Advert

Şükrü Sözen ne yapsın?

Siyasi terminolojide sıkça dillendirilen bir terim vardır: Devlette süreklilik esastır.

Şükrü Sözen ne yapsın?
Bu içerik 2335 kez okundu.
Advert

Şükrü Sözen ne yapsın?

 

Siyasi terminolojide sıkça dillendirilen bir terim vardır: Devlette süreklilik esastır.

 

Örneğin belediyelerde esastan doğan bu sürekliliği sağlayacak kişi ya da kişiler, idarenin başının olmadığı zamanlarda yasalar çerçevesinde işleyişi sürdürmek zorunda olan başkan vekildir, başkan yardımcısıdır, Hukuk işlerinden sorumlu müdürdür ve / veya insan kaynaklarından sorumlu yetkilidir.

 

Peki, bu saydığımız yetkililer bir yanlış yaparsa vatandaş kimi sorumlu tutar?

 

Vatandaş direkt olarak idarenin başını sorumlu tutar ve işin aslını astarını soruşturup öğrenmeden eleştirilerini de o yönde kulaktan kulağa yaymaya başlar.

 

İdarenin başına da pirincin taşını ayıklamak kalır.

 

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen gözlemlediğim kadarıyla bu konulardan en çok muzdarip olan bir yönetici. Bu kadar yoğunluklu ve tempolu çalışmasına rağmen iç işleyişte yapılan hataları düzeltmek için gösterdiği çaba zihinsel olarak onu fazlasıyla yoruyor.

 

Sözen’i tanıyanlar iyi bilir, kurumundaki en alt kademe çalışanından en üst kademe çalışanına kadar toplum nezdinde eleştirilmelerine izin vermez, sever ve korur.

 

Onların yaptığı yanlışlardan dolayı eleştirilerin kendisine yönelmesine ses etmez ve mevcut sorunu en kısa sürede çözmek içinde yoğun mesai harcar.

 

Deyim yerindeyse; “kan kusar ama kızılcık şerbeti içtim” der.

 

Bu girişi toplumdaki yanlış bir bilgiyi düzeltme adına yaptığımı öncelikle belirtirim. Mademki görevimiz kamuoyunu doğru bilgilendirmek, yanlışı yapanın bilinmesi de doğrularımız içerisindedir.

 

Gelelim konumuza:

 

Geçtiğimiz günlerde FETÖ soruşturması kapsamında Manavgat Belediyesinin çalışanlarından üç ismin ifadeleri alınmak için gözaltına alındıkları haberi Manavgat gündemine bomba gibi düştü. Gözaltılar yapılırken Başkan Sözen şehir dışındaydı ve belediye vekâleten yönetiliyordu. Gözaltına alınan isimler toplumda zikredilmeye başlandığında, “yok böyle bir şey, inanamıyorum, olamaz” türünde yakınmalarda duyulmaya başlandı.

 

Sadece belediyedeki birileri halkın bu türdeki yorumlarını duymazdan ve görmezden geldi.

 

Zaten söz konusu o şahısların da halka bir içiçelikleri yok ya! Neyse…

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın da itiraf ettiği gibi at izi it izine karışmış birçok günahsız insan gibi bu isimlerde Antalya’da sorguya alınmışlardı.

 

Belediyede müdür seviyesine yükselmiş bir ismin, FETÖ’nün okulu olmayan ama yinede kapatılan bir üniversitede oğlu okuduğu için ifadeye alındığı akşam serbest bırakıldığında anlaşılınca işin geldiği boyutu varın siz düşünün!..

 

Müdür, ertesi sabah huzurlu bir şekilde belediyedeki işine gelir. Bir gariplik vardır ve hiç kimse kendisine bir şey söylemez. Ama yetkileri elinden alınmıştır ve görevden el çektirilmiştir. Nedeni sorar, o karara imza atanlardan ses çıkmaz. Yargısız infaza kurban gitmiştir. Müdürü sorguda geçirdiği saatler değil de 25 yıla yakın emek verdiği Manavgat belediyesindeki iş bilmez, sorumsuz yetkililerin tavrı yıkar.

 

Kişiyle ilgili OHAL’den gelen bir karar var mıdır? Yoktur.

 

Ortada bir tutuklama kararı var mıdır? Yoktur.

 

Ortada bir memurluktan ihraç kararı var mıdır? Yoktur.

 

Ortada bir kınama ya da uzaklaştırma kararı var mıdır? Yoktur.

 

Sadece ve sadece bilgisine başvurulmak üzere gözaltı ve de birde ifade tutanağı vardır. Zaten sabah saatlerinde gözaltına alınmış ve akşam saatlerinde de serbest bırakılmıştır.

 

Şimdi Sözen’in yokluğunda acizlik içerisinde alelacele böylesine kritik bir karara imza atanlara soruyorum:

 

FETÖ’yle uzaktan yakından ilgisinin olmadığını bildiğiniz halde, çalışma arkadaşınız henüz sorgudayken ve de elinizde suçlu olduğuna dair valilikten gelen bir karar olmadığı halde hangi yasanın maddesine dayanarak bir insanı suçlu ilan edersiniz?

 

Bu personelinizin yüzüne bakabilecek yüzü kendinizde bulabilecek misiniz?

 

Sizlerin yaptığı yanlışların bedelini Manavgat Belediyesi’nin kurumsal kimliği ve dolayısıyla Şükrü Sözen ödemek zorunda mı?

 

Biliyorum, yarın yine aynı yüzsüzlükle imza attığımız bu karardan başkanın haberi vardı diye çevrenize fısıldayacaksınız. “Biz inisiyatifimizi kullandık”, “Evet, yanlış yaptık” diyebilme yürekliliğini göstermeyeceğinizi de iyi biliyorum.

 

O yüzdendir yazı konumun başlığı;

 

Şükrü Sözen ne yapsın?

manavgat manavgat haber
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
CHP'li Budak: Hükümet'in ekonomi paketi sorun çözmez
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı
Manavgat Belediyesi'nden kent mobilyası imalatı