Advert

GEZDİM, GÖRDÜM VE DE YAZDIM…

Son günlerde bazı kesimler tarafından eleştirilerek hedef tahtasına oturtulmak istenen Manavgat Belediyesi’nin ‘Hayvan Barınağı’nda’ bir dizi incelemeler yaptım.

GEZDİM, GÖRDÜM VE DE YAZDIM…
Bu içerik 1693 kez okundu.
Advert

İnceleme derken bir bakıma erketeye yatarak gözlemledim desem daha doğru olur. Bilinen kimliğimden dolayı kendi adıma birilerini içlerine sokarak gözlem yaptırdım. Hedefim her zaman olduğu gibi gerçeği aramaktı. Yapılan eleştirilerin doğruluk oranı ne idi? Görevliler ve burayı sıkça ziyaret eden vatandaşlar ile görüştüm ve ardından yaptığım kısa bir araştırmadan sonra vatandaşlarımızı bilgilendirmek adına bu yazı ortaya çıktı.

Yaptığım araştırmalar ve incelemeler sonucunda üzülerek şunu gördüm:

Hayvan sever goygoyculuğu yapan vatandaşlarda dâhil olmak üzere birçoklarının 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bu kanunun yerel yönetimlere verdiği yetkilerden bihaberler.

Kısaca özetlersek yasa, “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı  şekilde yerel yönetimlerce  kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama  bırakılmaları esastır” der.

Bundan dolayıdır ki halk arasında Hayvan Barınağı diye adlandırdığımız binaya girdiğimizde T. C. Manavgat Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Barındırma ve Bakım Merkezi tabelasını görürüz. Aslında bu tabela birçok şeyi açıklasa da biz yine anlayabileceğimiz dilden kısa ve öz ne nedir diye açıklamaya çalışalım. Okuma kolaylığı açısından bunu da soru- cevap şeklinde yapalım.

Barınak Nedir?

Öncelikle bilmelisiniz ki, barınaklar KALICI DEĞİL, GEÇİCİ YERLERDİR. Barınaklar, belediyelerin, sokak hayvanlarının rehabilite edilebilmesi için kurmuş oldukları yerlerdir.  Yani binlerce hayvanın sürekli kalabileceği yerler değildir. Zaten yasada buna izin vermiyor,

Rehabilite etmek ne demektir?

Hasta, yaralı, kaza geçirmiş, hamile, yavru, hasta, sakat vb., kısacası ' rehabilite ' edilme koşullarına uygun hayvanlar için geçici, özel şartlarda ise ( örneğin; saldırgan, problemli, pitbull gibi üretimi, satışı ve sahiplendirilmesi yasaklanmış cinsler için ) kalıcı yuvalardır.

Belediyeler barınaklar için ne yapar?

Belediyeler, barınaklar için arazi temin eder, proje hazırlar veya hazırlatır, yaptırır, temel ihtiyaçları olan; elektrik, su… Vb. karşılar. Lojistik destek verir. Çalışanların ve veterinerlerin maaşlarını öder.

Barınaktaki hayvanları sahiplendirir. Uygun şartlarda yaşamaları için destek olur. Kendi bölgesindeki hayvanlardan sorumludur. Toplar, kuduz aşılarını vurur, kısırlaştırır ve aldığı bölgeye, yani yaşadığı, bildiği yere bırakır.

Belediyeler barınaklarda ne yapamaz?

Mama, yiyecek yardımı yapmaz. Karma aşılar, diğer aşıları karşılamaz. İlaçların maddi yükünü karşılamaz. Çünkü belediyeler, örneğin kanser olan bir hayvanı iyileştirmez, uyutur. Türkiye'de ki barınaklar, dünyaya oranla, uyutmayı en az yapan ülkelerdendir. Belediyeler, 'cins' hayvanlara bakmakla yükümlü değildir. (Manavgat Belediyesi yasal yetkisi olmadığı halde yapmaması gereken birçok hizmeti kişisel ilişkileri devreye sokarak yapabilme gayreti içerisindedir. Bununda böyle bilinmesinde yarar olduğu kanısındayım)

Barınaklar, sokak hayvanları için kurulmuştur.

Para ile satın aldığınız, ithal ettirdiğiniz, para karşılığı ürettirdiğiniz ' cins ' köpekleri, sokağa attığınızda, ormana terk ettiğinizde veya hastalanıp yaşlandıklarında, hastalandıklarında barınağa getirenler, bunu bir daha düşünmeli. Bu hayvanlar, sokakta yemek bulamaz, kendini koruyamaz, hastalanırlar. Sağlıkları bozulur, sokakta yaşamayı bilmedikleri için, aç kalır, üşür ve zarar görürler. Psikolojilerini yazmıyorum bile...  Bu yüzden, 'mecburen ' barınaklar bu hayvanları da barındırmaya başlamıştır.

Bakınız bu konuda Manavgat Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Barındırma ve Bakım Merkezi’nin koordinasyonundan sorumlu çalışanı Ümmane Karavelioğlu neler söylüyor:

Çocuklarımız gibi bakıyoruz

Sahipli hayvanlara kısırlaştırma ve tedavi yasa gereği yaptırılamıyor. Gelen vatandaşlarımıza bunu anlatıyoruz ve veteriner hekime gidilmesi yönünde bilgilendiriyoruz. Buranın kuruluş amacı sahipsiz ve sokak hayvanlarını rehabilite etmek ve yasanın ön gördüğü şekilde 10 gün içerisinde doğal yaşam alanlarına geri salıverilmelerini sağlamaktır. Hijyen en çok önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Burada bakımını üstlendiğimiz hayvanlara çocuklarımıza gösterdiğimiz sevgiyi gösteriyoruz. Çünkü onlarda bir can taşıyor ve bizler bunun bilincindeyiz.

Kafesleri günde en az 5-6 kez temizliyoruz

Günde 5-6 kez kafesleri yıkıyoruz. Ancak hangi maksatla bilinmez bir kafeste o an olagelmiş bir dışkının resmini çekip sanki buralar hiç temizlenmiyormuş gibi haber yapıp sosyal medya hesaplarından paylaşıyorlar. Küçücük bir bebeğiniz olduğunu düşünün aynı şey günde kaç kez başınıza geliyordur. Bizlerin en büyük sıkıntısı 3-4 aylığına bölgemize tatile gelen ailelerin sırf çocuklarını oyalamak için sahiplendikleri hayvanları tatil bitimi sonra ya sokağa bırakmaları ya da bizlere geri getirmeleridir. Özellikle rica ediyorum bunu yapmasınlar. Bu hayvanların terk edildikten sonra küsmeleri, ağlamaları ve bozulan psikolojileri bizleri derinden üzüyor. Hayvan severlerde kendi sorumluluk bilinci içerisinde davranarak bizlere yardımcı olmalıdırlar. Belediyemiz yetki sınırları içerisinde zaten her olanağı fazlasıyla kullanmaktadır.

Hayvan severlerin sorumlulukları ne olmalıdır?

Aslında kilit soru budur. Yanıtı hem çok kolay, hem de çok zor.  Ancak, en basitinden başlayalım, kendimizden.  ' Herkes kendi sokağının önünü temizlerse, şehir tertemiz olur ' derler ya, tam da söylemek istediğim bu. Kendi sokağınızdan başlayın.

Kendi yaşadığınız bölgedeki hayvanlara sahip çıkın. Kapınızın önüne, uygun yerlere, onlar için bir kap su, bir kap yemek koyun. Kısırlaştırılmalarını, aşılamalarını yaptırın, takip edin. ( Bölgenizdeki barınak zaten bunun için var, unutmayın. )  Bölgenizdeki barınağı sık sık ziyaret edin, oradaki sistemin takipçisi olun.

Oranın ' gönüllüsü ' olun. Sahiplendirme çalışmaları için yenilikçi ve taze fikirler üretin, onlara ' doğru ' gelecekler hazırlayın. Bu ' geçici ' evlerinde onlara hijyenik koşullar sağlayın, tedavilerine, beslenmelerine destek olun. En önemlisi, terkedildiklerinde, bizlerle aynı duyguları ve acıları çektikleri pek bilinmeyen bu hassas canlar için, umut olun. Sevginizle, onların hayatlarının gidişatını değiştirin. Yapılacaklar, daha uzun uzun konuşulabilir, yeni fikirler üretilebilir. Ancak mevcut koşullar için, en azından kendi adımıza, bunları yaparsak, sorunlar büyük ölçüde çözümlenecektir.

Kulaktan dolma bilgilerle eleştirmek yerine, eleştirilen konuları yerinde görmek, katılımcı ve denetleyici olmak çok daha doğru bir davranış olacaktır.

Hayvan Barınağı’nın Veteriner Teknikeri Ebru Özden’in koyduğu son nokta gibi:

Barınaklar, gönüllüler olmadan, ayakta kalamaz. ..

Barınaklara gitmeden, gerçekten hayvan sever olunmaz...

Bugün, bir daha düşünelim, gerçekten hayvan sever miyiz?

Yoksa sadece seviyor mu görünüyoruz?

manavgat manavgat haber
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı