Advert

‘Ne AKP’ye ne de CHP’deki siyasi baronlara boyun eğdim’

Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ı 2009 yerel seçiminde Menderes Türel’i yıkan adam olarak sadece Antalya değil Türkiye tanıdı. Özünün, sözünün doğruluğuyla iktidar partisi AK Parti’nin yanı sıra başta dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çıkarları

 ‘Ne AKP’ye ne de CHP’deki siyasi baronlara boyun eğdim’
Bu içerik 133 kez okundu.
Advert

İktidar partisine karşı verdiği mücadelede nasıl geri adım atmadıysa kendi partisi içerisindeki “küçük olsun benim olsun” diyen siyasi baronlara da boyun eğmedi. Bu onurlu ve kişilikli tavrı tabandan takdir görürken koltuklarını kaybetme endişesine düşen sözüm ona CHP’liler Akaydın’ı hedef tahtasına oturtmaktan beis duymadılar. Prof. Dr. Mustafa Akaydın bir bilim insanı. Binlerce hastaya şifa olmuş ve hastalarının yüreklerine saldığı yaşama umudunu yeşerterek onlarla dost, can, arkadaş olmuş bir isim. Bilim insanı olmanın dezavantajını, ülkenin içinde bulunduğu nesnel koşulları ve yapılan ısrarlara dayanamayarak sorumluluk bilinciyle “evet” diyerek girdiği siyaset sahnesinde gördü. Çünkü o bir siyasetçi değildi. Yalan denen o iblisin fasit çemberinde dolanarak kendisini inkâr edemezdi. Bilimin ışığında tez ve antitezlerin bileşiminden doğan doğruları gündeme taşıyarak dile getirmesi onun birincil göreviydi. O’da 5 yıllık belediye başkanlığı görevi süresince sadece bunu yaptı yani doğruları söyledi. Siyasetin halktan, eşitlikten, adaletten yana olan tarafını benimsedi. Hak edene hak ettiği değeri verirken ikiyüzlülüğe, ranta ve adam kayırmalara prim vermedi. Belki onun bu tavrı (ki kendi partilileri tarafından seçimi kazanamaması için yoğun çaba harcadılar) seçimi kazanamamasında etkili oldu ama o Antalya halkının kendine olan güveninden asla şüphe duymadı. O, Antalya halkının hocasıydı ve elbette bir bildiği vardı. Ve tarih o bilgilerin doğru-geçer olduğunu her gün yüzümüze ‘siz ne yaptınız?’ der gibi yüzümüze vuruyor.

 

Prof. Dr. Mustafa Akaydın beraberinde gençlik kotasından Milletvekili aday adayı olarak çalışmalarına başlayan Manavgat’ın temiz yüzlü siyasetçisi Tansev Pilavcı, Milletvekili Aday adayı il eski başkan yardımcısı Nuri Cengiz ve önseçimde en yüksek oyu alarak Muratpaşa ilçe yönetimine giren Ercan Akbulut ile birlikte gazetemizi ziyaret ederek, merak ettiklerinizle ilgili sorularımızı cevapladı. Sorularımız her ne kadar parti içi çekişmeler yönünde olduysa da Sn. Akaydın, ‘kol kırılır yen içinde kalır / kalır da ses etmez’ mantığı çerçevesinde bu sorulardan kaçınarak; ‘Aile içerisinde olur böyle şeyler, büyütmemek gerekir’ söylemine sığınmayı tercih etti.

 

Ortak hedefimiz CHP’yi iktidar yapmaktır

Geriye dönüp neler yaşandığına bakmak yerine ülkemizin aydınlık yarınları için ne yapabiliriz? CHP’sini iktidara nasıl taşıya biliriz düşüncesinde olmamız gerektiği inancındayım. Bu inançtır beni dolaylı yollardan seçim kaybetmiş bir belediye başkanı olarak yollara düşüren. Bu inançtır ki, aynı amaç ve umudu paylaştığımız ekip arkadaşlarımızla partililerimizi birebir ziyaret ederek onlarla hemhal oluşumuz. Rehberimiz, kurucumuz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ortak hedefimiz ise onun değerlerini ve CHP’ni iktidara taşımaktır.

 

CHP gemisini karaya oturtmaz

 

Deniz Baykal bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir siyasetçidir. 18 yıl partimizin genel başkanlığını yapmıştır. Saygıda kusur etmemeye özen gösterdiğimiz bir değerdir. Değişen siyasi konjonktürler içerisinde belki birileri için anlamsız gelebilir ama ülkemin aydınlık yarınları için tartışmalar içerisine girebilirsiniz. CHP’nin bu tartışmaları kendi potansiyeli içerisinde eritecek birikimi, deneyimi ve de gücü vardır. Parti içi wwwkrasiyi diğer partilere nazaran en iyi işleten parti olan CHP iktidara koşarken gemisini sığ sularda karaya oturtmaz.

 

Çanların kimin için çalacağına bakmayacağız

 

Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Antalya Milletvekilliği sıralama listesini tek başına Sn. Deniz Baykal’ın uhdesine bırakacağını sanmıyorum. Antalya’nın merkez ilçe örgütleri olmak üzere diğer tüm ilçe örgütleri hâkim huzurunda yapılacak bir önseçim beklentisi içerisinde. Deniz Bey’de ilçe örgütlerine yaptığı ziyaretlerde bunu dile getiriyor. Genel Merkez’in parti tabanının isteği doğrultusunda alacağı her türlü kararın arkasında durarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Çanların kimin için çalacağına bakmayacağız. Şartlar ve koşullar nasıl gelişirse gelişsin bizlerin tek bir hedefi var: CHP’ni iktidara taşımak, başka bir kaygımız ve tasamız yok.

 

 

Ben kaybettirilmiş bir siyasetçiyim

AK Parti algı yönetimi oluşturan bir partidir. Ona bakılırsa Menderes Türel’de kaybetmiş bir siyasetçidir.  Zaten önemli olan halkın gönlünde taht kurabilmektir. Antalya halkının gönlündeki yerimi AKP’nin hiçbir algı propagandası silemez.  Seçimi hangi ayak oyunlarıyla kaybettiğim ve seçimi kaybetmem için bizatihi dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahil olduğunu sadece Antalyalı seçmenler değil ülkedeki duyarlı vatandaşlarda çok iyi biliyor. Bu yüzden ben kaybetmiş bir siyasetçi değilim. Oylarıma sonuna kadar sahip çıktım ama onlar bakanların arkasına sığınıp oy hırsızlığı yaparak seçim aldılar, halkın iradesini hiçe saydılar.

 

Mikro Milliyetçilik söylemi çağdışıdır

 

AKP çağdışı kalmış bir söylemle mikro milliyetçilik yaparak benim Antalyalı olmadığımı söylüyor. Bu söyleme maalesef partimizin içindeki bir takım cenahlarda çanak tutuyor. Ben 35 yıldır doktor, rektör, belediye başkanı olarak Antalya’ya hizmet vermekteyim. Hayatımda en çok Antalya’da yaşadım ve en çok Antalya’da hizmet verdim. Antalya, Türkiye’nin en çok göç alan şehirleri arasındadır. Eğer, doğma büyüme Antalyalı değil ayrımı yapılacaksa, bu resmen ırkçılıktır. Geçen seçim sürecinde olduğu gibi önümüze getirilirse bu konu, yine olduğu gibi bunun kararını değerli Antalyalı kardeşlerim verecektir. Ben bir Antalya sevdalısı ve Antalya çocuğuyum. Antalyalı ve CHP’li olmaktan da gurur duyuyorum.

 

Beynimiz, yüreğimiz ve ağzımız bir

 

Ben diğer CHP Aday adaylarını rakipten ziyade ekip arkadaşı olarak görüyorum. Siyasette kıdemli olmak, genç siyasetçi arkadaşlara öncelik tanımaktır. Bende buradaki genç siyasetçi arkadaşlarımın, ekip arkadaşlarımın yanındayım. Hepimizin ortak amacı CHP’yi Antalya’da ve Türkiye’de iktidar, siyaseti ilkeli yapmaktır. Bu yolda rakip değil, ekip olunur. Bizler iyi bir ekibin yanı sıra iyi birer partili olduğumuzu iki aday adayı kardeşimle gazetenizi ziyarete gelerek ispat etmiş olmuyor muyuz? Beyinlerimiz, yüreğimiz, ortak hedefimiz ve ağzımız bir. Gerçek siyaset, gerçek partililik bu değil de nedir?

 

 

CHP’deki İrlandalıları temizlemeliyiz

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel kendi yasası altında ezilen ısmarlama bir belediye başkanı.  Manavgat Belediye’mize ve diğer CHP’li ilçe belediyelerine reva gördüğü eziyete bir bakın. Türel’in atanmışlar yoluyla CHP’li belediyeleri kontrol altında tutma düşüncesi antiwwwkratiktir. Seçilmişlere yapılan bir baskıdır. Seçmen iradesini yok saymaktır, kabul edilebilecek bir durum değildir. Menderes Türel bu anlayışla devam ederse önündeki 4 yılda Belediye Başkanlığı yapamaz. Kendi yasası altında eziliyor. Herkes fark etsin ki Menderes Türel zor dayanıyor. Karayollarının yaptığı yolları köprüleri ben yaptım diyen bir Belediye zaten ne kadar gerçekçi olabilir ki?  Sahil kesimindeki CHP ve MHP’li belediyelerin gelirlerine göz diken Büyükşehir Belediyesi’nin hedefi Manavgat Belediyesi’dir. Biz Ege’nin İzmir’i gibi Akdeniz’in Antalya’sı olamadık. CHP’den öncelikle aramızda bulunan İrlandalıları uzak tutmalıyız.

 

 

Koalisyon hükümeti ortaya çıkabilir

 

Antalya’da yıllarım geçti, oldukça fazla emeklerim var. Milletvekilliğim durumunda özellikle sağlık, eğitim ve tarım alanında hizmetler vermeye devam edeceğim. Ama öncelikli ve üstünde durduğumuz konu tarım olacaktır. Kendi bünyemdeki Turizm Antalya Tanıtım Anonim Şirketi ile de birlikte, Antalya sahil kesimini ekonomik olarak bir elden turizm ile turizme katkı sağlayacağını da düşünüyorum. Daha sonra Antalya’daki 21 bin kilometrelik alanda özellikle köyleri kalkındırma projelerimiz var. Ayrıca ürünlerimizin markalaştırılması ile ilgili projelerimiz var. Milletvekilliğimde de bunlara devam edeceğim. Bugün Türkiye’mizin Gezi Parkı ruhuyla yolsuzlukla mücadele eden direnişçi bir ruha ihtiyacı var. Günümüzün en büyük sorunu olan Adaletsizlik ile sonuna kadar mücadele edip, direneceğiz.

Genel olarak oylara baktığımızda AK Parti’de düşüş var, kararsız seçmen çok. Diğer partilerde hafif yükselişler olacaktır.  Görünen Tabloda 2015 seçim sonuçları bir koalisyon hükümetini ortaya çıkarabilir.  Bizlerde bu seçimde en az 6 Milletvekili çıkarırız diye düşünüyorum.

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 ‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti