Advert

ÖNCE İNSAN MIYIZ ABONE MİYİZ?

20.yy’ın başlarında devletçiliğin geçerli olduğu dönemlerdir. Üretim araçlarının ve piyasa koşularının devlet denetiminde olmasının yararları şöyle özetlenebilir. Devletçilik piyasa mekanizmasının statiğini gidermede yetersiz kalır. Ekonomide gelir dağılı

ÖNCE İNSAN MIYIZ ABONE MİYİZ?
Bu içerik 98 kez okundu.
Advert

Çirkinleşen siyasetin çirkinleştirdiği kurumlar “özelleştirilerek” daha da çirkinleştirildi.

Kamu yararı gözetmeyen siyaset, çürüttüğü kurumları, daha verimli hale getirme gerekçesiyle, bu kurumları yurttaşlarının başına bela etti.

Ülkemizde özelleştirilerek bela olan sayısız kurum vardır; bizi ilgilendiren Manavgat’ta “neredeyse feodal bir kral” gibi davranan AKEDAŞ’ın ta kendisidir

 

Gerçekte elektrik üretim ve satışı bir kamu hizmetidir.

Elektriğin, üretim, dağıtım, satış, bedelinin tahsili gibi işlemler, kalitesizleştiği gerekçe gösterilerek özelleştirilmiştir. Ancak Manavgat’ta tablo hiç de böyle amaçlandığı gibi olmamıştır. Bugün Manavgat Halkı, o eski, kara düzen dönemini neredeyse arar hale geldi hiç olmazsa o zamanlar adam yerine konduğunu hissediyordu. Bundan daha da ötesi hiçbir Manavgatlının aklına soyulduğu düşüncesi gelmiyordu.

 

AKEDAŞ BARONLUĞU NE YAPIYOR NE YAPMIYOR?

 

Önce soralım; sokak aydınlatmalarında durum nasıldır. AKEDAŞ bu aydınlatmalarda ne denli yetersiz kaldığının farkında mı? Bu aksaklıkları bildirmek isteyen vatandaşlar, yetkililere ulaşabiliyor mu?

Hele son Büyükşehir Yasasından sonra – bildiğiniz gibi bu yasayla bütün ilçeler Büyükşehir’e bağlandı – Bir anlamda körlerle sağırlar birbirini ağırladı.

Hem başkentte “tek merkezden yönetim” reddediliyor hem de taşra da bütün ilçeler “merkezi sisteme” başlanıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu-  bu da olayın başka bir trajik yanı…

 

Fatura bedellerine itiraz etmek isteyen yurttaş kırk katır mı kırk satır mı seçeneği ile karşı karşıya bırakılıyor.

 

Hele şu kesintiler… Manavgat Coğrafyası’nda sanki insan yaşamıyormuş gibi, pat elektrik kesiliyor, yine geliyor; daha cihazlar ısınmadan yine kesiliyor…

 

PEKİ, VATANDAŞIN HİÇ HAKKI YOK MU?

 

İşte AKEDAŞ’ın en çekindiği konu… Özelleştirme ile elini halkın cebinden çekmeyen bütün kurumların en korktuğu şey vatandaşın haklarının bilincinde olmasıdır.

Dağıtım şirketi, dağıtım lisansında belirlenen bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden ve görevli tedarik şirketi perakende satış faaliyetine ilişkin ticari kaliteden sorumludur. Hizmet kalitesi deyinde vatandaş ne anlamalıdır?

Elektriğin kesilmemesi ve elektrik tedarikinin sürekli olmasından sorumludur.  Kanunun açıkça belirttiği “Mücbir – zorunlu – Sebepler ”in dışında, AKEDAŞ, kesilen elektrikten ve bu kesintiden dolayı vatandaşın uğradığı zarardan sorumludur.

Bilgisayarının bozulması, buzdolabı gibi elektik araçları ve ev eşyalarının bildirimsiz kesintiden dolayı bozulması AKEDAŞ’ın sorumluluğundadır.

AKEDAŞ, bozulan cihazı tamir ettirmek kullanılamayan cihazın ise yenisini almak zorundadır.

 

SEBEP OLDUĞUN ZARAR İÇİN VATANDAŞA NE ÖDEDİN?

 

Anayasa’ya aykırı olduğu halde emeklinin, esnafın, işçinin elektriğini hafta sonu kesmeyi vatandaşa hak gören AKEDAŞ, soruyorum şimdi, neden olduğun zararlardan dolayı bu güne kadar kaç lira ödedin? Her hangi bir ödeme yaptığını sanmıyorum çünkü vatandaşı bu konuda bilgilendirdiğini düşünmüyorum. Yanılıyorsam bildir. Kamuoyu ile paylaşıp özür dilemeye hazırım.

Yasaya göre AKEDAŞ, sadece elektriğin sürekli ve kesintisiz, verilmesinden değil, ayrıca “Ticari Kalite” ve Teknik Kalite” den de sorumludur.

Vatandaşın bu konuda kafasını karıştırmamayım; şimdilik şunu bilsin ki, yürürlükteki mevzuatlara göre AKEDAŞ, kalitesiz hizmetinden, elektrik kesintilerinden, bu kesintilerin vermiş olduğu zararlardan sorumludur ve bu zararı karşılamak mecburiyetindedir.

Vatandaşın cebine elini atıp en küçük bir hatasının dahi parasını, kışta kıyamette onu karanlıkta bırakma pahasına elektriğini keserek tahsil eden AKEDAŞ’tan vatandaş da hakkını aramalıdır.

 

Başvurudan, bağlama talebine, sunduğunuz projenin yanıtlanmasından, elektrik kesintilerine, kesintilerin en az 48 saat önce bildirilmemesinden, başvuruların sonuçlandırılmasına kadar daha onlarca konuda AKEDAŞ yaptığı kalitesiz hizmetten dolayı fatura bedelinden düşülmek üzere hatasının cezasını ödemek zorundadır.

 

Her hatası için ne kadar ödeyeceği, 21 Aralık 2012 tarih ve 28504 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Elektik Dağıtımı ve Perakende satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği” ile yayınlanmıştır.

 

Bu liste gazetemizde mevcuttu, gazetemizin bir hizmeti olarak müracaat etmeleri halinde isteyenlere verilecektir. Gelecek sayımızda bu yönetmeliği yayınlamayı planlamaktayız.

 

YÜKSEK BEDELİ ÖDEMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!

 

AKEDAŞ, maalesef karşısında insan değil, müşteri görüyor.

Sık sık karşılaşılan bir durum şu. Bazen tüketilen elektrik bedeli yüksek geliyor. Faturayı alıp şirkete koştuğunuzda, memurlar alışmış makineler gibi, “itiraz ödemeyi durdurmaz” derler, üstelik yüzünüze bakmadan. Siz bağıra durun: “Yahu nasıl olur ben ortalama 100. TL ödüyorum bakın 500.TL gelmiş bu nasıl olabilir?”

Hiçbir yetkili size, “Kardeşim, sen bu 500.TL’yi ödemek zorunda değilsin. Geçen ay ki fatura bedelinin %30 fazlasını öde ve sonra itiraz et.” Demez. Neden?

Çünkü AKEDAŞ için karşısında “insan” yok, “Müşteri” var.

O kurumun önünde elinde fatura sağa sola çaresizce başvuranlar AKEDAŞ için  “insan” değil, hareket eden, kımıldayan ve ceplerine el atılması gereken müşterilerdir. Daha da ötesi nesnelerdir.

 

Özelleştirmenin amacı, - liberallere göre -  insanın devlet kapısı önünde kul olmasının önüne geçmektir. Ama görüyoruz ki AKEDAŞ – ki tek değildir – insanı kul olmak yerine nesne olarak görmeye devam etmektedir.

Sadece AKEDAŞ’ın günahını almayalım, madenden enerjiye, enerjiden telekomünikasyon sistemine kadar bütün kuruluşların insanımıza bakış açısı maalesef böyledir.

 

DİKKAT AKEDAŞ VAR…

 

Daha bundan birkaç ay önce TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı İbrahim Kücüuyardı : AKEDAŞ Sözleşmelerine Dikkat!”. Çok yerinde bir uyarıydı. Özetle hangi konulara dikkat çekiyordu Sayın Kücü “Elektrik abone bilgilerinin güncellenmesi söylemiyle Vatandaşa Perakende elektrik satış sözleşmesi imzalattırılmakta” demişti.

Daha birçok uyarısı var da sadece ve sadece bu konu bile bir AKEDAŞ’ın işlediği bir suç değil mi? Kapınızı çalan AKEDAŞ yetkilisine iyi niyetle kapınızı açıyorsunuz ve o size adres ve bilgi güncelliyoruz deyip, size haberiniz bile olmayan bir sözleşme imzalattırıyor.  Arkadaşlar, eğer böyle bir şey var ise -  Sayın Kücü’ye bir yalanlama gelmemiştir - ki vardır, bu eylem dolandırıcılık değil midir? Veya hukukçular bu eylemin ne olduğunu daha iyi bilirler.

Ben bir abone olarak AKEDAŞ’ a karşı her an tetikte olmak zorunda mıyım?

Şüphesiz zorunda değilim. AKEDAŞ’ın baronluğuna ve vurdumduymazlığına set çekecek kitle, Manavgat Halkının hak arayışıdır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bu durumda halkın tek güvencesi ve hak arayışının kalesidir. AKEDAŞ’ı denetleme ve davranışlarının yasaya uygun hale getirme görevi EPDK’dur.

 

HELE ŞU KESİNTİLER…

 

Elektrik kesintilerinin, yasaya uygun olmadığını bangır bangır bağıran kişi ve kurumlar var. Hak arayan bu kişilerden biri de Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Antalya Şube Başkanı Abdullah Özçulcu“Kesintiler konusunda şikâyetlerin arttığını ve Elektrik ve su gibi ihtiyaçlar, olmazsa olmaz insan haklarındandır. Vatandaşın elektriğini kesmek, insan haklarının çiğnenmesi anlamına gelir”demişti.

Hatta AKEDAŞ’ın ihbarsız elektrik kesintisi, hatalı fatura okuma, açma ve kapama bedellerinin yüksek oluşuna kadar vatandaşın şikâyetlerinin arttığını vurgulamıştı.

Kesintiyi adaletli gören “Özelleştirilmiş Şirketlerden” başka hiçbir kurum ve kimse yok.

 

BİZİM PARAMIZLA TAKSİTLERİNİ ÖDÜYORLAR

 

Ayrıca şu dikkatimi çekti. Ki olay yine AKEDAŞ’ın dağıtım Bölgesi’nde olan Kahramanmaraş’ta yaşanmıştı. Genelde işçi, memur ve emekliler ayın 15’inden sonra maaşlarını almaktadır. AKEDAŞ, faturaları öyle bir tarihte gönderiyor ki, 15’inden önce süre bitiyor ve birçok insanın elektriği kesiliyor. Birkaç gün sonra da maaşlar hesaba yatınca milyonlarca lira haksız kazanç olarak “açma – kapama” adıyla tahsil ediliyor.

Manavgat’ta böyle bir durum var mı diye AKEDAŞ’a soruyorum.

 

TEKEL OLUNCA “ALİ KIRAN BAŞKESEN”

 

AKEDAŞ, Bölgede Tekel olmanın tarihi ve kötü bir örneğidir. Rakibi olmadığını düşünüyor. Öyle olsa bile gazetemiz bu konuda vatandaşı bilinçlendirmeye, yasal haklarını arama konusunda bilinç seviyesini yükseltmeye ve basın yoluyla konuları Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’na iletmeye devam edecektir.

AKEDAŞ’ın görmesi gereken “Kamu Hizmeti”ni gazetemiz basın yoluyla yapacaktır. Çünkü basın, “İnsanı İnsan olarak görür; özellikle gazetemiz…”

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 ‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti