Advert

EĞRİ OTURUP DOĞRU SEÇELİM

Yakında seçim var (mı) diyemiyorum? Gerçekten seçim zamanına yaklaşıyoruz demeyi çok isterdim. Ama şunu söyleyebilirim; Yakında bir seçim tiyatrosu var

EĞRİ OTURUP DOĞRU SEÇELİM
Bu içerik 63 kez okundu.
Advert

Ana teması ister komik ister traji komik, ister dram olsun, bedeli izleyenlerin (Seçenlerin)  ödediği bir seçim tiyatrosu. Bütün halk da bu tiyatronun figüranları ve seyircisi olacaktır. İşin ilginç yanı, bu tiyatronun hem figüranı hem de seyircisi olan halk, rol yapmadan bu oyunun içinde yer alacaktır. Çünkü bir tiyatro içinde olduğunu bilmeden ciddi ciddi seçim yapılıyor zannedecektir. Hayat bir anlamda seçimler zinciridir. Eşiniz, işiniz, arkadaşınız, yolunuz… Hepsi seçmenin ürünüdür. Kişi kendi seçiminin sonuçlarına katlanabilir. Sorumluluk ve özgürlük bunu gerektirir. Ancak kişi kendi özgür iradesi ile seçim yaparsa sonuçlarına katlanır. Dayatılan seçeneklerden bir tanesini kabul etmeye zorlandığında bunun adı seçim değil “seçilenlerin onaylanmasıdır.”

 

EGEMENLİK SEÇMENİN Mİ?

 

Yeryüzünde hangi insan boşanacağım diye evlenir? Hangi insan iflas edeceğim diye iş yeri açar? Hangi insan kaza yapacağı için yola çıkar? İnsanlar, boşanır, iflas eder, kazada zarar görür. Kabaca söylemek gerekirse, seçimin adil ve evrensel olabilmesi için gerçekten wwwkrasinin ilkelerine uygun olması gerekmektedir. wwwkrasilerde egemenlik halkındır.

wwwkrasilerde seçme ve seçilme hakkı vardır. wwwkrasilerde bireysel özgürlükler vardır.

Siz bu listeyi çoğaltabilirsiniz.  Şimdi bakalım; gerçekten egemenlik halkın mıdır? Eğer egemenlik halkın olsaydı, ülkedeki milli gelirin %15’ini nüfusun % 85’i ve % 85’lik milli geliri %15’lik nüfus paylaşır mıydı? Yani halk kendinin daha fazla fakirleşmesi için mi oy vermiştir? Lanetlik İŞİD şeytanını bilmeyenimiz yok; şimdi AK Partiye oy veren halkımız IŞID’in insanlık dışı eylemlerini destekliyor mu? Ne ilgisi var demeyin? İŞİD’i kimlerin desteklediği açıkça belli iken… Ama seçmen gidip oyunu kullanıyor.  Genellikle de tercihini güçten, güçlüden yana kullanıyor.

 

Bu güne kadar, seçim vaatlerini yerine getirmediği için yargılanan bir siyasetçi var mıdır? Demek ki seçim süresince halka yalan söylemek suç değil. Halkı kandırabilirsin. Halkın kandırıldığı ve siyasi ahlak yasasının olmadığı bir toplumda özgür seçimden nasıl söz edeceğiz. Kandırılarak oy alınan bir halkın egemen olduğundan nasıl söz edilebilir?

 

ZATEN SEÇİLMİŞLERİ SEÇİYORUZ

ADINA DA wwwKRASİ DİYORUZ…

 

Önce soralım, seçilecek olanı kim seçiyor? Halk mı? Hadi canım, seçileceklerin halka sorulduğu bir uygulama var mı? Siz bakmayın CHP’nin önseçim yapacağız diyerek aday adayların gazını aldığına. Milletvekili veya yerel yöneticiyi seçen Parti Merkezi olduğu müddetçe, seçilen kendini halka değil, partiye karşı sorumlu hissedecektir. Şimdi bakın; seçimlerde aday olacaklar, halkın arasında değil de Parti Merkezlerinin koridorlarında ve kulislerinde dolaşıyorlar. Bu durum dahi seçimlerin ne kadar ruhuna uygun olmadığını göstermektedir. Anketlerle nabız yoklanıyor; o nabza göre şerbet yerine “aday” belirleniyor. Seçmenler sadece olayları izliyor. Seçim zamanlarında da seçilmiş olanları seçiyor. Bu yöntem bir anlamda, seçmenlerin özgür iradelerine haksızlıktır. Ya da bu yöntemin seçmeni olan halkın özgür iradesinden söz edilebilir mi?

 

CEMAAT VE wwwKRASİ

YAN YANA OLMAZ!

 

Tarih, dinler savaşı” başlığı altında gerçekte “özgür irade” ile “teslim edilmiş irade” savaşı yapmıştır.  Dinler özgür iradeye karşı emperyalist düşmanlığın bir kılıfıdır. Gerçekte İslamiyet, Hz. Muhammed’in iradeleri özgür bırakma eyleminin diğer adıdır.  Müslümanlık, köleliğe ve kadını ikinci sınıf görme zihniyetine karşı bir zaferdir. Bu zaferin mimarı Hz. Muhammed’dir. Ancak, günümüz din bezirgânları, bu anlayışı tersine çevirme gayreti içindedirler. Hz. Muhammet zamanında, cemaatçilik, mezhepçilik var mıydı? Birbirini çiğ çiğ yeme var mıydı? Şimdi cemaatler, İslamiyet adına insan özgürlüğüne karşı düşmanlık yapmaktadırlar. Cemaatçilik, (ne anlatırsanız anlatın; nasıl anlatırsanız anlatın) özgür irade karşıtıdır. Cemaatçilik iradelerin teslim alındığı kalelerdir.

İradesi özgür olmayan bir bireyin seçiminin özgür olması düşünülemez.  Hem cemaatçi hem de wwwkrasi yan yana olamaz. Bu durum eşyanın tabiatına aykırıdır.  Bu nedenle, tavanda, mezheplere ve cemaatlere göre seçilmiş adayların, cemaatçiler tarafından seçilmesi, wwwkrasinin gerçekleşmesi değil; Monarşi’nin halk tarafından onaylanmasıdır.

Peki, bu olumsuzluk sadece AK Parti için mi geçerlidir? Hayır.  Parti Genel Başkanı veya partinin üzerinde otoriter birkaç kişinin egemen olduğu bütün sistemlerde bu aksaklık vardır.

Bu söz ettiklerimde seçme hakkı var mı?

Anayasada var olan seçme hakkı uygulamada “Onaylama Hakkı”na dönüşmüş durumdadır.

 

 

 

 

BUNUN NERESİ SEÇİLME HAKKI?

 

Şimdi herkesin bilip de pek az kimsenin konu ettiği şu seçim harcamalarına gelelim.

Arkadaşlar bir adayın seçilmesi halinde aylık alacağı ücret belli. Görev yaptığı ay sayısını ücreti ile çarparsınız eline geçecek miktar üç aşağı beş yukarı rakam ortaya çıkar.

Bir adayın harcamalarına bakıyorsunuz bazen bu paranın çok üstünde harcama yapıyor. Neden?  Bu aday memleketini benden daha mı çok seviyor? Örneğin ben bilgi, birikim, proje, düşünce olarak kendimi çok yeterli görüyorum. Benim gibi binlerce on binlerce kişi de aynı durumda. Sadece ve sadece finansmanı karşılayamadığım için aday adayı dahi olamıyorum. Bunun neresi seçilme Hakkı?

 

EGEMENLİK HAKKI

 

Sizi çok derin düşünmeye davet etmiyorum, ancak basit bir mantık yürütmeyi birlikte yapalım. Bir adayın seçim masrafları konusunda hem fikir isek şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor.

Bu harcamayı ya adayın şahsen kendisi yapmıştır veya başkası bu aday adına yapmıştır.

Eğer harcamaları şahsen kendisi yapmışsa seçildiği zaman egemenlik hakkı’ndan alacaklı olur. Doğal olarak bu parayı geri tahsil etmeyi düşünecektir.

Eğer başkası aday adına harcamışsa bu aday seçildiği zaman egemenlik hakkı’ndan 3. Şahsa borçlu olacaktır.  Her iki halde de “egemenlik hakkı”gölgelenmektedir.

Egemenlik hakkını dahi özgür olarak kullanamayan bir adaydan nasıl ülke adına çok yararlı şeyler bekleyebiliriz.  Örneğin Maden yasası; Su yasası; Aile yasası; toprak yasası gibi konularda bu aday özel sektörün temsilcisi mi olacaktır halkın temsilcisi mi?

Hele bu adayın üstelik başkan tarafından filanca ilin listesinde seçilebilecek sıraya konduğunu düşünün. Bana mantıksız geliyor.  Sadece mantıksız değil, bir tiyatro oyunu gibi geliyor ve hiç adil değil.

 

Biz, ülkemiz için doğrusunu isteyenler olduğumuz için olaylara hassasiyetle bakıyoruz. Kimsenin tekerine çomak sokmak gibi bir düşüncemiz olmadığı gibi ülkemizin çıkarlarına da çomak sokulmasına asla göz yummayız...

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı