Advert

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ…

ÇİZMELİ EMMİ Ramazan Ayı’nın bitmesi ile birlikte siyaset ısınıyor. Manavgat siyasi tarihine damgasını vuran ve yaşı 40’ın üzerindeki Manavgatlıların tebessüm ile hatırladıkları ‘Emmi’ lakabı ile bilinen Mehmet Turgay’ın bağımsız belediye başkanlığı hikây

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ…
Bu içerik 115 kez okundu.
Advert

Amacımız Manavgat’ın bu renkli simasının biyografisini yazmak değil, çünkü biyografi yazmak bir takım tarihsel belgeler ile yazmaya karar verdiğiniz kişinin kendi el yazısıyla yazdığı notlarının günışığına çıkmasıyla yazılması gereken edebi bir türdür. O yüzden bizler işin kolay tarafına kaçarak, o dönemi yaşamış kişilerin tanıklıklarına başvurduk. Tanıkların anlattıklarından yola çıkarak kaleme aldığımız Mehmet Turgay’ın yaşamının kısa bir kesitini severek ve düşünerek belki de o günlerden bugüne bazı dersler çıkararak zevkle okuyacağınızdan eminiz. Geçmişten geleceğe uzanan bu yolda Manavgat’la özdeşleşen bu şahsiyetleri rahmetle anıyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

Alpaslan Türkeş'e hayrandı

Mehmet Turgay (Emmi), şimdiki dönemin sahte Müslümanlarına benzemeyen aksakalları ve kendine has giyim tarzı ile Manavgat’ta bir fenomendir. Eşi Ayşe ebe (Eşe ebe) ile birlikte mutlu bir hayatı vardır. Emmi, geleneklerimizden gelen ve kişiye ayrı bir ağırlık verdiğine inandığından Türk Kahvesi ile sigara içmeyi ayrıcalık sayarak bolca içmeyi sever. Tarihe de meraklıdır. Kahve sohbetlerinde, etrafında çember oluşturanlara Çanakkale Savaşı’nı düşmanla göğüs göğüse çarpışmış gibi gözleri dolarak anlatır. Eğitim görmemesine rağmen emmi iyi bir briç oyuncusudur. Siyasi görüş olarak MHP’li ve merhum Alparslan Türkeş hayranıdır.

 

(Ü) cüler ile (Ö) cüleri birleştirme gayretindeydi

Ülke 12 Eylül 1980 askeri darbesine doğru hızla sürüklenmektedir. Siyah-Beyaz televizyon o yıllarda henüz birçok evde yerini almamıştır. İlçenin ileri gelenleri bugün ırmak kenarı dediğimiz kordon boyunca dizilmiş irili ufaklı kahvelerde biraraya gelerek radyodan verilecek haberleri sabırsızlıkla beklerlerdi. Özellikle akşam 19.00 haberlerinden sonra tartışmalar kızışır; "Ne olacak bu memleketin hali?" soruları sorulmaya başlanarak cevaplar aranırdı. Ülkede yaşanan siyasi gerginliğin Manavgat'a yansımaları diğer il ve ilçelerden farklı değildi. İlçemizde de köşe başları tutulmuş, mahalleler kurtarılmış bölge olarak siyasi fraksiyonlar tarafından paylaşılmıştı. "O yaka senin, bu yaka benim" ya da Manavgatlıca "Çarşamba-Turşamba"ayrımı ayyuka çıkmışken Emmi, bu ayrışmadan ziyadesiyle tedirgindir. Zaten emminin gerçekleştirmek istediği bir ideali vardır. Kahvesinden kocaman bir yudum alarak sigarasından derin bir nefes çekti ve Manavgat Irmağı'nın akıntısına gözlerini dikerek, içinden gelen sese kulak verdi. "Su gibi akıp giden hayatımızın anlamı ne?" diyordu içindeki ses. Emmi, aksakallarını sıvazlayarak o an kararını verdi.  Bir yerden başlamalıydı. Tarihi Demir Köprü'nün ortasına gelerek ellerini gökyüzüne kaldırdı ve idealinin vücut bulması için Rabbi'ne yalvardı. Kentin merkezine doğru hızla yol alırken; (Ü) cüler ve (Ö) cüler diye tanımladığı ülkücüler ile örgütçüleri yani devrimcileri bir çatı altında artık toplayacaktı.  

 

Emmi, Bağımsız Belediye Başkan Adayı

Küçük bir tarım kasabası olan Manavgat'ta emminin bu çıkışı, dönemin gençlerinin karnını doyurması için iyi bir fırsattı. Gençler bu fırsatı iyi değerlendirerek emminin etrafında kümelenir ve emminin Manavgat'a bağımsız belediye başkanlığına  aday olması kararı alınır. Emmi bu karara çok sevinir çünkü sevenleri ve de parası vardır. Gençler ise seçim kampanyası boyunca yeme-içmelerini garanti altına aldıkları için oldukça mutluydular.  Emminin yakın akrabaları bu adaylık kararına şiddetle karşı çıkar. Akrabalarına restini çeken emmi, kurmaylarını oluşturarak seçim kampanyasına başlar. Fakat emminin öngördüğünün aksine kendisine destek veren yakın olarak gördüğü (Ü) cüler değil de, (Ö) cüler yani devrimci gençler olur.

 

Seçim Komitesi değil, sanki yiyecek- içecek müdürleri

Seçim Komitesi'nde BJK Mehmet, Ali Baş, Sülekli Mevlüt ve Haritalı gibi isimler, emminin kurmayları olarak Kordon'da seçim startını verirler. Mutaassıp aile geleneğinden gelen emmi, seçim kampanyası Ramazan Ayı'na denk geldiğinden kendisini ve kendisi için çalışan gençleri seferi sayarak yeme-içmelerine ses çıkarmaz. Kordon boyunca kurulmuş sofralarda onlarca insanın yediğini- içtiğini; "Allah'ım sen beni affet!" duygusuyla sineye çekerek  hesaplarını öder. Emmi için çıktığı yol artık dönülmez olmuştur dolayısıyla seçim gezilerinde meyhanelere de uğrar. Ancak çevresindekilerin ısrarlarına rağmen Arap Kaya, Arap Yeter gibi isimlerin içki paralarını haram diye ödemez. Daha sonra seçimi kaybetmesinin nedenleri arasında bu tavrı da konuşulur.

Emmi, kiminle görüşse herkes ona oy vereceğini söyler. Artık o Manavgat belediye başkanı olmuş gibi havaya girer hatta o dönem Manavgat Belediye Başkanlığı’nı bağımsız olarak seçilip yöneten Yüzbaşı H.Avni Akın’ı belediyede ziyaret ederek, bir hafta sonra o makama kendisinin oturacağını bile tebliğ eder.

 

"Emmi'ye oy diğerlerine k..."

Siyasi partilerin ve bağımsız adayların kendilerini ifade edecekleri seçim öncesi son miting günü gelip çatmıştır. Emmi, şimdiki Selime Hatun Camii’nin olduğu yerin yanında bulunan CHP ilçe binasının balkonundan o gün için mahşeri bir kalabalığa seslenir. Tanıkların ifade ettiğine göre, o yılların Manavgat nüfusu göz önüne alındığında alanda toplanan kalabalığın nüfusun yüzde 65'ni oluşturduğu rivayet edilir. Kurmaylar kürsünün arkasında emminin konuşmasını yönlendirirler hatta düşkünlüğünden dolayı kürsüye sıkça kahve servis edilir. Bir söylentiye görede bu kahve servisi sırasında kahvenin içine votka karıştırılır. Emmi, bu dedikodular karşısında kendisini başkan olarak görmek istemeyenlerin bulunduğunu söyler. Emmi mitinginde ilginç konuşmalar yapar. Bu konuşmaların en dikkat çekeni ‘Manavgatlılara besmelesiz et yedirmeyeceği’ vaadi olur. Miting bitmiş insanlar bu coşku karşısında acaba olabilir mi? sorusunu birbirlerine sormaya başlamışlardı. Mitig sonrası her seçimde olduğu gibi sırada 'konvoy' düzenlemesi vardır.

Haritalı, Pala İbrahim, Hoppa ve İbiş denilen renkli simaların damperli kamyonları süslenir ve pankartlar hazırlanır. Açık kasa damperli kamyonun üstünde kurmaylarıyla yer alan emmi, konvoyun başı olarak Manavgat'ı dolaşarak halkı selamlar. Emminin seçim kapmanyısı renklidir ve o gün için hazırlanan dövizlerde ilginç sloganlar vardır. O ilginç sloganlardan ikisi günümüze kadar hafızalarımızdan silinmeyerek hala hatırlanmaktadır. ‘İlle de Emmi', Emmi’ye oy gerisine k...’ Miting ve konvoy görkemli bir şekilde sona erer. Havaya bakılırsa emminin belediye başkanlığı koltuğuna oturmasına sayılı saatler kalmıştır. Ancak emmi yine tedirgindir ona göre münafıklar boş durmamaktadır çünkü aldığı bir duyuma göre başkanlık makamını kendisine çok gören bu münafıkların, 'emmi öldü' diye camiide sala verdirteceklerini söyler.

 

"Bana oy vereceğini söyleyip de vermeyenin...!"

Oylama biter ve sandıklar açılır. Bu şatafatlı seçim kampayasının sonucunda emmi'ye sandıktan 17 oy çıkar. Seçim sonucu emmi için yıkım olmuştur. Emmi'ye çıkan oy ile yedirip-içirdiği taraftarları arasında büyük uçurum vardır. Bir yastıkda ömür tükkettiği ebe eşi, ebe Eşe'nin bile kocasına oy vermediği dilden dile dolaşır.

Hikâye bitmemiş sıra yaraları sarmaya gelmiştir. Hacı Emmi aksakallarını sıvazlayarak yoluna çıkan her kişiye, 'bana oy vereceğini söyleyip de vermeyenin ......!' diye başlayan galiz küfürlerini savurur. Nurlar içerisinde yat Mehmet Turgay (Emmi), günümüz siyasetçilerine ders niteliğinde bıraktığın anılar için binlerce kez teşekkürler.  

 
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 ‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti