Advert

Irmak kıyısında bir ağaç gölgesi

Ruh bu! Ele avuca sığmaz yaramaz çocuk; bazen alçalmak ister.

Irmak kıyısında bir ağaç gölgesi
Bu içerik 868 kez okundu.
Advert

Binaların son katlarında oturur, yaylaların en yükseği ve serinine çıkar, koltuğu daima yüksektedir, gözü hep yukarıdadır. Gözleri gökyüzündedir ama bulutları göremez.

Oysa benim sığınağım ve yuvam ırmak kıyılarında bir ağaç gölgesidir; ne zaman aşağı baksam onu görüyorum.

O, yukarı baktıkça beni göremiyor. Oysa onun yüksekliklerini aşan yerdeyim;

Bir ağacın gölgesindeyim.

O, iktidarı arıyor yükseklerde;

Hükmetmeyi, sahip olmayı,

Gücü arıyor gözlerini diktiği yerde.

O yüzden göremiyor ne beni nede milyonlarca bedeni.

O, kendini değil, kendini alt eden zaferi arıyor yükseklerde;

O yüzden hep aşağıda aşağılığın en karanlığında…

Yüceliğin sahte çağrısına uyan gözleri hep yukarıdadır. Ezdiğini fark etmeden yürür; böcekleri, karıncaları, insanları, duyguları erdem ve inançları...

O yüzden bilmez hangi yuvaları dağıttığını. Adımlarını bastığı yerde değil, adımlarının götüreceği yerdedir gözleri. O yüzden göremez bir çam ağacı dibinde yaşamı derinlemesine soluyanları.

Ruh bu! Ele avuca sığmaz yaramaz çocuk; bazen alçalmak ister.

Ruhum alçalma oyunu istediğinde, çıkarım O’nun yüksekliğine.

O, bulunduğu yükseklikte ne denli öğünürse ben o denli utanırım.

O ne kadar rahat ise ben o denli bitkin ve huzursuzum. O’nun başarıları benim insanlık anlayışımın yüz karasıdır. Yükseklik O’nun başını döndürür benim midemi bulandırır.

Yüksekliklerde O, kendini alt eden zaferiyle barışık; ben, kendimi kaybedişin hüznüyle perişan.

O yüzden dayanamam atarım kendimi yükseklerden aşağı doğru;

Ne kadar aşağıya inersem ineyim, hep daha aşağıda kalıyor onun yüksekliği.

O ne zaman yükselmek isterse, merdivene, asansöre, parti merkezine, müsteşarlık sofralarına, uçağa koşar telaşla…

Kendini ya paket edip bagaja koyar veya yemek masalarında meze olarak hazırlar ya da bir yerlerde unutulur.

Yükselmek hırsı ve kendini alt eden zaferiyle baş başa kalır…

Gözleri hep yukarı baktığından asla, yükseldikçe ne kadar alçaldığını göremez…

Yükseldikçe ne kadar alçaldıklarını göremeyenlerden Mustafa Kemal’i, Cumhuriyet’i görmelerini elbette bekleyemeyiz…

Ama bizler görmeye devam edeceğiz…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

MANAVGAT MANAVGAT HABER
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı