Advert

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ...

ÇAKAL HAFIZ İLE GUZUM MAHMUT "Sübhaneke Sümbül Dike" Manavgat'ın son elli yılda geçirdiği evreleri daha iyi anlayabilmek için bu değişimlerin alt yapılarını hazırlayan değerlerini de yâd etmek Manavgatlılık borcudur. Bugün gelenek, görenek, örf ve adetler

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ...
Bu içerik 100 kez okundu.
Advert

15 günde bir büyük emekler harcayarak yayıma hazırladığımız 'öyle geçer bir zaman ki...' yazı dizimizin bu sayıdaki konukları Çakal Hafız ile Guzum Mahmut. Kaleme aldığımız bu değerli kişilerin aileleri ile okuyucularımızın affına sığınarak bir anekdot vermek isterim. Soyadı Kanunu çıkmadan önce aileler lâkapları ile tanınır, bilinirdi. Döneminin iyi yetişmiş aydın din adamlarından olan Mehmet Öz'ün (Çakal Hafız ) olarak bilinmesi o yüzdendir. Manavgat'ın ilk müftülerinden, Allah daha nice yıllar nasip etsin Mehmet Ali Öz'ün dedesi de olan Çakal Hafız'ın kısa boylu oluşu ve çok zeki olmasından dolayı da 'Çakal' lâkabıyla anıldığı rivayet edilir. Guzum Mahmut ise, konuşmasına hep 'guzum, guzum' diye başlayan cümleler kurduğu için bu sıfatla anılır. Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Şükrü Coşkun'un dedesi olan Guzum Mahmut, süreç içerisinde uzun boylu oluşundan dolayı 'Uzun Mahmut' olarak bilinir ve de öyle de anılır. İmam- Müezzin ilişkileri içerisinde bu nadide kişiliklerin Manavgat halkında iz bırakan yaşam kesitlerinden önce 1920–1930 ve 1940 yıllarında Manavgat'ın genel görünümüne kısaca bir göz atalım. 1920–1930 yıllarında Manavgat'ta, 3 ağaya ait konut, bir iki tahta kâgir bina ve Yörüklerin kışladıkları bir sürü saz damlar bulunmaktaydı. Manavgat'ın bütün lâğımları ırmağa akardı. Çok miktarda hayvan besleyen Yörüklerin saz damlarının etrafı gübre tepecikleriyle doluydu. Yokluk, yoksulluk ve çaresizlik içerisinde yaşayan insanların, birbirleriyle olan ilişkileri ve mutlulukları evreni kıskandıracak nitelikteydi. O yılardaki görünümün en acı tarafı lâğım ve gübreliklerin pis suyunun aktığı Manavgat Çayı'ndan halk, içme suyunu alırdı. Bu durum belediye ve hükümet yetkililerinin dikkatini çektiğinden ırmağa akıntısı olan tüm lâğımlar fosseptik şekline dönüştürüldü. Irmağın kirletilmesi yasaklandı. Manavgatlının yasakları tanıdığına kim şahit olmuştur ki? Çevrede başka kaynak suyu olmadığından halkı, Manavgat Irmağı'nın suyunu içmekten men etmenin yolu yoktu. Daha da ötesi anlatılanlara göre ırmak kenarındaki lokantalarda yemek yiyen müşteriye garson, gözü önünde sürahiyi çaydan doldurup masaya koyarmış. 1931 yılında yapımına başlanan ve 1938 yılında yapımı biten 'Demir Köprü'nün' iki yakaya ulaşımı kolaylaştırması Manavgat'ın o yıllarda makûs talihini geride bıraktı yorumlarının yapılmasına neden olur. 1940'lı yıllara gelindiğinde Manavgat'ın nüfusu 1162'dir.

 

Köylerden yeni yeni göçler başlamıştır

Köylerden yeni yeni göçler başlamıştır. Sanayi yoktur ve insanlar çiftçilikle geçinirler. Yollar daha asfaltla tanışmamıştır. Parmakla sayılacak evler aydınlatmalarını gaz lâmbaları ile yapmaktadırlar. Yukarıda anlattığımız nedenlerden dolayı Sivrisinek ve Karasinek büyük derttir. Demir Köprü'nün yapımı öncesi ulaşım kayıklarla sağlanmaktadır. Manavgat’ın sokaklarında ineklerin dolaştığı bir devir yaşanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı'nın eli kulağındadır ve Ekmek karne ile dağıtılmaktadır. Adet olduğu üzere insanlar hem dünyada seyreden olayları öğrenmek hem de ibadetlerini yerine getirmek için ilçenin tek camisi Selime Hatun Camii’nde toplanırlardı. İlçenin tek camisi olduğu için şimdilerde Merkez Camii diye bilinen ve 1984 yılında restorasyonu yapılan Selime Hatun Camii'nin iki aydın din adamı vardır. İmam Çakal Hafız ve Müezzin Guzum Mahmut. Sözüm meclisten dışarı ama şimdiki sahte din adamlarına nazaran bu iki nur yüzlü insan, dini görevlerini Allah rızası için yaparlardı. Uzun süre maaş almadan görevlerini fazlasıyla yapmaları bunun en güzel örneğidir.

Çakal Hafız 1.50, Guzum Mahmut ise 1.90 boyunda

İmam ile müezzin arasındaki boy farkı belirgin bir şekilde göze çarpar. İtalyan sinemasının dünyaya servis ettiği komedi türünün kahramanları Yavru ile Kâtip tiplemeleriyle birebir örtüşürler. Çakal Hafız çok kısa boyludur ve 1.50 boyu ile kışın giydiği palto içerisinde azametli görünür. ( O zamanlar heybetli görünmek için 'vatka' kullanılırımıydı bilemiyoruz.)Müezzin Guzum Mahmut ise, 1.90 boyunda olmasına rağmen insanlara tepeden bakmaz, fakat yürüdüğü yollarda arkasında toz bulutu bırakırdı. Çakal Hafız’ın sesi incedir. Guzum Mahmut’un sesi ise kalın, gür ve davudîdir. Elektrik olmadığı için her gün müezzinlik yapan Guzum Mahmut beş vakit ezan okumak için minareye çıkmak zorundadır. Ancak gençlerde minareye çıkarak Manavgat’ı kuş bakışı seyretmek sevdasından bir türlü vazgeçmezler. Müezzinimiz bu konuda hassastır ve abdestli olmadıkları gerekçesiyle gençlerin minareye çıkmasına asla izin vermez. Muzip gençlerde intikam almak için minarenin merdivenlerine nohut gibi sert maddeler dökerek, Guzum Mahmut’un minareye çıkarken düşmesini kahkahalar atarak izler ve intikamlarını aldıklarını düşünürlerdi.

 

"Sübhaneke sümbül dike"

İmam Çakal Hafız Kur-an’a surelere çok hâkimdir ve namazları, özellikle teravih namazlarını çok ağır kıldırır. Bu gençlerin hoşuna gitmez ve caminin arka kısmında, Müezzin Mahmut’un tam önünde yaramazlıklarını sürdürürler. Bazen müezzin tarafından camiden kovuldukları bile olur. Müezzin Mahmut’un sesi gürdür ve minareden okuduğu ezanın sesi şimdiki Titreyengöl Mevkii açıklarında balık avlayan insanlar tarafından duyulduğu yaşlı insanlarımız tarafından hala anlatılır. Bu iki mübarek insan hiçbir karşılık beklemeden mahallenin çocuklarına ilk dini eğitimi veren kişilerdir. Aklı oyunda kalan çocuklar bu dini eğitime zoraki katılırlardı. Çakal Hafız’ın kiraz ağacından yapılmış ve vurduğu yerden ses getiren uzun bir sopası vardır. Dini eğitim Sübhaneke'den başlar. ( Sübhaneke: İslâm dininde, namazın başlangıcında, iftitah tekbirinden hemen sonra okunan dualardan biridir.)Mahallenin gençleri muziplik olsun diye derse giren çocukları Sübhaneke'yi tahrif ederek okumaları için örgütlerler. Çakal Hafız, okuyun diye komut verdiğinde çocuklar hep bir ağızdan bağırarak; “Sübhaneke sümbül dike, Sübhaneke sümbül dike” diye sureyi okumaya başlarlar. Başlar başlamaz da sopayı kafalarına yerler. Böylece kovulurlar ve oyunlarına devam ederler.

 

Ölülerimizi bile yıkamazlar

Çakal Hafız ve Guzum Mahmut bütün cenazeleri yıkarlar ve defnederler. Bunun için acılı ailelerden hiçbir bedel talep etmezler. Yaşlılıklarında, yeni nesil hocaların ölüler için alt-üst tabir edilen para taleplerine şiddetle karşı çıkarlar ve bunlara maaş vermezsen; "ölülerimizi bile yıkamazlar" eleştirilerini getirirler. Guzum Mahmut Manavgat’ta yaşayan ve Abdal diye tabir edilen insanlar tarafından çok sevilir, çünkü bu insanların dertlerinde ve cenazelerinde hazır kıta bulunan hoca odur. Bu iki mübarek insanın çok önemli bir erdemleri de halen yaşlılar tarafından anlatılır. Hastalıkları dışında hiç izin kullanmazlar ve görevlerini sürdürürler.

 

Bu isimleri yaşatmak gerekir

Çakal Hafız, Guzum Mahmut’a göre bu dünyadan erken ayrıldı. Şevket Güngör gibi isimler kayıkla balığa çıktıklarında yanlarına mutlaka Guzum Mahmut’u da alırlar. Ancak Guzum Mahmut hiç yüzme bilmez. Bir bisikleti vardır ve 90 yaşına kadar bisiklet sürdüğü görülmüştür. Ölümüne yakın bir gözünü kaybeden Guzum Mahmut bir kısmı fahri olmak üzere Selimi Hatun Cami müezzinliğinden 35 senelik görevi sonucu emekli olur. Çok metanetlidir. Karısının, kızının ve damadının cenaze namazlarını dahi kendisi kıldırır.

Aydın birer din adamı olan ve yokluklar içerisindeki Manavgat’ta uzun süre görev yapan bu iki din adamı, bugünkü din adamları için iyi bir örnek teşkil etmelidir. Birbiri ile çok uyumlu ve dini gerektiği gibi yaşayan ve yaşatan Çakal Hafız ve Guzum Mahmut’un oturdukları mahallenin sokaklarına isimleri verilmedi. Belki de bugüne kadar düşünülmedi. Umarım bu yazı öncü olur ve Manavgat'ın tarihiyle özdeşleşen bu kişilere hakları teslim edilir.

İki güzel insan Çakal Hafız ve Guzum Mahmut’un ruhları şad, mekânları cennet olsun. Bu gibi aydın din adamlarına bu günlerde ihtiyacımız gerçekten o kadar çok ki…

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı