Advert

CHP İLKELERİNE SAHİP ÇIKMALIDIR

Bazen kötülüğü sevmek gerekir… İnsanlık ve dünya karanlıkların en koyusuna düştüğü zaman gelmiştir yüce peygamberler. İnsanlık, Yüce Peygamberlerin aydınlatıcı yol göstermelerini bozulma, çürüme ve karanlıklara borçludur.

CHP İLKELERİNE SAHİP ÇIKMALIDIR
Bu içerik 99 kez okundu.
Advert

Eğer insanlık bu yüce peygamberlerin tanrısal öğütlerine kulak vermezse kaçınılmaz olarak tarihten silinmişlerdir.

İnsanların ve devletlerin tarihlerinde de bu gözlemim geçerlidir.

 

Adaletin ayaklar altına alındığı, insan değerinin Pazar fiyatları ile ölçüldüğü, duyguların peşin ve taksitli olarak borsaya sürüldüğü, eğitimin eğitimsizliğinin had safhaya düştüğü, güçlünün zayıfı ezmek için otoritenin yetkisini kullandığı, tokların artıkları ile geçinen açların çoğalması toplumların dibe vurmasıdır.

 

Toplum dibe vurduktan sonra, eğer kurtuluşa giden aydınlık yolu göremezlerse yok olmak zorundadırlar. Türkiye, tarihin her döneminde aydınlığa giden yolu bulmuş ve halk kendi kurtuluşunu gerçekleştirmiştir.

 

Uzun uzadıya devletlerin yıkılması ve yeniden kurulmasından söz etmeyeceğim. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Damat Ferit Hükümeti’nin İngiltere ile 12 Eylül 1919 tarihinde gizli bir anlaşma yaptığı ortaya çıktı.

 

(O tarihlerde Mustafa Kemal Samsun’a çıkmış ve Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaparak ulusal kurtuluş mücadelesini Anadolu’da örgütlüyordu.)

 

Sinan Meydan’ın basında paylaştığı bu anlaşmanın içeriği, genel anlamı ile Osmanlı’yı bir manda yönetimi altına almaktı. Padişah Vahdettin’de Damat Ferit aracılığıyla bunu kabul ediyordu. Boğazların denetimi, İngilizlere bırakılıyor, bunun karşılığında İstanbul’un sultanlık ve hilafet merkezi olmasına rıza gösteriliyordu.

 

Türkiye, Bağımsız bir Kürdistan Devleti’nin kurulmasına karşı çıkmayacaktı..

Türkiye, Mısır ve Kıbrıs üzerinde bütün istemlerden vaz geçecekti. .

Özünde bunlar olan gizli anlaşma toplam 9 maddeden oluşmaktaydı.

Bu bilgileri bir kenara koyalım.

 

TARİHİN GARİP TEKERRÜRÜ

 

24 Mayıs 2003 tarihinde dönemin Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül, Vatan Gazetesi’nden Sedat Sertoğlu’na röportaj veriyor. Bir soru üzerine Abdullah Gül: ““Ben bu gezileri yapmadan önce, şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurarak) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki. Powell, Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.” Bu açıklamaların hemen sonrasında 9 maddelik mutabakat basına sızmıştı. Bugüne kadar yalanlanmayan mutabakatta şu maddeler yer alıyordu:

 

ABD müdahale edebilir

 

1- Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel kuvvetler, aşamalı olarak Türkiye sınırları içine çekilecek. Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtlarda bulunmayacak.

 

2- PKK/ KADEK’e karşı Türkiye devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarına haber ve bilgi verilecek, izin alınacak. Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD Hükümeti, uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askeri yaptırımları saklı tutacak.

 

Pentagon’a üs verilecek

 

3-Türkiye, ABD’nin İran’a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askeri harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askeri birlik verecek.

 

Türk Ordusu Dizayn Edilecek

 

4- Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD’nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete indirilecek, özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlanacak.

 

Kürdistan tanınacak

 

5- Irak’ın kuzeyinde kurulmuş olan ve ’Kürdistan’adı verilen devlet resmen ilan edildikten sonra Türkiye tarafından da resmen tanınacak.

 

Geniş Kapsamlı Af

 

6- Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak.

 

Eyaletleşmenin önü açılacak

 

7- Kamu Reformu Yasası ve Yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılacak, Türkiye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek. Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet yapısını terk ederek, federasyona geçecek.

 

Rauf Denktaş Etkisizleştirilecek

 

8- KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ’Arafat Modeli’ denen uygulamayla devre dışı bırakılacak, Kıbrıs’ta Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak.

 

Ermenistan Sorunu Ermeniler Lehine Çözülecek

 

9- Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak. Türkiye

Türkiye’nin son 12 yıllık yaşadığı sürece bakın, sonuç olarak bu anlaşmanın maddelerine sadık kalındığı görülüyor. Bir de buna BOB Eş Başkanlığı eklenince Ulusal bağımsızlığın ne olacağı kafaları karıştıran soru olarak duruyor.

 

CHP BUNUN NERESİNDE?

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticileri bayraklarında bulunan “altı ok” ilkesini rafa kaldırdıkları için bu planın bir parçası olmak zorundadır.

Evet, Türkiye Cumhuriyetini kuran partidir; Evet Mustafa Kemallerin partisidir ama bu sıfatlara bayrağındaki “altı ok” ilkesi ile sahip olmuştur.

Kehanet yapmayalım ama CHP – AKP Koalisyonu, bir proje gibi ortada durmaktadır.

Bu proje gerçek olmasaydı, Sayın Kılıçdaroğlu, iktidara 2 sayfa 9 maddelik anlaşmanın içeriğini ve doğru olup olmadığını sorması gerekmez miydi?  BOB’un ve GOKAP’ın eş başkanı olmayacağını ilan ederdi. Türkiye’yi tüketim ekonomisi tutsaklığından üretim ekonomisi bağımsızlığına götüreceğini söylerdi.

Sisteme hiç itiraz etmedi; sadece “ben daha iyisini yaparım” dedi.

 

Türkiye’nin sorunu, bu sistemsizliği, ülkeyi bölünme ve parçalanmaya götürecek süreci, ekonomik tutsaklığı sürdürmeyi kimin daha iyi yapacağı değildir. Türkiye ancak, üretime yönelip, talanın son bulması, ekonomik bağımsızlığa kavuşması, tohumunun serbest bırakılması, madenlerin, havanın, toprağın ve suyun yeniden millileştirilmesi ile atılım yapabilir. Türkiye, BOB Eşbaşkanlığını reddederek, komşularıyla “yurtta barış, cihanda barış” ilkesinin yeniden uygulanması ile refaha kavuşur.

Komşularına terör değil, tarım ve sanayi ürünü ihraç eden ülke olmalıdır.

Pazarlanacak tek ürününün “Mehmetçik’in Kanı” olmadığını ancak üretim ekonomisi ile kanıtlamalıdır.

 

İşte CHP, İngilizlerle gizli ittifak yapan Damat Ferit Hükümeti’ni yıkarak Türkiye’yi kurmuştur; aynı CHP, ABD ile gizli ittifak yapan Abdullah Gül ile AKP Hükümeti ile ittifak yaparsa hem kendi tarihine hem de Türkiye’nin tarihine yanlışlık yapmış olacaktır.

 

 

Kötülüğü neden seviyorum; iyiye işaret olacağı için…

 

 

 

 

 
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası