Advert

TARLAMIN ÜRÜNÜ: ATEŞTEN GÖMLEK “Tohum özgür değilse ülke özgür değildir.”

Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ziraat Odaları, Meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri neredesiniz? Ne için varsınız?

TARLAMIN ÜRÜNÜ: ATEŞTEN GÖMLEK “Tohum özgür değilse ülke özgür değildir.”
Bu içerik 124 kez okundu.
Advert

Fatma teyze, serasında domates üretiyor, domateslerin bir kısmını kuruttu ve tohumluk olarak ayırdı. Bunu da bir poşete koydu ve çocuğu gelince ona vermeyi düşündü. O esnada yakalanırsa, 10.000. TL ceza ödemek zorunda kalacak.

Yanlış duymadınız, çiftçi kendi ürettiği ürünün tohumunu saklayıp kullanamaz, hele ki satmaya kalkarsa evi başına yıkılır.

 

“Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum? 

 

Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.”

Öyle hayıflanıyordu, farkında olmadığımız ve hayatımızdan geçip giden güzelliklere.

Hatırlayın, Soğuk Savaş döneminde “Komünizm Geliyor” adı altında üretilen düşmanla hayali kavgalar yaparken, güzel ülkemin eğitim sistemi çökertildi;

Sağ sol dendi daha sonra… İnsan hakları askıya alındı, sendikal haklar yara aldı, milli ekonominin bel kemiği olan KİT’ler uçtu gitti.

Biz hala sağ sol diyoruz.

Sonra irtica, ardından laiklik, AK Parti derken şimdi cumhurbaşkanı olan Erdoğan her sözü ve davranışlarıyla bizi tartıştırdı. CHP ve MHP ortaya atılan her söze atladı.

Sanki Türkiye’nin başka derdi yokmuş gibi, bir kişinin söylediği sözleri günlerce tartıştık.

Peki, biz toprak üzerinde “laklaka” yaparken nelerimiz gitti. Saatler işlerken, gökyüzünden hangi bulutlar aktı gitti.

Dikili bir ağaç dikmenin peşine düştük ancak, ağacı dikeceğimiz toprağın egemenliği üzerinde fazla kafa yormadık.

Fatma teyze, serasında domates üretiyor, domateslerin bir kısmını kuruttu ve tohumluk olarak ayırdı. Bunu da bir poşete koydu ve çocuğu gelince ona vermeyi düşündü. O esnada yakalanırsa, 10.000. TL ceza ödemek zorunda kalacak.

Yanlış duymadınız, çiftçi kendi ürettiği ürünün tohumunu saklayıp kullanamaz, hele ki satmaya kalkarsa evi başına yıkılır.

Domates, biber, lahana, buğday, arpa, mısır, erik kayısı… Sayın sayabildiğiniz kadar. Bunların tohumunu saklamak ve satmak uyuşturucudan daha ağır suç sayılır.

Dünyanın en fazla uyuşturucu tüketen ülkelerinden biri olduk; okulların önünde leblebiden daha kolay uyuşturucu satılmakta… Evet, kanunen bu yasak ama uyuşturucu bulmak tohum bulmaktan zordur.

 

UYUŞTURUCU SERBEST TOHUM YASAK

 

Resmi Gazete’nin 08.11.2006 Tarih ve 26340 numaralı sayısında yayınlanan 5553 Sayılı tohumculuk yasası, işgal kuvvetlerinin yasalarından daha fazla hak ve özgürlüklerimize zarar vermektedir.

Eğer savaş yapmış olsaydık, işgal kuvvetleri bizi böyle tutsak edici bir anlaşmayı imzalatamazlardı.

Ama şimdi kimsenin haberi yok; gündem de bile değil.

Kimsenin türbana karşı çıktığı yok, kendi düşmanınızı kendiniz ürettiniz, memleket imam hatiplerle dolup taşıyor, ibadet yerlerinin sayısında patlama var ama tarlamızda ürettiğimiz tohumu saklamaya hakkımız yok.

 

Özgür olmayan topraklarda özgür ibadet de yapılmaz.

 

İki Milyondan fazla Suriyeli şimdi yerlerinden yurtlarından edilmiş ve insanlık dışı koşullarda yaşamaya mahkûm edilmişler; bunların erkekleri dindar, kadınları türbanlı…

Şimdi dikkat edin, suyu gittikçe parayla içiyoruz. O kadar yavaş alıştırılıyoruz ki, su kaynaklarının bizim olmamasına…

 

Şu an hissetmiyoruz. Ama kendi göklerimizden, kendi topraklarımıza düşen yağmur suyunun bir kovasını bile almaya hakkımız olmayacağı günler yakın.

 

Konumuz tohumdu, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ödenecek cezaları her yıl enflasyona uygun olarak arttırmaktadır.

 

Bizi en çok ilgilendiren bölümlerinden biri de bu yasanın 15. Maddesinde yer alan Tarım Bakanlığı’nın yetki devridir. Buna göre; Tarım Bakanlığı bazı yetkilerini, kısmen veya tamamen, Tohumcular Birliği’ne, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına, Özel Hukuk ve Tüzel Kişilerine veya üniversitelere süreli veya süresiz olarak devredebilir.

 

 

KURUM VE KURULUŞLARI SORUMLULUĞA DAVET EDİYORUM

 

Haydi buyurun. TOKİ’lerle, fakirleri kendi topraklarından kovup zenginleri mülk sahibi yapan kişi ve sistem bizim beslenmemizi, sağlığımızı özel şirketlere devretmeyi düşünüyor. En azından böyle bir yasa çıkarıyor.

 

Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ziraat Odaları, Meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri neredesiniz? Ne için varsınız?

 

Tamam, seçimler yapılsın, tamam ülkenin diğer meselelerine de çözüm arayalım ama bu konuda kim kılını kıpırdatıyor?

 

ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL ETTİ AMA…

 

Anayasa Mahkemesi, bakanlığın, kanundaki "tohumlukları yetiştiren, işleyen ve satışa hazırlayan, dağıtan ve satan gerçek veya tüzel kişileri denetleme" yetkisinin "özel hukuk tüzel kişilere" devrine ilişkin bölümleri iptal etti. Ancak, kafaları karıştıran bir nokta var; Mahkeme, CHP`nin Tohumculuk Kanunu`nun iptalini istediği diğer maddelerinin yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin taleplerinde ise yürürlüğün durdurulması talebini reddetti.

 

Anayasa Mahkemesi 15. Maddenin Anayasa’ya aykırı olduğunu kabul ederek iptal etmiş oldu ama yürütmeyi durdurma talebini reddetti.

 

Buyurun, bütün bu olaylar hakkında ne meslek kuruluşlarından ne de her hangi bir sivil toplum kuruluşundan bir ses çıkmadı.

Bu konuda açıklama yapmak isteyenlerin sözcüsü olacağız.

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası