Advert

Esnaf perişan, ilgili kurumlar umursamaz

Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte hanutçuluktan ağzı yanan esnaf, aynı sıkıntıyı bu yılda yaşamamak için Kaymakamlık makamının soruna biran önce el atmasını talep ediyor. Valiliğin ilgili genelgesine rağmen bir türlü eyleme dönüşmeyen uygulamadaki yet

Esnaf perişan, ilgili kurumlar umursamaz
Bu içerik 119 kez okundu.
Advert

Son yıllarda ülke turizminde yaşanan büyük gelişmenin sürdürülebilir olması ve turistin huzurlu bir tatil geçirmesi ve haklarının korunması amacıyla; ilgili kurum ve kuruluşların, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve sektör işletmelerinin belirli bir eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde çalışmaları önem arz ederken, yetkili kurumların keyfi davranışları hem ilçe turizmine hem de esnafa büyük darbe vuruyor.

 

Çevreyi ve müşteriyi rahatsız eden yöntemlere yaptırım konulu Antalya Valiliği’nin, 4 Mayıs 2010 tarih ve 162 sayılı ilgi genelgesinde 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 8 / F maddesi ile “her türlü mal ve hizmet satanlardan, müşteriye faaliyetlerini duyururken veya müşteri kabul ederken çevreyi veya müşteriyi rahatsız edecek yöntemler” kullanılması yasaklanmış ve aykırı davranışlar için yaptırımlar öngörülmüştür.  Bu nedenle de ilgide kayıtlı ‘GENELGE’  ile Antalya ili mülki hudutları dâhilinde turizmi olumsuz etkileyen sektörlerle mücadeleye kararlıkla devam edilebilmesi, hanutçuluk, çığırtkanlık ve benzeri tutum ve davranışların önlenmesi amacıyla turizm faaliyetleri yapılan yerlerde ilçe kaymakamlıklarının gözetim ve koordinatörlüğünde ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan“Hanutçulukla Mücadele ve Etiket Denetim Komisyonları” oluşturulmuştur.

 

Ancak bu yönde yapılan çalışmaların değerlendirilmesinin ışığında ilgide kayıtlı genelge yürürlükten kaldırılmış olup, aşağıda belirtilen hususlara göre çevreyi ve müşteriyi rahatsız eden yöntemlere başvuran araç, işyeri ve kişilere yaptırım uygulanacaktır denilmiştir.

 

Buna göre İlçe kaymakamlarının sorumluluğunda;

 

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmenliği,  “Çevreyi ve müşteriyi rahatsız eden yöntemlere başvuran araç, işyeri ve kişilerin tespiti amacıyla başta en az iki kolluk personeli olmak üzere Kaymakamların takdiri doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin de katılabileceği yeterli sayıda oluşturulacak denetim ekipleri, fiilleri kanıtlayacak görüntüleyici araçlardan da yararlanarak yıl boyunca denetim yapacaktır. Ayrıca bu denetimlerde mesai saati uygulaması göz önünde bulundurulmayacaktır.

 

1)     Bu denetimlerde çevreyi ve müşteriyi rahatsız eden yöntemlere başvurduğu saptanan araç ya da işyerinin İl genelinde uygulama birliği sağlanabilmesi için, ilk fiili durumunda 7 (yedi), ikincisinde 15 (onbeş), üçüncüsünde 30 (otuz) gün geçici süreli faaliyetten men edilmesine dikkat edilecek, kişiler hakkında ise mevzuatın belirlediği yaptırımlara gidilecektir.

 

2)     Bu denetimlerde çevreyi ve müşteriyi rahatsız eden yöntemlere başvurduğu saptanan araç, işyeri ve kişilerin her bir fiili Kaymakamlarca ivedilikle gereği yapılmak üzere

 

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı, SGK Antalya İl Müdürlüğü, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, ilgili Ticaret ve Sanayi Odası, ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasına iletilecek ve bu kurumlarda söz konusu fiiller için “mevzuata aykırı çalışan istihdamı”öncelikli olarak kendi mevzuatları bakımından gereğini yapıp iş ve işlem sonucundan Kaymakamlığına bilgi verecektir.

 

3)     İlçe Kaymakamları tarafından yapılan denetimlere, yaptırımlara ve konuyla ilgili mahkemeleşmeye ait raporlar, her ayın ilk haftası içinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne iletilecektir.

 

Antalya valiliğinin genelgesi bu kadar açık ve net iken sorumluluk yetkisinde bulunan Kaymakamlığın uygulamayı niçin işletmediğinin de sorgulanması gerektiği görüşündeyiz.  Kaymakam Emir Osman Bulgurlu tarafından oluşturulan “Hanutçuluk ve Etiket Denetim Komisyonu’nda” yer alan kurum ve kuruluşların gerekli özeni göstermeyip, yetki karmaşasını öne sürerek kolaycılığa kaçmalarını anlamakta zorluk çekmekteyiz.  Örneğin üçüncü maddede yer alan, “İlçe Kaymakamları tarafından yapılan denetimlere, yaptırımlara ve konuyla ilgili mahkemeleşmeye ait raporlar, her ayın ilk haftası içinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne iletilecektir” uygulamasını bugüne kadar yapılmış mıdır?

 

Komisyonda yer alan Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ile Esnaf ve Sanatkârlar Odası (MESO) mevzuata aykırı çalışan işyerleri için rapor düzenleyip Kaymakamlığa iletmişler midir?

 

Sonuçta görevlendirilmiş kurumlar asli görevlerinin dışında başka işlerle uğraştıklarından ve ayrıca bu kurumları denetlemekle yükümlü Kaymakamlığın sorunun üzerine gitmemesi sorunların daha da çok büyümesine neden olmaktadır.

 

Turizmin Antalya için bir gerçeklik olduğunu, sadece ekonomik değil, sosyal, kültürel bir dinamik olarak tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini bilmemiz gerekir. Ancak hala hanutçulukla ve müşteriyi rahatsız etmeyle ilgili sorunların çözülememiş olması turizmimizi ciddi şekilde tehdit etmektedir. Ayrıca hangi siyasi partiye mensup olursa olsun sıralamaya giren vekil adaylarının turizmden bahsetmemeleri de garipsenen bir tutum olarak karşılanmaktadır.

 

Sorunların çözümünde görev tarifi ve birinci sorumluyu belirleyemesek sonucunda suçlu ararız. Oysa bizlerin amacı suçlu değil, çözüm aramaktır. Çözüm de yasalarla yetkilendirilmiş il ve ilçe mülki amirlerin tasarrufundadır. 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası