Advert

AK PARTİ TEHDİTLERE BOYUN EĞMİŞTİR

AK Parti’nin dört bakanı yüce divana gönderilmedi. Gönderilemedi. Bu “hatalı” davranışın iki nedeni olduğu düşünülebilir. Birincisi, öteden beri var olan “ben adamımı yedirtmem” mantığı. İkincisi de soruşturmanın devamının nereye kadar uzayabileceği endiş

AK PARTİ TEHDİTLERE BOYUN EĞMİŞTİR
Bu içerik 89 kez okundu.
Advert

EGEMENLİK HAKKINDAN ÖDÜN VERİLMEZ

 

Bir takım sıfatlarla tanımlama yapılabilir. İnsan, biraz uzun, biraz kısa veya esmer olabilir. Tatlı, biraz şekerli veya tatsız olabilir. Ama insan biraz hamile olamaz. Ya hamiledir ya değildir. Egemenlik Hakkı’da öyledir.

Egemenlik Hakkı’ndan biraz ödün verilemez.

AK Parti, bir anlamda otoritesini adalet ve vicdanla kurma yetisini kaybetmiştir.  Şimdi bu devasa bünyesini korumak için “şiddet”e başvurmak zorundadır.

Şiddeti ise vicdandan uzaklaşan kanunla yapacak ve uygulamasını polise baskısına bırakmak demektir. Bu bir kehanet değil, düşüşe geçen her iktidar tarih boyunca, adalete ve vicdana uymayan kanunlara ve bu kanunları cop’la yürüten polise başvurmuştur.

 

NEDEN “HATALI”

 

AK Parti tarihi ve stratejik bir hata yapmıştır. Dinsel temalara değer veren AK Parti özellikle bu 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilmesini sağlamalıydı. Ardından da şu açıklamayı yapmalıydı.

“Biz bakanlarımızın öncelikle kamuoyu vicdanında aklanması taraftarıyız. Fıtratımız bunu gerektirir” demeli ve Yüce Divan’a sevk etmeliydi.

“Bakanların aklama yeri adliye koridorlarının olduğu kadar kamuoyu vicdanıdır da. Biz kanunlara karşı sorumluyuz ama önce kendi halkımıza sorumluyuz” deseydi daha çok puan toplardı.

Bu yolla hem bakanlarını kamuoyu vicdanında aklar hem de muhalefetin elinden çok önemli bir “silahı” almış olurdu.

Dört bakanın yüce divan yolunu keserek hem bu insanları kamuoyu vicdanında mahkum etmiş hem bu kararı veren komisyon üyelerinin güvensizliğini tesis etmiş hem de muhalefetin elini güçlendirmiştir.

Esas soru bu kadar riske neden girmiştir ve neyi önlemeye çalışmıştır?

 

YÜRÜTME VE YARGI BİRBİRİNE KARIŞTI

 

Bu süreçler geçtikten sonra, bakanların yargılanmasında son durak TBMM’nin bünyesinde yapılacak.  Burada da bir çelişki var. TBMM’si, Yasama Organı’dır.

Yasama Organı olan Yüce Meclis’in bir yargılama yapıp yapmayacağı ise bizce tartışılması gereken bir konudur. Yargı’nın görev alanına giren bir konuda yasama makamı nasıl yanıt verecek? Bilindiği üzere, TBMM’si Yasama Organıdır. Hükümet, Yürütme ve Anayasa Mahkemesi ise yargı organıdır. TBMM’de çoğunluk partisinin de çoğunluk olduğu bir komisyon, yargının görevini üstlenmiş ve neredeyse aklama yapmıştır.

Üstelik bazı tapelerin imha edilmesine karar vermiştir.

Gazete olarak her türlü hukuksuz dinleme ve dinlemelerin basında yayınlanmasına karşıyız. Bunu insan onuruna yakışmayan ve etik olmayan bir davranış olarak yorumladığımız gibi, suç olması gerektiğine de inanmaktayız.

 

Ancak tapeleri imha etme yetkisi Komisyona ait olmamalı. Komisyon yetkisini aşarak yargının görevine müdahale etmiştir. Konunun bir oldubittiye getirilmesi, kamuoyunda var olan şüphe ve tedirginlikleri giderme yerine derinleştirme işlevi görmüştür. Her şekilde bu tutumdan AK Parti zarar görmüştür.

 

HALK YARGI MAKAMI DEĞİLDİR

 

Hiç kimse çoğunluk iddiasında bulunarak kamuoyu vicdanında aklanamaz.

Ayrıca, halk oylaması da bir yargı makamı değildir. Halk değil mahkeme yargılar.

Ancak Kovboy Filmlerinde halkın ortak iradesi ile insanlar en yakın direkte sallandırılır.

Halk yargılayamaz; bu nedenle çoğunluk, halkın nezdinde aklanma ile aynı anlamı taşımaz.

Sonuç olarak, Müzik notalarla konuşur; sonuçta ortaya uyumlu bir melodi çıkar.

Ressam duygularını renklerle, şair dizelerle, romancı, cümle ve kurgularla konuşur.

Adalet, kanunla konuşur; düzen ve güven ortamı böyle oluşur.

Kanun ile adalet arasında uyum yokluğu, kaosun, kargaşanın, güvensizliğin tohumlarını eker.

 

MİLLETVELİLLERİ TARİHİ GÖREVE

 

AK Parti aklanmak için tarihi bir fırsat kaçırmıştır. Belki de kaçırmadı…

Belki de AK Parti içerisinde tertemiz ve hiçbir şaibeye karışmadığına inandığımız onlarca milletvekilleri,  - yukarıdan- gelecek talimatları değil de kendi vicdanlarının sesini dinleyeceklerdir.

Eğer kendi vicdanının sesini dinleyecek olan milletvekilleri olursa, bilin ki onlar hem AK Parti’nin içine düştüğü çıkmazdan kurtulma yolunu açacak hem de tarihe alnı ak insanlar olarak geçeceklerdir.

 

AK Parti milletvekillerinden beklentimiz, (Başta Bülent Arınç olmak üzere, görüşlerine katılmamak ayrı bir olay ancak kesinlikle akçeli hiçbir işe ve şaibeye bulaştığına dair en ufak bir şüphe ve tereddüt yoktur, keza Başbakan Ahmet Davutoğlu için de aynı düşünceler geçerlidir. AK Parti içerisinde böyle sayacağımız birçok insan vardır…)

 

Şimdi vicdan sahibi bu insanların, kendilerini de şaibe altına sokacak bu eyleme yine kendilerine yakışan bir duruş sergilemeleri kamuoyunun beklentisidir.

Hiç kimseyi linç etmeyelim ancak, adalete güvenelim.

Bu adalet bir gün herkese lazım olacak.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Konyaaltı Belediyesi barınağında 233 yeni doğum
Asfaltta Muratpaşa imzası
Asfaltta Muratpaşa imzası