Advert

MATSO Yönetimi Olanların Farkında mı?

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Ahmet Boztaş’ın Türkiye’de ilk denebilecek icraatları dudak uçuklatmaya devam ediyor.

MATSO Yönetimi Olanların Farkında mı?
Bu içerik 145 kez okundu.
Advert

Boztaş’ın gazetemizden sonra MATSO Meclis Başkanı Kerim Erdem ile Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İyiol’u savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı olmasına rağmen savcılık makamının bu kararına oda avukatı aracılığıyla bir üst mahkemeye itiraz etmesi ve Manavgat Sulh Ceza Hâkimliği’nin bu itiraza red kararı vermesinin yankıları sürüyor.

 

MATSO’ya üye birçok esnaf yaşanan bu süreçten ve Boztaş’ın keyfi uygulamalarından rahatsızlık duyduklarını dile getirerek, yönetim kurulu üyelerinin bu keyfi uygulamalara nasıl imza attıklarını da sorgular oldu.

 

MATSO gibi saygın bir kurumun seçimle işbaşına gelmiş bir başkanın yine seçimle işbaşına gelen iki üyesini mahkemelerle muhatap etmesinin odanın işleyişine zarar verdiği sıkça dillendiriliyor. Geçmişte hiçbir örneğine rastlanmayan bu tip aykırılıklar toplum nezdinde odanın imajını zedeliyor. Geçmiş yönetim kadrosunu ‘Aristokrat yapıda’ diyerek eleştiren, MATSO gibi bir kurumu halka açacağını seçim öncesinde dile getiren ancak seçimi kazandıktan sonra halka ve üyelerin çoğunluğuna verdiği sözleri unutarak kendi aristokrat yapısını oluşturmakta beis görmeyen Ahmet Boztaş’ın, kendi üyelerini mahkemeye vermesi odanın iyi yönetilmediğinin bir kanıtı olarak değerlendiriliyor. Bir oda başkanının hangi koşulda olursa olsun kendi yardımcılığını yapmış bir yönetim kurulu üyesi ile odanın meclis başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmadan önce onlarla bir araya gelip sorunları çözmesi daha mantıklı bir çözüm değil mi? Adı konulamayan kişisel egolar adına diğer yönetim kurulu üyelerini de bu egolara alet etmek bu kararlara bilerek / bilmeyerek imza atan diğer yönetim kurulu üyelerini de süreçte zan altında bırakacaktır.

 

Sayın Boztaş’ın eleştirilerimizin öncelikle odanın yönetim anlayışıyla ilgili olduğunu anlaması gerekir. Eleştirilerimizde etik değerleri göz ardı etmeden özel hayatlara girildiğimiz görülmemiştir ve görülmeyecektir de. Sayın Boztaş nasıl ki görevini en iyi şekilde yaptığını kendi medya gurubunda ifade etmeye çalışıyorsa bende gazetemde onun uydusuna girmeyerek analiz ve yorumlarımı yapıyorum. Eleştirilerimizi birilerinin yazdırdığını ima etmesi aklımızla alay etmesinden başka bir şey değildir. Ki, elinde böyle bir belge ve bilgi varsa o an kalemimi kırmaya hazır olduğumu da açık yüreklilikle beyan ediyorum.

 

Eleştiri yaparken, çoğu zaman olumsuz, önyargılı olduğumuz gerçeğini unutmadan eleştiri yapacağımız bir konuda, derinlemesine bilgi sahibi olmamız gerektiğinin de bilincindeyim. Yoksa acımazsızca yerden yere vurduğumuz kişi, davranış ve tutumlarıyla tersini kanıtlarsa, “hem kel hem fodul” durumuna düşeriz. İşte benimden sizden beklediğim budur Sayın Boztaş, tutum ve davranışlarınızla eleştirilerimizin tersini kanıtlayın!

 

Sonra eleştiri, her zaman yapıcı olmalıdır, yıkıcılık eleştiri değil; aksine kargaşa çıkarmak, toplum huzurunu bozmaktır. Kişinin çalışma ve düşünme azmine, “takoz” koymaktır. Bana göre bu eylem, saldırgan bir tutumdur. Oysa biz saldırmıyoruz. Görmek istemeyen gözünüze ufacık bir ışık hüzmesi veriyoruz. Hepsi bu!

 

Eleştiriye bu pencereden bakabilen bir insan için pek fazla bir sorun yok. Ancak göz ve gönül penceresine gem vuran insan(lar) için gerçekten de durum çok farklı…

 

Konuşmak istemediler

 

Manavgat Sulh Ceza Hâkimliğinin 7 Mayıs 2015 tarihinde verdiği “itirazın reddine” dair kararı sonrasında görüşlerini almak istediğim Meclis Başkanı Kerim Erdem ile Yönetim Kurulu üyesi Mehmet İyiol tüm ısrarıma rağmen konuyla ilgili konuşmayacaklarını ve yorum yapmayacaklarını söylediler. Bunun nedenini, odanın kurumsal kimliğine zarar vermemek adına olduğunun da özellikle altını çizdiler. Anladım ki Sn. Mehmet İyiol kendi hakkında bulunulan suç duyurusundan buyana yönetim kurulu toplantısına katılmıyor ya da katılıyorsa da ben bilmiyorum. MATSO’nun tüzüğüne göre yönetim kurulu üyelerinden herhangi biri mazeretsiz olarak 6 aylık toplantı sürecinde yarısından bir fazla toplantıya katılmadığı zaman yönetim kurulu kararıyla görevinden düşürülür. MATSO ayda 4 kez olmak üzere 6 ayda 24 toplantı yapmaktadır. Yönetim, yönetim kurulu üyesi Mehmet İyiol’u şayet 13 toplantıya katılmamış ise neden karar alıp da yönetim kurulu üyeliğini düşürmüyor? Bu da merak ettiğim ayrı bir konu.

 

Son Söz

 

Manavgat Ziraat Odası’nın yapması gerekenleri sahiplenerek hep ön planda olmak istiyorsunuz. Gündemde kalmak için yaptığınız bu etkinlikleride anlayabilmek için inanın kendimi zorluyorum. Ama size ne Belenobası karpuzundan, size ne portakaldan, susamdan. Bu ürünlerin Manavgat’ın iş hacmine artı değer katmasını istiyorsanız soğuk hava depoları ile paketleme fabrikaları kurulmasına öncülük yapın. Bu iki önemli yatırımı hayata geçirmeden Belenobası karpuzunu dünya markası yapacağız diye verdiğiniz sözün hiçbir önemi kalmaz. Manavgatlıya bu söylemlerden artık gına geldi. Benden hatırlatması.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı