Advert

Tazelenmiş aşklarıyla Ruhları kenetlendi

"Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç"

Tazelenmiş aşklarıyla Ruhları kenetlendi
Bu içerik 146 kez okundu.
Advert

Şükriye'sini toprağa verdikten sonra vakit, bir türlü geçmek bilmedi Mesut Arı için. Dile kolay 54 yıl yastığa birlikte başını koyduğu, 'canımın içi" dediği hayatının dayanağı olan yol arkadaşını toprağa vermek zor ve ağır gelmişti Mesut Arı'ya. Şükriye Hanımın vefatından sonra taziye için gidip Mesut Amca'nın elini öptüğümde  tek bir kelime bile etmedi sadece donuk gözlerle uzun süre yüzüme baktı. O gözler çok şeyi açıklıkla anlatıyordu. Eminim ki yaşadığı hayatın acıları, mutlulukları, hüzünleri ve Şükriye'siyle kocaman gökyüzünde yıldızları sayışı ama hepsi ve hepsi bir filim şeridi gibi beyninde dönüp duruyordu. Ama şimdi hayat denen o filim içerisinde canından çok sevdiği rol arkadaşını yitirmişti. Anlamsız ve ilgisiz donuk bakışlarıyla bizlere onu anlatıyordu. Şükriyesiz geçen üç ayının onun için hiçbir önemi yoktu çünkü o zaten Şükriye’sinin öldüğü gün ölmüştü. Yaşamadığını etrafında pervane olan çocuklarına, gelinine, torunlarına ve dostlarına hissettirmemeye çalışıyor ama o hıçkıra hıçkıra ağladığı uzun gecelerde bir an önce Şükriyesine kavuşmak ve de onun kokusunu içine çekmek için Allah'a dua ediyordu. Duaları kabul oldu ve Mesut Arı bir akşamüstü bizlere elveda diyerek çok sevdiği Şükriyesine kavuşmak için yola çıktı. Bembeyaz giysiler içerisinde, tazelenmiş aşklarıyla ruhları birbirlerine kenetlendi. Kavuştular.

 

 

 

 

Modern yaşamın öncüsüydü

 

1935 yılında Arı ailesinin evinden sevinç çığlıkları yükseldi. Gecenin sessizliğini yırtan bu sevinç çığlıkları hayata merhaba diyen Mesut'un doğumuyla ilgiliydi. Bundan tam dört yıl sonra 1939 yılında aynı sevinç çığlıkları Şükriye'nin doğduğu evde atılıyordu. Ne tesadüftür ki her ikisinin doğduğu ay itibarıyla burçları Kova idi. Şükriye, kova burcunun tüm özelliklerini taşıdığını yaşamı boyunca birebir sergileyecekti. Şükriye, akla, zekâya ve bilgiye çok önem verirdi. Bu nedenle kendisiyle aynı türden olan insanlarla dostluk, arkadaşlık ederdi. Sosyaldi, çevresinde çok insan olurdu. Eskiden gazete kâğıdından torbalar yapılırdı. Ailesinin alışverişlerinde getirilen torbaları atmaz, özenle açar ve ilgisini çeken haberleri keserek arşivlerdi. Manavgat'ı, Türkiye ve dünyayı bu gazete kupürlerinden takip ederdi. Öğrendiklerini ve bildiklerini de kendisine saklamaz zaten dolu olan etrafına anlatır ve yorumlardı. Birçok yaşıtı ve sonrasın da doğanlar Şükriye' den, Şükriye teyzemizden çok şey öğrendik diye anlatır ve minnet duygularını belirtirlerdi. Özenli ve temiz giyinmeye dikkat eder ve modayı çok yakından takip ederdi. Evlendikten sonra bu titizliğini eşine ve daha sonra çocuklarına aşılamıştı. Ütüsüz giysilere tahammülü yoktu ve de çok kızardı.

 

 

 

İlkesi, öğrenmek ve öğretmekti

Zeki bir kadındı Şükriye, konuşmak hayatta en sevdiği eylemlerdendi.  Güzel konuşmasıyla çevresindekileri etkilediğini bilirdi.  Ama bu etkileme genelde öğretmeye yönelikti. Belki kadının da bir birey olduğunu o yıllarda dile getiren ilk öncülerindendi. Hiç unutmam bir konuşmamızda bana demişti ki; " Hayat benim için bitmek tükenmek bilmeyen zevkli bir eğitim süreci gibidir."

 

O bir Hanım Ağa idi

Manavgat'ın o yıllardaki toplumsal yapısını göz önüne aldığımızda modern bir yaşam tarzını benimseyen Şükriye'nin karşılaştığı zorluklar olmamış mıdır? Elbette olmuştur. Ama Şükriye'nin genlerinde anaerkil yetişme tarzı vardır. Geleneklerine bağlı, toplumun yaşam tarzlarına saygılı, nerede nasıl davranmasını bilecek kadar kendinden emin ve asla kişiliğine laf söyletmeyecek kadar da dikkatli. Çünkü o bir Hanım Ağa idi. Saygılı ve saygın bir kişilikti.

Örnek bir çifttiler

Kova burcunun tam tersi özelliklerini damarlarında hisseden Mesut ise bu genç kıza âşık olmuştu. Mesut çok yönlü, zeki ve yakışıklıydı. Çoğu kez içine kapanık duygularını dışa vuramayan depremini iç dünyasında yaşayan bir kişilikti. Şükriye'nin de gönlü düşmüştü bu delikanlıya ama nazlanmaktan da geri durmadı. Şükriye, evlenmeye karar verdiği Mesut'u bir gergef gibi işleyerek mutlu bir beraberliğin temelini ta o yıllarda atmıştı. Mesut'ta bu otoriteye boyun eğmiş, onunla birlikte olgunlaşmış ve her geçen gün biraz daha mükemmel hale gelen evliliklerini 54 yıl boyunca sürdürerek topluma örnek olmuşlardı.

 

 

 

 

Ruh ve beden uyumu

 

Güzellik insanlar arasında çok tutulan şeydir. Aramızda ilk anlaşma onunla başlar. İnsan ne kadar vahşi, ne kadar kötü yaradılışlı olursa olsun onun büyüsüne kapılmaktan kendini alamaz. Bedenin varlığımızdaki payı ve değeri büyüktür. Bu bakımdan onun yapısına ve düzenine verilen önem pek yerindedir. İki temel taşımızı (Ruh ve Bedeni) birbirinden ayırmak ve koparmak isteyenler yanılıyorlar; tam tersine onları çiftleştirmek, birleştirmek gerek. Ruhtan istenecek şey ona bağlanmak, onu kucaklamak, sevmek, ona arkadaşlık ve kılavuzluk etmek, öğüt vermek, yanlış yola saptığı zaman geri çevirmek, kısacası onunla evlenmek, ona gerçekten bir eş olmaktır. Ta ki ikisinin hareketleri arasında başkalık ve karşıtlık değil, uygunluk ve benzerlik olsun.

 

Şimdi bizlere el sallıyorlar

 

Anlayışa dayalı aile hayatları, 23 yaşında kaybettikleri son çocukları Sefa Bülent'in ölümüyle altüst oldu. Yüreklerinden bir parça kopmuştu. Her acıya göğüs germişlerdi ama bu başka bir şeydi. Tarifi imkânsız bir acıydı bu. Evlat acısı ruhlarında derin bir yara açmış ve bu yara onları içten içe çürütmüştü. Beraber girerlerdi diyaliz makinesine ve bu durumu öylesine kanıksamışlardı ki tek ruh ve tek beden olarak girdikleri bu tedaviden tek kişilik bir bütün olarak çıkarlardı. Her ikisi içinde artık perde kapandı. Onlar Manavgat Irmağı'nın kıyısında oturdukları gibi şimdi cennetin bir köşesinde oturmuş geride bıraktıklarına, sevdiklerine el sallıyordur.

 

Ölüm yaşamın ucudur

 

Yaşamayı ölüm kaygısıyla, ölümü de yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz. Biri dertlendiriyor, öteki korkutuyor bizi. Ölümün kendisine hazırlanıyor değiliz aslında. Çarçabuk olup biten bir şey bu. Ölüm yaşamın ucudur, ama amacı değil, sonu bitimdir, ama konusu değil. Yaşamın gözünü dikeceği şey kendi kendisi olmalıdır.

 

Ruhlarınız şad, mekânınız cennet olsun güzel insanlar!

 

 

 

 

 

 
 
 
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı