Advert

POLİSLE EMPATİ YAPIN

Manavgat Irmağı’nın kıyısında, söğüt, çam, okaliptüs ağaçlarının serin gölgesinde Manavgat Emniyet Müdürlüğü’nden bir dostumuz içtenlikle; “sempatik olmamızı istiyorsanız, empati yapın…” diyordu.

POLİSLE EMPATİ YAPIN
Bu içerik 71 kez okundu.
Advert

Empati yapmak bile bir güvenlik sonucudur. Hiçbir güç bana 12 Eylül’den önceki polis için empati yaptıramaz. Ama şu an hep birlikte empati yapalım.Hem de bu empatiyi iktidarların, sürekli değişime uğrattığı iç güvenlik yasasını da göz önüne alarak yapmak durumunda olduğumuzu unutmadan yapalım bu empatiyi.

 

Güvenlik kentler için pahalı bir yatırımdır. Hani ben kaldırım işgallerinden şikayet ediyorum ya, gerçekten o kaldırımlarda kurulu masalarda oturan genç, yaşlı insanlar mutlu… Hem de çok mutlular…

 

İnsanlar hafta sonları, ırmak kıyısına, parklara, piknik yerlerine gidiyor. Her kesim kendi ekonomik gücüne göre bu kentin yaşamını paylaşıyor. Ben bu kentte, akşama sağ kalmanın veya bir yakınını kaybetmemiş olmanın çok büyük kazanç olduğu günleri de biliyorum.

 

Güvenliğin olmadığı bir yerde, ne ekonomik ne kültürel ne de sosyal hiçbir yatırımın bir anlamı yoktur. Birileri bu güvenliği sağlıyor. Peki, kim sağlıyor?

 

Ben gideceğim yere rahat gideyim, bayramımı sorunsuz geçireyim, mitingde problem yaşamayayım, geceleri rahat uyuyayım diye kimler çoluk çocuğundan uzak kalarak görev yapıyorsa onlar sağlıyordur bu güvenliği.

 

Eğri oturup doğru konuşalım; 657 sayılı yasaya tabi olan memurları şöyle bir anımsayalım. Tapu, maliye, nüfus memurları vs. Bir sorunla gidersiniz eğer sorun o an çözümlenemiyor veya bir noksanlık anlaşılmadık bir durum varsa memur size, “lütfen bekleyin!”, “on dakika sonra gelin” veya “yarın gelin” gibi istekte bulunma hakları vardır. Memur o an karar veremiyordur sizden zaman talep edebilir. Bu gayet insani bir durumdur ve anlayışla karşılanabilir.

 

Bir olay karşısında polisin, “bir saat sonra gelin” deme hakkı da yoktur, şansı da… Doğru ya da yanlış o an, hemen karar vermek zorundadır. Böyle bir stresle görev yapıyorlar.

 

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nden bir polis dostumuz anlatıyor, “Siz suç işlemiş bir genci evinden alırken, anasının o çığlıklarına katlanmayı kolay mı sanıyorsunuz? Annenin ciğerini sökseniz böyle bir çığlık atamaz. Bizde anne babayız” demişti.

 

Polisi üniformasından soyutlayıp insan olarak gördüğümüz zaman empati yapmamız kolaylaşıyor. Sayın Emniyet Müdürüm, diyorum ki…

Kentin pahalı yatırımı olan güvenliği sağlamak için özveride bulunan polislere karşı bizim de vatandaş olarak görevlerimiz vardır. Olmalıdır.

Örneğin mesleki mesailerinin dışında, polislerin kişisel beceri ve yeteneklerini ortaya çıkaracak spor, sanat ve kültürel faaliyetler yapabilecekleri mekan ve olanakları sağlamak…

Onların aileleri ile daha çok zaman geçirebilecekleri fırsatları üretmek. Bunlar hep proje konularıdır. Ruhen ve bedenen sağlıklı bir polis, daha sağlıklı karar alacaktır.

 

Sayın Emniyet Müdürüm,

 

Manavgat’tan şikayetimiz çok idealist insan olduğumuzdandır. Mükemmeliyetçilik ruhu taşıdığımızdan ve halkımıza en iyisini layık gördüğümüzdendir.

 

Özellikle son zamanlarda uyuşturucuya karşı verdiğiniz mücadele taktire şayandır. Bir de Toplum Destekli ekibinizin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında halkla sık sık bir araya gelmesi vatandaş nezdinde kurumla empati yapmayı kolaylaştırmaktadır.

 

Şahsınızda tüm personelinizin 170’inci kuruluş yıldönümünü kutlar, Manavgat’ımıza diktiğiniz her fidan ve suçu önleyici tedbirlerindeki başarılarınız için sizleri kutlarım.

 

Yani Manavgat’ın sayenizde cennet olduğunu bilenlerdenim.

 
 
 
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
 ‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
‘Sonbahar Şiir Gecesi’ duygulandırdı
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti
Vali Münir Karaloğlu Gazipaşa'yı ziyaret etti