemen izin verir. 1953’te, kazanılmış faizlerle yatırılmış sermayelerin hemen ve sınırsız olarak yurduna geri dönebileceğini kabul eder ve yabancı sermaye konusunda Ticaret Yasası yumuşatılır. Amerika Birleşik Devletlerine böylesine bağlanmanın sonucu olarak, tarım ve maden üretiminde köklü bir artış olur, ama öte yandan ezici askeri giderler, dış ticaret dengesinin altüst oluşu ve özellikle halkı hızla etkileyen bir fiyat artışı da gündeme girdi. Yani Marshall Yardımı diye bilinen sistem Türkiye hükümetinin isteğiyle sınırlardan içeri girmiş ve ülkede sanal bir refah ortamı yaratmıştı. Marshall Yardımının ülke tarımına verdiği zararlar 60 yılları sonrasında ortaya çıkmış ancak geri dönüşü mümkün olmayan anlaşmalara imza attığımızdan dolayı bugün tarımda yaşanan sorunlarla baş başa kalmak durumunda bırakılmışız.

 

Birlik-Beraberlik sembolü

 

O yılların bolluk ve bereketi içerisinde ithal edilen modern tarım aletleri ve traktörlerle tarlalar sürülmeye başlar. Bugün ki gibi turizm olmadığından pamuk işinde çalışacak işçi bulmak o kadar da zor değildir. Yayla ve Şelale mahalleleri o dönem yeni yeni gelişmektedir.Ak Hasan ve İmam aileleri Yayla-Bayır Mahallelerinde oturan tarlalarda çalışacak işçileri tarlalarına götürmek için sabah ezanıyla birlikte harekete geçerlerdi. Amele toplamakta da bu iki aile arasında rekabet gözlerden kaçmaz. Ailenin erkekleri farklı uğraşlar içerisinde olduğundan tarlaların ekim işi ve sorumluluğunu Havva Öz üstlenir.Bir de bu süreçte ailenin yan işlerini gören Deli Süleyman Arıkan, Çakır, Ali Kaya gibi isimler vardır. Bu isimler gençlik yılları ile birlikte aile ile birlikte çiftçilik yaparak gelişmelerini sürdürürler. Aile Çiftçiliği bırakana kadar ailenin yanından ayrılmayarak karşılıklı güven içerisinde çalışmışlardır. Hacı Havva Öz’e anne diyen ve bu güçlü kadın tarafından evlendirilen deli Süleyman Arıkan, Çakır ve Ali Kaya gibi isimler yoksul olmalarına rağmen zamanla aile tarafından hizmetleri karşılığında mal ve mülk sahibi yapıldılar. Çiftçilikle birlikte ailenin nüfusunun giderek artması ve mutfaktan çıkan yemeğin sorumluluğu da ayrıca Havva Öz’dedir. Evlatlarına ve çalışanlarına karşı hem sevecen hem de disiplini elden bırakmayan Havva Öz, aileyi ayakta tutan gizli kahramandır, bir nevi ailenin Hanım Ağa’sıdır.

 

O bir Hanım Ağa idi

 

Boğaz Mevkii’nde çardaklar döneminde aileyi bir arada tutan Havva Öz bu bölgede en büyük çardağı evlatlarına inşa ettirerek ve aile birliğine önem vererek evli çocukları ile birlikte yaz tatili geçirmeye önem vermesi ile dikkat çekti. Havva Öz 1926 yılında Manavgat’ın Pazarcı Mahallesinde dünyaya geldi. Babası Tevfik Öz’dür. Kendisinden büyük M. Ali Güven isminde bir ağabeyi bulunmaktadır ve Berberoğlu ailesi ile de hala- dayı çocuklarıdır. Demirciler köyünden AK Hasan diye bilinen Hasan Öz ile evlenmiştir. Bu evlilikten sırası ile Ramazan, Tevfik, Hatice, Ayşe ve Hüseyin isimli evlatlarını dünyaya getirmiştir.

 

“Ben sizden razıyım, Allah’ta sizden razı olsun”

Hacı Havva Öz çevresine karşı cömert olduğu gibi yardımseverlik konusunda da bir kadın olarak Manavgat tarihinde hep ilk planda yer aldı. Ancak yaptığı yardımlar konusunda çok fazla reklamı da sevmezdi. Sağ elin verdiğini sol elin duymasını hiç istemezdi. Yaptığı yardımlar için kendisine minnet duygularını iletenlerin karşısında mahcup olur, mahcubiyetinden yüzü kızarır ve hiç kimselerden esirgemediği duası, “Ben sizden razıyım. Allah’ta sizden razı olsun” diyerek şefkatini gösterirdi.Havva Öz’ü anarken kardeşi M. Ali Güven’inde hakkını teslim etmeden geçemeyeceğiz.Ailenin temel yapısı sağlam ise bu sağlamlığın aile fertlerine birebir yansıması da o derece doğaldır. Manavgat gelişip, büyümektedir, aynı oranda nüfusu artmaktadır. Lise düzeyinde eğitim veren bir kurum yoktur. Lise çağına gelen öğrenciler civar illere ve de çoğunlukla Antalya’ya gitmektedirler.Havva Öz kardeşi M. Ali Güven ile baş başa vererek Manavgat’ın gelişimine ışık tutacak tarihi bir karar alırlar. Bu karar, Manavgat Lisesi’nin doğum kararıdır. Bugün Manavgat’ta yöneticilik yapan ya da yapmış veyahut bürokrasinin önemli yerlerinde etkin görevlerde hala bulunan birçok değerin öğrenim gördüğü Manavgat Lisesi’nin arsası bu iki kardeş tarafından karşılıksız olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışlanmıştır. Hacı Havva Öz ayrıca Manavgat Devlet Hastanesi yapımında bugün Yar belen olarak anılan yerde kendisine ait bir arsayı da bağışlayarak hastane yapımına önemli bir katkı sunmuştur. Ancak o dönemki yönetimin bu bağış olayı ile ilgili takındığı tutum ve bağışçılar listesinde yer alan isimlerle ilgili yaptıkları talihsiz açıklamalar merhume Havva Öz’ü derinden yaralamış ve bir hayli üzmüştür.

 

Kişiyi güçlü kılan sevgidir

 

Eşi ile birlikte pamuk ekimini sürdüren Havva Öz ve ailesi zaman içerisinde elde ettikleri kazancı gayrimenkul ile toprağa yatırarak Antalya’ya göç eden Berberoğlu ailesinden satın aldığı mülklerle yatırımlarını sürdürdüler.

 

Havva Öz’ün eğitime yaptığı yardımların yanında torunlarının da okuması için fedakârlıklarda bulunarak Alanya’da okuyan torunlarının başında bir abide gibi yer alması ve torunlarının eğitimlerini tamamlamasında en büyük etken oldu. Hacı Havva Öz’ün yaptığı iyilikler, ailesini bir arada tutma, eğitime verdiği önem ve bir eşin arkasında duran güçlü kadın figürü,Anaerkil bir aile yapılanmasının en güzel örneklerinden birisidir. Bu figür de zaten Havva Öz’ün yaşam düsturu olmuştur.

 

Aydın bir Müslüman olan Hacı Havva Öz’ün reklamını yapmadan cami ve dini kurumlara yaptığı katkılarda dikkatlerden kaçmamalıdır. Merkez Selime Hatun’un minaresinin Hacı Havva Öz tarafından yaptırılması da bu yöndeki yardımseverliğin en önemli örneğini teşkil eder.

 

‘O, bana hayatın kendisini verdi’

 

Manavgat’ın 1950’lerden sonra tarım alanında yaptığı yatırımda ilk sırada yer alan bir ailenin birliğini ve gelişmesini sağlayan Hacı Havva Öz, eşi Ak Hasan’ın ölümünden sonra da ailesindeki birlik ve beraberliğin devamını sağlamada büyük bir çaba sarf etti. Öz’ün bu çabası tartışmalı bir şekilde dağılan ailelere nazaran ailesini bir arada tutması ile örnek teşkil etmiştir.  Eşinin ölümünden çok küçük kızı Ayşe’nin ölümünü ve bu ölümün verdiği acıyı yüreğine gömmeyi bilmesi ayrı bir metanet örneğidir. Uzun süre başına musallat olan bir hastalıkla boğuşan Havva Öz, ailesinde sağladığı kenetlenme sayesinde umudunu hiç yitirmeden yaşadı. Hastalığıyla boğuştuğu yıllarda onun bir nebze olsun yanından ayrılmayan gelini Nurten Öz’ün, “ o, bana hayatın kendisini verdi ben ona bir bardak su vermişim bunu konu etmenin hiçbir anlamı yok” diyecek kadar alçak gönüllü ve aileye bağlı bir kişiliktir. Genç yaşta aileye gelin olan Nurten Öz’ün kaynanası ile uyumlu yaşamı ve ölünceye kadar birlikte yaşayarak ayrılmamaları Manavgat’ta gelin-kaynana uyumuna verilebilecek en önemli örnektir.

 

Veda

 

28 Ağustos 2012 tarihinde aramızdan ayrılan Hacı Havva Öz’ün anısı önünde saygıyla eğiliriz. Ölümsüzler listesine adını yazdıran Hacı Havva Öz’e ünlü düşünür Andre Maurois’in güzel bir deyişiyle veda edelim.

 

“Kadınları yalnız güzellikleriyle görenler, onlara güzellik kaynağı derler; doğru düşünenler ise aylarca sıkıntıya, tehlikeye katlanarak neslin çoğalmasına hizmet ettiklerinden, hayat kaynağı adını verirler; dünyaya getirdikleri çocukları sevgiyle büyütüp adam ettiklerinden eğitim kaynağı; onlara en evvel Allah'ı ve kulluğu tanıttıklarından din kaynağı; her türlü sıkıntıya ve kedere dayandıklarından sabır kaynağı; dertlilere hastalara yardıma koştuklarından, merhamet ve ümit kaynağı demişlerdir”.

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası