Advert

BİR TAHLİYE HİKÂYESİ

Cemal Safi, ‘Vurgun’ adlı şiirinde; “Manavgat denilen çağlayan bile benim gözyaşımdan durgun sayılır” diye yazarken içinde fırtınalar yaratan sevgisini anlatıyordu.

BİR TAHLİYE HİKÂYESİ
Bu içerik 133 kez okundu.
Advert

Manavgat Şelalesi’ne, şelalenin binlerce yıllık tarihine, doğal yapısına ve her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist çekiyor olmasına sadece Cemal Safi değil, bu şelaleyi sınırları içerisinde barındıran belediyeler ve de bu belediyelerden buranın işletme ihalesini alan firmaların da vurgun derecesinde âşık oldukları görüldü.

 

İçinde rant barındıran her kamu ihalesi ortak sevgileri çoğaltır. Ortak sevgiler bazı azınlık guruplar için çoğalırken, büyük çoğunluğun ortak sevgileri kimsesizlikten yok sayılır ve unutturulmaya çalışılır. Herhalde Manavgat’a olan sevdamız da öyle bir şey…

 

Büyükşehir Belediye Yasası öncesi Sarılar Belde Belediye sınırları içerisinde kalan ve bu belediyece işletme ihalesi yapılan Manavgat Şelalesi’nin işletme hakkını alan firmanın işletme süresinin sona ermesi ve Manavgat Belediyesinin yasal süreci işletmesiyle burayı boşaltmasını istemesi birçok spekülasyonu beraberinde getirdi.

 

Büyükşehir Belediye Yasası nedeniyle yetkileri tırtıklanan ilçe belediyelerin başkanlarının yasaya eleştiri getirdiklerinde “yasaya da karşı mı gelinirmiş?” diye hiddetlenerek tepki gösterenlerin, yasayı uygulamaya kalkan bir belediyeye söylemedik laf bırakmamaları anlaşılır şey değil.

 

MANAVGAT’IN İMAJINA ZARAR VERİYOR

 

Manavgat Belediyesi burası için hazırlattığı çağdaş bir projeyi önümüzdeki sezona yetiştirebilme adına biran önce inşasına başlamak istiyor. Çünkü şelaleyi ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler, ürünlerin fahiş fiyata satılması (yiyecek- içecek dâhil) yönündeki şikâyetlerini resmi kurumlara sürekli iletiyorlar. Burada yüksek bedellerle kiralama yapan esnafları da suçlamamak gerekir. Nitekim onlarda ödedikleri kiraların bedelini ziyaretçilerden çıkarmak zorundadır. Ancak bu yöndeki şikâyetlerinde Manavgat’ın imajına zarar verdiği bilinmelidir.

 

YASANIN GEREĞİ YAPILMIŞTIR

 

Belediyeler işte bu durumlarda devreye girmek mecburiyetindedir. Tahliye işleminin sezonun ortasına denk geliyor olması Manavgat Belediyesi’nin suçu değildir. Yasal mevzuattan doğan doğal bir gelişmedir. 5 yıldır müfettişlerle yaşamak zorunda bırakılan bir belediye şayet bu görevini yerine getirmemiş olsaydı;“görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla soruşturma geçirir miydi yoksa geçirmez miydi? Bunun cevabının hangi şık olduğunu tüm Manavgat’ın bildiğini sanıyorum.

 

Burada asıl sorulması gerekenin şu olduğu kanısındayım:

 

Manavgat Belediyesi tahliye işleminden önce işletmecilerin yasalardan doğan haklarını gözetmiş midir, gözetmemiş midir?

 

 

KAYMAKAM BULGURLU NİÇİN EK SÜRE VERDİ?

 

 

Çünkü biliyoruz ki, oldubittiye getirip işletmeci firmaya belirli bir süre verilmeden tahliye işlemine hemen başlanmaz.  Önceki kaymakamımız Sayın Emir Osman Bulgurlu’nun işletici firmaya belediyeye rağmen inisiyatifini kullanarak ek süre verdiğini henüz unutmuş değiliz.

Sonuçta işletici firma avukatı Antalya İdari Mahkemelerinde 19 Ağustos’ta görülecek davayı öne sürerek Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden bir ‘TEDBİR’ kararı çıkarttırarak tahliye işlemine şimdilik son noktayı koymuş oldu. Belediye ise bu karara itiraz ederek karşı bir dava açtı. Bekleyip göreceğiz. Ancak ister istemez sormamız gereken soruların da var olduğu inancındayız:

 

Manavgat Belediyesi bu eylemiyle acaba hangi çıkar gruplarının tekerine çomak sokmuştur?

 

Mahkeme kararlarının sürece damga vuracağı bir bekleyiş içerisine girildi gibi görülüyor!...

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı