Advert

DEVLETİN EKONOMİDEKİ ROLÜ ve KEMALİST DEVLETÇİLİK

Yaşama, gözümüze takılanlarla değil de takılmayanları merak edip görmeye başladığımızda ancak gerçeği kavrayabilme yetisine sahip olabiliyoruz. Tıp doktoru Ramazan Açıkgöz, hastaları iyileştirme mücadelesinden arta kalan zamanlarda sorumluluk bilinciyle o

DEVLETİN EKONOMİDEKİ ROLÜ ve KEMALİST DEVLETÇİLİK
Bu içerik 103 kez okundu.
Advert

Kemalist ideolojinin milli ekonomiye bakışını, “Üretim ve kalkınma modelleri toplumsal yapıya göre belirlenir” tezini öne süren Dr. Açıkgöz’ün bu özverili çalışmasını siz değerli okuyucularımızla 3 hafta boyunca paylaşacağız. Bu araştırma yazısını dikkatle okuduğunuzda Atatürk’ün 1921 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde ekonomi üzerine yapmış olduğu konuşmasını çok daha iyi yorumlayacağınızdan zerre kadar kuşku duymuyorum.

 Sunuş:

 

Bu inceleme ve araştırma yazısını 1996 yılında hazırladım. O günün koşullarında liberal ekonomik anlayış karşıtı bir söylemle ortaya çıkmak dinozorluk olarak tanımlanıyordu, cesaret edip yayınlayamadım. Devir değişti, sanal güzellik ve tele vole ekonomistlerin kumarcı kapitalizmi (döviz, borsa ve faiz ekonomisi) özellikle A.B.D de kopan MORGATE KRİZİ ve Leman BRODRS şirketinin iflası ile kayaya çarptı. Kapitalizm, mazur görünüz akut barsak enfeksiyonuna yakalandı. Bu araştırma yazısını yayınlamayı Marmara Üniversitesi’nde ekonomi öğrenimi gören değerli manevi yeğenim Hakan Ramazan Çevik’le yazı üzerine yaptığımız tartışmalar sonrasında karar verdik. Ayrıca Prof. Dr. Haydar BAŞ Bey'in "Milli Ekonomi" isimli eserini okuyunca daha da cesaretlendim. Günümüz ve dünya ekonomisine yön veren ülkelerde gözlemlediğimiz bazı değişiklikleri de dikkate alıp düzenleyerek yazıya son şeklini verdik.  Dünya ekonomik sisteminin çıkmazda olduğu bir dönemde konu ile ilgili siyaset ve bilim adamalarının yanı sıra halkımızın da insanlığa daha yararlı bir ekonomik modelin olduğunu anlayabilmeleri açısından faydalı olacağına inanıyorum. Tıp doktoru olan benden daha fazlasını beklemekte yersiz olur inancındayım.

 

İlkel toplumlarda üretim

 

İnsanlığın gelişim ve evrimleşme süreci çerçevesinde Homosapien (ayakta duran, aklı olan, düşünen ve sorgulayan insan) geçişi takiben üretim ve üretim ilişkileri ile başladı. İlkel toplum olan klan'da üretim; toplayıcılık ve avcılıktan ibaretti. Bu toplumsal yapıda elde edilen ürünler eşit olarak, her bireyin gereksinimine uygun dağıtılırdı. İnsanlarda EGOİZMA (bencillik ), vahşilik duygusu insan ilişkilerini bozacak düzeyde değildi. Bu dönemde insanlar birbirlerini öldürmüyor, yakmıyor ve ortak düşmanları olan diğer varlıklarla savaşmada grup dayanışması içinde bulunuyorlardı. Bu süreç, milyonlarca yıl devam etti.

 

Köleci-Feodal toplumlarda ekonomi

 

Bir sonraki aşamada, mülkiyet edinme kavramı ortaya çıktı. Mülkiyet kavramı ve mülkiyet edinme düşüncesi ile birlikte, vahşet ve zalimlikler de baş gösterdi, böylece binlerce yıl süren KÖLECİ toplum düzeni kuruldu. Mülkiyetin genişlemesi ve toprağın belirli ellerde toplanması ile de bin yıl süren FEODAL toplum düzeni, yer küreye egemen oldu. Ne yazıktır ki ülkemizin bazı bölgelerinde ve yer kürenin hala pek çok yerinde hakim düzen "FEODALİZM" dir. Bunu da 500 yıldır devam etmekte olan BURJUVA KAPİTALİZMİ yönetimi takip etti. BURJUVA KAPİTALİZMİ; buhar makinesinin icadı, tarım ve sanayide makine teknolojisinin gelişimi, matbaanın icadı ve yaygın kullanımı ve Katolik Kilise'sinin devlet yönetimleri üzerindeki etkisinin azalması, bunun yanında sınıf kavramının ( işçi ve sermaye sınıfları ) ortaya çıkmasının bir sonucudur.

 

Liberal düşüncenin doğuşu

 

Ayrıntıya girmeden bir tespit yapalım. Her toplumsal düzende ekonomik işlerlik ve üretim biçimleri farklıdır. Sanayi toplumu ile birlikte LİBERAL EKONOMİ gündemdedir. LİBERALİZM bir üretim biçimi, bir siyasi anlayıştır. Kuramcısı Adam SMITH dir. LİBERAL EKONOMİ düşüncesinin mimarı olan İngiliz iktisatçı A. SMITH, 1776 da yazdığı "Ulusların zenginliği" isimli eserinde, devletin yapısı gereği ekonomiyi kötü biçimde dahi olsa yönetemeyeceği görüşünü savunmuştu. Aynı görüşü savunan H. SPENCER de devletin eğitim alanında bile rol oynamasına karşı çıkmış ve bunun bireysel özgürlüklere zarar vereceğini söylemiştir. (1)

 

“Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler”

 

Özet olarak, LİBERALİZM ekonomide özel girişimi ve sınırsız ferdi mülkiyeti ve de haklarını savunmuştur. Özel girişimciler için sınırsız özgürlükler tanır ve yasalarla hükümetler bunun alt yapısını hazırlar. " BIRAKINIZ YAPSINLAR, BIRAKINIZ GEÇSİNLER" sözü, LİBERALİZM’in temel ilkesidir.  Bu felsefeyi benimseyen toplumlarda, özgürlükler hep iktidar yandaşlarına ve toplum içindeki açgözlü insanlara tanınmıştır. Liberalizm ancak şimdi tanımını vereceğim İş adamı kimliği çerçevesinde toplumların kalkınmasında yararlı olabilir. S. SCHUMPETER'in İş adamlığı tanımı; üretim faktörlerini bir araya getiren, yeni ürünler geliştiren, yeni teknolojileri uygulayan, yeni pazarlar bulan ve kaynakları verimli kullanan kişidir. İş adamlığı, teşvik ve vergi iadesi alıp devleti soyan, sağı-solu dolandıran, banka kredilerinin üzerine yatan cüruflar topluluğu değildir. Pergel genişledi, tabi açı da genişledi, toparlayalım.Bu türden liberal görüşlere rağmen devletler uzun süre ekonomide rol oynadı. 17. ve 18. yüzyılda Dünya ekonomisinde MERKANTİLİST düşünce hakimdir. MERKANTİLİST (Külçecilik) düşünce; devlet gelirlerinin bir yerde toplanması. Bu tam anlamıyla "Devlet Baba" anlayışı olup, devlet ve gelirleri çok önemlidir.

 

Tek sömürgeci ülke İngiltere

 

Peşrevi kesip şimdi de taze olmayan örneklerle konuyu açmaya devam edelim. Birinci örneğimiz İNGİLTERE olsun: Sanayi devrimini takiben İngiltere, 300 yıl süren ve üzerinde güneşin batmadığı okyanus ötesi BÜYÜK BRİTANYA İmparatorluğu'nu kurdu. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki en büyük sömürgeci, Emperyalizm ve Kapitalizmin ağababası İngiltere, 19. yy. a kadar Dünya'nın tek egemen gücüdür. İngiliz lordları, Mısırdan Nil Vadisi'nin pamuğunu, Avustralya’nın yününü ve etini, Hindistan'ın altınını ve gümüşünü, çeşitli egzotik yiyeceklerini ve baharatlarını sömürerek günlerini gün ediyorlar. Gündüzleri soylu İngiliz atlarıyla gezinti ve av partileri düzenliyorlar, akşamları da şatafatlı salonlarda kadeh kaldırıp, pipo içerek dumanını seyrederek yaşayıp gidiyorlardı. Ne muazzam bir yaşamdı... Sömürdükleri geri kalmış ülke halklarının yoksulluğu, açlığı üzerine kurulu düzenleri, uyguladıkları zalimlikler, bütün bunları insanlığın ve dünyanın geleceğini karartan emperyalist çıkarları adına işliyorlardı.

 

Sömürgeciliği gerileten lider: Mustafa Kemal ATATÜRK

 

Tarihi gerçekleri dramatize etmemiz az bile fakat açıyı daraltalım. Peki, bu durum ne zamana kadar sürdü? Bu Osmanlı'ya Sevri dayatıp ve Anadolu'nun bağrından, baruttan bile daha tehlikeli olan bir ideolojinin ( ulusallaşmak ve tam bağımsızlık ideolojisi ) önderi, Türk’ün ebedi önderi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün  19 Mayıs 1919 da Samsun'dan Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatıp, Lozan da Sevri yırtıp, tüm Orta-Doğu ve Uzak-Doğu halklarına da bağımsızlık ışığını tutana kadar devam etti. Ulusal Kurtuluş hareketlerini takiben İngiliz sömürgeciliği geriledi. Yerini ABD sömürgeciliği aldı. İngiltere'nin ekonomisi geriye gitmeye başladı. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK - ki aklın ve bilimin yol göstericiliğini rehber edinmişti- yaptığı bu hareketle, sömürgeciliğe dayalı İngiliz ekonomisini sudan çıkmış balığa döndürdü. Başka bir anlatımla, koca imparatorluk pençeleri sökülmüş yaşlı bir aslan gibi olmuştu. Artık A. SMITH 'in liberal görüşleri eskimişti çünkü sömürgeler tek tek kaybedilmekteydi ve bu yüzden devletin etkin olduğu bir ekonomik yapılanmaya gidildi. 1920’li yıllara kadar devletin başlıca görevinin; savunma, iç güvenlik ve eğitim alanına yönelik olduğu düşünülüyordu. İngiliz ekonomist KEYNES, devletin sosyal alanlardaki sorumluluklarını da ön plana çıkaran bir teori geliştirmiş ve ekonomiyi canlandırmak için kamu harcamalarının artırılması gerektiğini savunmuştur. KEYNES'e göre devlet gelirleri; işsizliğin önlenmesi, hastalara ve toplumun düşük gelirli kesimlerine destek olmak amacıyla harcanmalıdır. Sosyal devlet anlayışının temelinde de bu görüş vardır.

 

Haftaya, KEMALİST DEVLETÇİ EKONOMİK MODEL

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı